Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 3. Sayfa Son dakika haberi | 'Paylaşılamayan hırsız' cinayetinde katilleri poşet yakalattı!

        Türkiye 2007 yılında siyasette çok hareketli günler yaşıyordu. Genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemde yer almıştı. Ayrıca o yıl Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi de gündemin bir diğer sıcak başlığıydı. Böyle bir gündemde İstanbul’da sessiz sedasız işlenen bir cinayet öyküsü filmleri aratmayan bir çalışmayla çözülmüştü.

        DERE KENARINDA CESET PARÇASI İHBARI

        İstanbul ağustos sıcağını yaşıyordu. O gün Anadolu Yakası’nda nöbetçi ekiplerden biri Haydar Toprakçıoğlu ve ekibiydi. Ekibe polis telsizinden bir anons geldi. Haber merkezinden gelen anonsta “Üsküdar bölgesinde bulunan dere kenarında bir ceset parçası bulunduğu ihbarı geliyor ivedilikle olay bölgesine geçelim’ denildi. Bu telsiz konuşmasına cinayet büro amiri ve ardından bölge amirleri de girerek koordineli çalışmanın örneklerini ortaya koydu.

        REKLAM
        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu
        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu

        BİLEKTEN KESİLMİŞ SAĞ EL

        İstanbul Emniyeti Cinayet Büro Amirliği’nin önemli ekiplerinden biri olan Toprakçıoğlu ve arkadaşları hemen olay bölgesine gitti. Ceset parçasını gören Toprakçıoğlu ve ekibi ilk kez farklı bir olayla karşılaşmışlardı. Ceset parçası denilen parça sadece bilekten kesilmiş bir eldi. O anı anlatan Toprakçıoğlu “Bulduğumuz el parçasına dokunmadık. Olay yeri inceleme ekiplerini bekledik. Çünkü üzerinde herhangi bir bulgu var mı yok mu bozmamak için dokunmadık. Böyle suyun içinden çıkmış bir eldi. Bilekten kesilmiş sağ eldi. Olay yeri ekiplerinin gelmesiyle biz o çevrede başka bir parça var mı diye incelemeye başladık. Ama bir şey bulamadık" dedi.

        REKLAM

        BİR HAFTA SONRA DİĞER EL BULUNDU

        Bulunan el parçası bilekten düzgün kesilmişti. Toprakçıoğlu “Biz o bölgede başka bir parça bulamayınca şunu düşündük. Acaba hastanelerde ameliyatta eli kesilen bir hastaya ait olabilir mi diye düşündük. Hatta o bölgede hastanelerde de araştırmaya başladık. Bir şey bulamadık. Bir hafta sonra tesadüfen ben nöbetçi ekiptim. Ve yine aynı bölgeden bir ihbar daha geldi. İlginç bir tesadüftü. Olay yerine gittim. Mazgalın olduğu yerde bir el daha bulduk. Bu da sol eldi. Yine aynı şekilde bilekten düzgün kesilmişti. Bu el parçasını da Adli Tıp Kurumu’na gönderdik. Bu iki elin aynı kişiye ait olduğu tespit edildi. Ancak kime aitti henüz çözememiştik. Diğer parçalar bir türlü bulunamamıştı” ifadelerini kullandı.

        REKLAM

        KAFASI DIŞINDA DİĞER PARÇALARI POŞETTE

        Bulunan ellere bakıldığında çok genç birine ait olabileceğini düşündüklerini söyleyen Toprakçıoğlu, “Bulunan eller suda çıktığı için parmak izlerinin deforme olma ihtimali çok yüksekti. Yine de titiz şekilde bulunan ellerin parmak izleri alındı. Birkaç gün sonra da bir ihbar daha geldi. İhbarın bulunduğu yere gittiğimizde iki poşet içinde ceset parçalarını bulduk. Birinde gövde ve kollar diğerinde ise bacaklar vardı. Görüntü korkunçtu. Ancak biz alışkındık bu tür ceset parçalarını görmeye. Bu parçalarda da alınan kan örnekleri diğer bulunan iki elle uyuştu. Karşımızda ürkütücü bir katil vardı. Başı bulunmayan bu kişinin cesedi çok düzgün kesilmişti" şeklinde konuştu.

        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu
        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu

        “ÖLDÜRÜLEN 15 YAŞINDA ÇOCUKTU”

        Bulunan ceset parçalarının bir çocuğa ait olabileceği ihtimalini değerlendirdiklerini belirten Toprakçıoğlu “Bu sırada kayıp başvurusu var mı yok mu onu da araştırıyorduk ancak bu eşkale uygun bir kayıp başvurusu yoktu. Parmak izini, bizim emniyettin sabıkalı parmak izi arşiviyle karşılaştırdık. Pat diye 15 yaşındaki Müslüm Kanyılmaz ile uyuştu. Maktulümüzün kimliği belirlenmişti” dedi.

        “DİKKATİMİZİ MARKET POŞETLERİ ÇEKTİ”

        Maktulün hırsızlıktan kayıtları vardı. O dönem birçok çete veya gruplar azılı hırsız çocukları çalıştırırlardı. Cesedi bulunan maktul de hızlı bir hırsızdı ve çeteler için önemli bir isimdi. Toprakçıoğlu ve ekibinin dikkatini ceset parçaların bulunduğu iki poşet çekmişti. Toprakçıoğlu, “Çocuğun bağlantılarını henüz bulamamıştık. En son bulunan ceset parçaları iki market poşetine konulup atılmıştı. Bir poşet bayisi çok olan bir markete aitti, diğeri ise hiç bilinmeyen ve şubesi olmayan tek bir markete aitti. Biz hemen bu marketin İstanbul’da hangi semtte olduğunu araştırdık. Ve marketi Üsküdar’da bulduk. Aynı zamanda bu marketin hemen az ilerisinde diğer bayisi çok olan market de vardı. Biz artık önemli bir iz bulmuştuk. Çünkü alanı daralttık” ifadelerini kullandı.

        REKLAM
        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu
        Yakın dövüş ustası emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu

        “CİNAYET BÜRONUN HAVASINI HİSSETTİRDİK”

        Katil ya da katiller kesinlikle bu iki markette alışveriş yapmıştı. Toprakçıoğlu ve ekibi böyle düşünüyordu. Katil bu bölgedeydi. O bölgeyi incelediklerini anlatan Toprakçıoğlu “Burada birkaç isim tespit ettik. Bu kişilerin maktulle bir bağlantısını fark ettik. Biri kadın 3 kişiyi şüpheli olarak değil de bilgi bazında ifadelerini almak için şubeye götürdük. Çünkü elimizde hala maddi delil yoktu. Sadece bu şüphelilere bizim Cinayet Büro’nun havasını hissettirmek ve sonrasında takip etmek olacaktı işimiz. Tabi bu süreçte maktulü tanıyan birçok kişinin de ifadesini aldık. Şüpheli gördüğümüz bu kişilere sorduk ‘Tanıyor musunuz’ falan. Şüpheli olduklarını hissettirmedik. İfadelerini alıp serbest bıraktık. Ve takibimiz başladı. Maddi delil bulmalıydık” dedi.

        REKLAM

        “ARABAYI YIKAMIŞLARDI”

        Kafalarında cinayetin nasıl gerçekleştiğini senaryosunu hazırladıklarını belirten Toprakçıoğlu “Şüpheliler bu çocuğu öldürmüşse mutlaka banyoda kesmişlerdir. Ve Kesinlikle duvara sıçramış kan izlerini silmek için de yeni boya yapmış olacaklardı. İkinci ihtimalimiz bu cesetler bir araçla taşınmış ve atılmıştı. Ve o araçta kan izleri mutlaka damlamıştır diye düşündük. Şüphelilerin kullandığı bir arabayı tespit ettik. Bu arabayı cesetlerin atıldığı tarihe yakın bir yıkamacıda yıkadıklarını temizlediklerini öğrendik. Elimizdeki tüm doneler bunları gösteriyordu. Artık operasyon zamanı gelmişti” dedi.

        “KAN İZLERİNİ BULDUK”

        Toprakçıoğlu, şöyle devam etti: "Mahkeme kararı ile eve operasyon yaptık. Arabayı incelemeye aldık. Eve girip baktığımızda aynen düşündüğümüz şekille karşılaştık. Banyo boyanmıştı. Bu arada arabada mavi ışık yani luminol çalışmasında bagajda silinmiş temizlenmiş kan izleri bulundu. Banyoda boyanmış yerleri dokunarak dökülen boyanın altında kan izleri ortaya çıktı zaten. Orada da luminol çalışmayla kan izleri alındı. Ve yapılan DNA karşılaştırılmasında arabada ve evde bulunan kan izlerinin maktule ait olduğu ortaya çıktı."

        “O POŞET BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLDU”

        O dönemde her yerde kamera olmadığını ve maktulün cep telefonu kullanmadığı için çok zorlandıklarını belirten Toprakçıoğlu “Bu olay tam bir sokak polisliği sonucu ortaya çıkarttığımız bir cinayet dosyasıdır. O farklı market poşeti olmazsa çok zorlanırdık” dedi

        YAKIN DÖVÜŞ HOCASI

        Emekli polis memuru Haydar Toprakçıoğlu, cinayet büro amirliğinde en fazla çalışan polis memurlarının arasında yer alan isimlerinden biri oldu. Yakın dövüş ustası ve Türkiye Karate Federasyonu 1.Duan Siyah Kemer sahibi olduğu için azılı suçlulara düzenlenecek operasyonlarda ön sırada yer alırdı. Kılıktan kılığa girerek birçok önemli cinayet dosyası çözen Toprakçıoğlu, 2017’de emekli oldu. Şimdi birçok genç ve polis adaylarına “Yakın Savunma Sanatları Eğitimi” veriyor.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Şurada Paylaş!
        Yazı Boyutu

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

        Habertürk Anasayfa