O Harem'de neler oluyor?
Abide halvete girecek mi? Oya Doğan'ın röportajı...
Levent Üzümcü, Mehmet Ali Erbil, Gamze Karaman, Belma Canciğer, Nurseli İdiz ve Başak Sayan'ın başrolünü paylaştığı, Gani Müjde imzalı 'Harem'in setine HT Magazin girdi. Dizinin senaristi Gani Müjde ve başrol oyuncuları Levent Üzümcü ile Gamze Karaman, "Bu ülkede artık isim, star diye bir şey kalmadı. Çünkü star senaryo" diyor
Oya DOĞAN / HT MAGAZİN
Şekerpınar'da kocaman bir bina... Dışarıdan baktığınızda bir inşaattan farkı yok ama içeri girdiğinizde ilk şaşkınlığınızı yaşıyorsunuz. Önce etrafınızda kaftanlarıyla gezen birilerini görüyorsunuz. Biraz yaklaştığınızda o kişilerin Levent Üzümcü ve Mehmet Ali Erbil'den başkası olmadığını anlıyorsunuz. Her köşede birileri çalışıyor. Ben sete ziyarete gittiğimde yeni bir çarşı kuruyorlardı. Gani Müjde'de "Gel sana Basur Moon'da bir kahve ısmarlayayım" dedi. Aslı kadar lüks değil ama kahveler fena değildi. Çarşıda yok yok... Basur sineması, Basur King, Basur internet kafe... Küçük Esat'ı oynayan Levent Üzümcü, kendi haremini gezdirdi. Bir ara niyetlendim, "Ben bu Abide'yi devirebilir miyim?" dedim. Küçük Esat, "Buyrun, haremimde yer var" dedi ama Abide'nin güzelliğine bakınca vazgeçtim. İşin esprisi bir yana... Harem' dizisinde bir gün geçirdim ve çok eğlendim. Sizlere de Levent Üzümcü, Gamze Karaman ve Gani Müjde'den haberler getirdim.
Gani Müjde'nin zihninde 'Harem', 'Muhteşem Yüzyıl'ın ses getirmesiyle mi doğdu?
Gani Müjde: 15 yıl önce bir Osmanlı haremi tasarlamıştım ama komedi yapacağım için alınganlıklar olabileceğini öngördüm ve tırstım. Dönem dizileri son yıllarda ortaya çıkıp palazlanmaya başlayınca da 'Harem'i tozlu raflardan indirdim. Ama 'Muhteşem Yüzyıl'ın başına gelenleri düşününce diziyi Osmanlı'dan kurtarmaya karar verdim. Şimdi var olmayan, zamansız bir 'Harem' yaptık.
Levent Üzümcü'nün bu projede yer alması önce tepki çekti ve sen de sosyal medyadan "Dizide para için oynuyorum" diye açıklama yapmak zorunda kaldın...
Levent Üzümcü: Bu işi televizyonda yürüten oyuncular, tabii ki gönül işi yapmıyoruz. Ama derdimiz sevdiğimiz işlerde bulunmak. Ben oyunculuğu kalıpların içine girmemek için seçtim. Reklam seslendirmesi, tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu yapabiliyorum. Ne yazık ki, Türkiye'de bunların hepsini yapabilme özelliğine sahip çok insan yok. Bizi yanlış anlıyorlar ama biz oyuncular çok kalabalık görünen bir azınlığız. Bizi on bin tane zannediyorlar. Türkiye'de bir diziyi sırtlanıp götürebilecek çok fazla oyuncu yok. Türkiye'de ağır, durgun, poz kesebilen varsa oyuncu olarak algılanıyor. Allah'tan biz oyuncunun ne olduğunu biliyoruz. Onun için de yemiyoruz. Bugüne kadar da, bu kadar ihtimam gösterilmiş, herkese odaların yapıldığı, sosyal alanın gelişmiş olduğu bir set görmedim. O yüzden bu sette olmaktan çok mutluyum.
Gamze, diziye en son sen dahil olmuşsun. Üç bin kişiyle görüştükten sonra seçilmişsin...
Gamze Karaman: Gani Müjde çok insanla görüşmüş. Ben de hem sosyal medyada yazdıklarından hem de çevremden çok kişinin Abide karakteri için deneme çekimine girdiğini biliyordum. Sonra ben de çekime girdim. Sonunda ikinci görüşmeye çağrıldım ve Gani Müjde bende karar kıldı. Oya, Abide Hatun içinde birçok karakter barındıran bir rol. Bugüne kadar hep dram oynadım. Aslında bu sarayın içinde de en komik olmayan karakterim. Ama o kadar iyi oyuncularla oynuyorum ki, kendimi çok şanslı görüyorum.
Siz düşmansınız ama âşık olacaksınız. Aranızdaki uyum nasıl?
L.Ü.: Gamze çok saygılı biri. Küçük şeyleri kendisine dert etmiyor. Sadece işini yapıyor. Zaten durumu komik, komiklik yapmıyor.
G.K.: Abide, babasının intikamını almak isterken Küçük Esat'a âşık oluyor. Bu onu biraz salaklaştırıyor.
L.Ü.: Ben işlerin gidişatını başrolün belirlediğine inanmışımdır. Eğer projenin başrolü kendisiyle ve işle barışık biri değilse, sette etrafındakilere çok çektirir. Bu sette kavga, gürültü, bağırış, çağırış hiç yoktur. Sakin, işine odaklanmış bir settir. Bu ekip bir aydır gece gündüz çalışıyor ve tren başrolün çektiği gibi gidiyor. Ben hiçbir girdiğim sette basit problemleri hayatımın merkezi haline getirmedim. Benim başrol oynadığım setlerde problem her zaman için en az seviyede olur. Mutlaka setteki herkesin halini, hatrını ve sıkıntılarını sorarım. Bu sete de yansıyor. Benim için mutluluk; kulisin ve setin mutlu olmasıdır.
Türkiye'de çok az komedi dizisi yapılıyor. Neden daha çok melodram izliyoruz?
L.Ü.: Çünkü komedinin kadrosu az. Hem yazarı hem de oynayabilecek yetenekte oyuncusu yok. Komedi dizisinde işi oyunculuk olmayan birine güvenmek çok zordur. Çünkü sesli çekim yapıyoruz. Karakterin konuşması ve espri yapması lazım. Yeteneği olmayan birine komedide çok büyük şeyler yükleyemezsin. Çünkü komedi kusar. Dramada baktırırsın, iki gözyaşı döktürürsün ve bir şekilde toplar. Komedide böyle bir şansın yok. Üstelik yazarı da yok. Bu biraz algıyla da ilgili bir şey. O nedenle Gülse Birsel, Gani Müjde, Selçuk Aydemir bu ülkede şanstır. Ben stte tüm boş vakitlerimde 'İşler Güçler' izliyorum. Bu kadar nitelikli bir iş yaptığı için Selçuk Aydemir'e çok teşekkür ederim. Yetenekli insanların başarılı olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor.
'Muhteşem Yüzyıl' gösterdi ki, harem hayatı çok ses getiriyor. 'Harem'de çok iyi bir başlangıç yaptı. Buradan kadın entrikasının iş yaptığını çıkarabilir miyiz?
G.K.: Bir dönem zengin erkek, fakir kız aşkları modaydı. Sonra ağa dizielri, kabadayı dizileriyle devam etti. Şimdi de harem hayatı dönemini yaşıyoruz.
Peki hangi kadın bir padişahı parmağında oynatmak istemez?
L.Ü.: Aslında her evde erkekler padişahlık kurmaya çalışır ama ilişkinin moderatörü hep kadın olur. Erkek istediği kadar sert olsun, son sözü kadın söyler.
G.K.: Tarihte de pardişahların haremleri varmış ama sadece bir akdınla büyük aşk yaşarlarmış.
