Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Diziler Cengiz Bozkurt Habertürk'e konuştu

        Röportaj / Tuğçe ÇEKİNMEZ

        PARMAKLIKLAR Ardında’nın kötü gardiyanı, Leyla ile Mecnun’un Erdal Bakkal’ı bu kez Sevdaluk dizisinin muhtarı olarak akıllara kazınan sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt hayatını, başarısını ve oyunculuğunu anlattı.

        Cengiz Bozkurt kimdir bize biraz anlatır mısınız?

        Ben memur çocuğu olduğum için hayatım klasiktir. İlkokul ve ortaokul yıllarım Anadolu’nun çeşitli yerlerinde geçti. ODTÜ’de Fizik okuduğum dönemlerde tiyatro topluluğuna katıldım, tiyatro ile ilk kez o zaman tanıştım. Hayatımın en güzel dönemlerini orada geçirdim. Belki de oradan aldığım cesaretle İngiltere’ye gittim. Daha sonra İngiltere’de Sinema ve Televizyon bölümü okuyarak oyunculuk dersleri almaya başladım. Cols Smith Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdikten sonra yollarımız Mehmet Ergen ile iş arkadaşı olarak da kesişti. Londra’nın iki katlı tekstil fabrikasını Arcole Theatre Londra haline getirdik. Kenter Tiyatrosu’ndaki oyun ile memleketime dönüş yaptım. İki sene tiyatro ve sonrasında dizi sektöründe bulunan bir oyuncu oldum. 

        Birbirinden bu kadar farklı karakterleri başarı ile canlandırmayı nasıl başarıyorsunuz?

        Her dönem farklı karakterleri canlandırmak bir oyuncunun olmazsa olmazı zaten. Sürekli aynı karakter üzerinde duran, onu oynamak isteyen bir kişinin oyuncu niteliğinde olması zor. Her şapkadan başka bir tavşan çıkarmayı başarabilmeli. Nasıl ki bir doktor her gün farklı şikâyetle gelen bir hastaya bakıyorsa sebebini anlıyor ve çözüyor, aynı onun gibi. Tutulan, beğenilen karakterlere benzer roller oynamak çok kolaydır, ama bu ne bana yakışır ne de seyirciler tatmin olur. Oyuncular biraz kendi sınırlarını, kendi çerçevelerini, yollarını kendi çizerler. Evet dediğiniz işler kadar sizin o piyasada hayır dediğiniz işler de kariyerinizi belirler. 

        Oynadığınız karakterlerin gerçek hayatta size geri dönüşü nasıl oldu?

        Parmaklıklar Ardında dizisinde kötü gardiyan olarak tanındığım dönemde en büyük etki annelerimizden geliyordu, onların ilgi alanına giren bir diziydi. Bir ekran karakteriydi ve gardiyan tiplemesinden herkes nefret etmişti. Kitleler farklılaşıyor. Antipati-sempati ona göre değişiyor. Annemin bile artık bana “komşularla izleyemiyorum’’ dediğini duydum. 

        Set nasıl gidiyor?

        Aslında başlangıçta her şey aleyhimizeyken biraz lehimize döndü, Sevdaluk ekibinin yönetmeni ve senaristi değişti. 8. bölümden itibaren yeni yönetmenle, 10. bölümden sonra senaryo grubuylu çalışmaya başlayacağız. İnşallah daha da iyiye gideceğiz. Hepimizin çok emek verdiği bir proje, eşim ve çocuğum ile evimizi taşıdığımız bir yer. Demet de aynı şekilde ailesiyle orada üst komşum. Yani oldukça emeğimiz var. Ben “Aile gibiyiz” kavramına çok inanmıyorum, sette 100 kişiyiz neredeyse, muhakkak çatışmalar oluyor, sorunlar yaşanıyor. İş arkadaşlarımın hepsi çok sevdiğim insanlar. 

        Muhtar karakteri size uygun bir karakter mi? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

        Ben bugüne kadar büyük hayalleri olan küçük adamlar oynamayı çok sevdim. Muhtar karakteri de böyle bir karakter. Dizilerde genelde küçük adamlar oldum. Ağır abi-ağa olmayı kendime yedirememişimdir. Çok da iyi oynarım aslında ama küçük insanların insan ilişkileri arasına sıkışmış hayatı her zaman ilgi çekici geldi. Karakterim parayla sınanan insanlar olduğu zaman ilginç tepkiler geldiğini düşünüyorum. Hem komik olabiliyor hem de trajik olabiliyor. Leyla ile Mecnun’da da böyle bir bakkal karakteri vardı. 

        Yeni dizinizdeki karakterin de hafızalara kazınacağını düşünüyor musunuz?

        Bilmiyorum, bizim işimiz hiç belli olmuyor. Şarkıcılar on tane şarkı yapar, bir tanesi tutar, dillerden düşmez. Bunun gibi bir durum var aslında bizde. Biz de bir karakter yaratıyoruz, bir tanesi seyircilerin çok fazla hislerine dokunuyor, karakteri iyi yargılamasına ve karakteri yükseltmesine sebep oluyor. Elimize aldığımız senaryo, yönetmenle kurduğumuz ilişki, diğer oyuncu arkadaşlarınızın sette sizinle nasıl paslaştığı, çalışma ortamı içinde o karakteri ya batırmanıza ya yükseltmenize sebep oluyor. 

        Her şeyden önce bir babasınız, kızlarınızla olan ilişkileriniz nasıl?

        Onlara daha çok vakit ayırıyorum. Yeni bir kızım dünyaya geldi, annesi ve ben her daim yanındayız onun, her anında birlikte olmak, büyüdüğünü görmek için. Zaten bu nedenle evimizi Çamlıhemşin’e taşıdık. 22 yaşında bir kızım daha var. O da mümkün olduğu kadar bizimle, kardeşiyle beraber. Tabii daha büyük bir sorumluluk benim için kendi ayakları üzerinde durma zamanında.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa