Oyunculuk aşkı mesleğini bıraktırdı
SHOW TV'nin ilgiyle izlenen dizisi Dila Hanım'ın 'Savcı Suat'ı Görkem Mertsöz, mühendislik yaparken tutkusunun peşinden koştu ve oyuncu oldu. Dizinin ana karakterlerinden biri olan Mertsöz, gelecekte en büyük hayalinin Cannes'da ödül almak olduğunu söylüyor
HT MAGAZİN / Öykü Naz ŞENSES
Üç sezon oynadığı 'Papatyam' dizisinden sonra ekranlara SHOW TV'nin sevilen dizisi Dila Hanım'ın 'Savcı Suat'ı olarak dönen Görkem Mertsöz, gıda mühendisliği bölümü mezunu. Özel bir firmada gıda mühendisliği üzerine çalışırken işini bırakıp gönlünde yatan oyunculuğa yöneldiğini belirten Mertsöz, "Her sabah işe giderken ayaklarım geri gidiyordu. Sonunda işimden vazgeçip benim için büyük bir tutku olan oyunculuğun peşinden gittim" diyor. Oyunculuk performansıyla dikkat çeker Mertsöz, HT Magazin'in sorularını içtenlikle yanıtladı.
- Lise yıllarında amatör olarak tiyatroyla adım attığınız oyunculuğa profesyonel anlamda devam etmektesiniz. Hakettiğiniz değeri gördüğünüzü düşünüyor musunuz?
Bu süreçteki tek derdim kafamdakileri gerçekleştirebilmek. Ondan sonra isteyen değer verir, isteyen vermez. Benim oyunculuk serüvenim biraz farklı. Beyaz yakalı biriyken her şeyi bırakıp hayatımda hep bir tutku olan oyunculuğa geçiş yaptım. Önce Kenter Tiyatrosu'nda, ardından Akademi 35Buçuk'ta 3 yıl eğitim aldım. Bu eğitimler sayesinde hem televizyonda hem de tiyatroda kendime bir yer bulabildiğim için zaten hakettiğim değere ulaşmaya başladığımı düşünüyorum.
Üç sezon oynadığı 'Papatyam' dizisinden sonra ekranlara SHOW TV'nin sevilen dizisi Dila Hanım'ın 'Savcı Suat'ı olarak dönen Görkem Mertsöz, gıda mühendisliği bölümü mezunu. Özel bir firmada gıda mühendisliği üzerine çalışırken işini bırakıp gönlünde yatan oyunculuğa yöneldiğini belirten Mertsöz, "Her sabah işe giderken ayaklarım geri gidiyordu. Sonunda işimden vazgeçip benim için büyük bir tutku olan oyunculuğun peşinden gittim" diyor. Oyunculuk performansıyla dikkat çeker Mertsöz, HT Magazin'in sorularını içtenlikle yanıtladı.
- Lise yıllarında amatör olarak tiyatroyla adım attığınız oyunculuğa profesyonel anlamda devam etmektesiniz. Hakettiğiniz değeri gördüğünüzü düşünüyor musunuz?
Bu süreçteki tek derdim kafamdakileri gerçekleştirebilmek. Ondan sonra isteyen değer verir, isteyen vermez. Benim oyunculuk serüvenim biraz farklı. Beyaz yakalı biriyken her şeyi bırakıp hayatımda hep bir tutku olan oyunculuğa geçiş yaptım. Önce Kenter Tiyatrosu'nda, ardından Akademi 35Buçuk'ta 3 yıl eğitim aldım. Bu eğitimler sayesinde hem televizyonda hem de tiyatroda kendime bir yer bulabildiğim için zaten hakettiğim değere ulaşmaya başladığımı düşünüyorum.
Oyunculuğa dair en büyük hayaliniz, idealiniz nedir?
Bir gün Cannes Film Festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülünü almak.
Canlandırmayı hayal ettiğiniz bir rol var mı?
Mümkün olduğunca farklı karakterleri oynama isteğim var. Her karakter yeni bir keşfediş çünkü.
Aynı sahneyi/projeyi paylaşmak istediğiniz biri var mı?
Vahide Perçin, Taner Birsel ve Erdal Beşikçioğlu. Vahide Abla ile daha önce bu şansı henüz vizyona girmeyen 'Ayhan Hanım' adlı filmde elde ettim. Kendisi oyunculuk serüvenimde bana en çok desteği veren insanlardan biridir. Yönetmen olarak da Nuri Bilge Ceylan ile çalışmayı çok isterim.
Dila Hanım dizisiyle yolunuz nasıl kesişti?
Akademi 35Buçuk'ta özgeçmişim ve fotoğraflarım vardı. Beni bu sezon Dila Hanım'a yeni girecek olan Suat karakteri için sunmuşlar ve Gold Film de role uygun olacağımı düşünerek kabul etti.
Rolünüzden bahseder misiniz?
Dizide bir savcıyı canlandırıyorum. Benden çok uzak bir rol olduğu için beni daha da çok heyecanlandırıyor. Üniversite yıllarından beri en yakın arkadaşı olan Dila'ya saplantılı bir aşk duyuyor. Savcılık gibi önemli bir mesleği olmasına rağmen bu saplantılı aşk tüm hayatını yönlendirmekte. Makamından gelen bütün gücünü bu kadını elde etmek için kullanıyor. İzleyicilerin adlandırmasıyla dizinin kötü karakteri. Ama derinliği olan bir kötü karakter. Dizinin bu sezonki ana hikayesi bu karakter üzerinden ilerliyor.
Televizyon sektöründe çoğu dizi ve program taklitten ibaret. Sizce farklı neler yapılabilir?
Öncelikle risk almak şart. Çünkü bu bir pazarlama stratejisi. Yani taklitten ziyade özgün senaryoların yazılması gerek. Bunun dışında doğallık da önemli bir etmen. Ben doğallık hastası bir adamım. O yüzden eğer bir kanal yöneticisi olsaydım en çok dikkat edeceğim şey doğallık olurdu. Mesela 'Behzat Ç' diye bir projeyi farklı kılan şey neydi? Özgün hikayesi ve sahnelerdeki doğallık. Ayakkabısını çıkararak eve girilen başka bir dizi hatırlıyor musunuz?
İşten arta kalan zamanınızı nasıl değerlendirirsiniz?
Aklımda birkaç hikaye var. Onları senaryolaştırmaya çalışıyorum. Meditasyon yapıyorum. Her ne kadar yoğun çalışsak da mutlaka arkadaşlarıma zaman ayırmaya çalışırım. İş bulabilirsiniz kolaylıkla ama iyi bir arkadaş bulmak kolay değil.
'İLİŞKİDE EMEĞE ÖNEM VERİRİM'
- Kendinizi bir cümleyle nasıl ifade edersiniz?
Tek cümleye sığmayacak kadar zor biriyim.
- Kadın-erkek ilişkilerinde nasıl bir tutum sergilersiniz?
Bu ilişkiden ilişkiye değişir. Ama benim en çok önem verdiğim şey emektir. Bir ilişkide elimden geldiğince emek harcarım. Aşk biterse emek nereye kadar yarar bilemem ama emeğin aşkı diri tuttuğuna inanıyorum. Bir diğer önemli unsur da empati kurmaktır. Birlikte olduğumuz kişinin sizden farklı biri olduğunu unutmamak ve onu anlamaya çalışmak lazım.
- Bir günlüğüne kadın olsaydınız ne yapardınız?
24 saatin dolmasını beklerdim ki erkek halime geri dönebileyim. Erkek olmakla ilgili bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadım.
- Sizce affedilmeyecek hata nedir?
İhanet.
- Bir kadın sizi nasıl etkileyebilir?
Öncelikle herhangi bir maskenin altına saklanmadan sadece kendisi olmalı. Bakımlı olmalı. Pozitif enerji vermeli bana. Ne olursa olsun yanımda olacağını hissettirmeli. Yani ilişkiyi koşullara göre değil, koşulları ilişkiye göre şekillendirmeli.
'Sınırım yok'
Oyunculuğa dair sınırlarınız veya kurallarınız var mıdır?
Eğer profesyonel bir oyuncuysanız herhangi bir sınırınızın ya da kuralınızın olmaması gerekiyor. Ama bunu da "Sınırınız yok. O halde her şeyi yapın" şeklinde düşünmemeli. Projenin ve rolünüzün gerekliliği ne kadarsa o kadarını göstermeli insan. RTÜK televizyonda o sınırı kendisi koyuyor zaten.