L.Ü.: Çünkü çok eşi olabilirsin ama çok aşklı olamazsın. Aşk sadece bir kişiye karşı hissedilir.
Son yıllarda sette birlikte oynadığı oyuncuya yardımcı olan kişilerin haberlerini daha çok duyuyoruz...
L.Ü: Hem geçimsiz, hem sete kan kusturan, hem işini yaparken herkese acı çektiren hem de reytingi olan insanlar maalesef bizim sektörümüzde fazlasıyla var. Sayıları da hiç azımsanacak gibi değil. Ama ben ve benim gibi 40'larının başında olan, tiyatro eğitiminden gelen insanlar farklı. Çünkü tiyatrodan ve kulis ahlâkından gelen birinin sette tutunması çok zor. Biz isteriz ki, herkes bir arada iyi olsun. Çünkü çok iyi bildiğimiz bir şey var. Bu ülkede artık isim, star diye bir şey kalmadı. Çünkü star senaryo. Bugün kimse oyuncunun oynadığı dizi demiyor. Herkes 'Harem' dizisinde oynayan Levent üzümcü diyor. Eskiden durum tam tersiydi. Demek ki, artık star proje. Dolayısyla dizide bir oyuncunun güdümünde değil. Devam etme nedeni de oyuncu değil, senaryodur.
G.M.: Çok sustum, madem konu senaryo benim de söyleyecek iki lafım var. Ben ekran karşısına oturup ağlayan insanlar görmek istemiyorum. O nedenle bu işleri yapıyorum. Ama derdim komiklik yapmakta değil. Komedi için "Güldürelim ve geçelim" derler. Ama benim derdim bunu yaparken bir de öykü anlatmak. 'Haremde komedi var ama babasının intikamını almak için sarayına giridği adama âşık olan bir hikâyede var. Ben projelerimde oyuncularla çalışmayı seviyorum. Starlık sistemine de inanmıyorum. Çünkü bir şeyi çok iyi biliyorum; iyi bir senaryo bütün starları döver. Bunun en iyi kanıtlarından biri de 'Pis Yedili'dir.
Nurseli ağzına 3 aydır alkol sürmüyor
Nurseli İdiz 'Harem' dizisine Alaçatı'da alkollü fotoğraflanmasının ardından katıldı. Gani Müjde 'Durumdan faydalanıyor" eleştirilerinin hedefi oldu. Müjde işin aslını HT Magazin'e anlattı: "Nurseli İdiz, bizim Fox TV'yle ilk görüşmemizde oynamasını istediğimiz isimler arasındaydı. Ama Alaçatı'daki olay patlak verince ben ürktüm. Acaba ona teklif götürsek yanlış anlaşılır mı diye düşündüm. Sonuçta bu gündemden yararlanacağım konuşulacaktı. Sonra kanala gittiğimizde 'Neden Nurseli İdiz yok' dediler. Ben de gerekçemi anlattım. Onlar da 'Her şey unutulur, sakın vazgeçmeyin. İyi bir oyuncuyla çalışmanın keyfini yaşatın' dediler. Bunun üzerine Nurseli'yle görüştük. O da projeyi beğendi. Üç aydır ağzına gram alkol sürmüyor. Rolüne inanılmaz ezber yaparak geliyor. Her şey çok yolunda gidiyor."
Yalan Dünya'yı çok beğendim
Daha önce 'Avrupa Yakası'nda rol alan Levent Üzümcü, Gülse Birsel imzalı 'Yalan Dünya' dizisini çok beğendiğini açıkladı: "Çok yoğun çalışıyorum ama sektördeki işleri de takip etmeye çalışıyorum. Tabii ki, 'Yalan Dünya'yı izledim ve çok beğendim. Hatta dizi başlamadan tüm arkadaşlarıma mesaj attım. İzledikten sonra da 'Size artık bundan sonra karada ölüm yok" diye mesaj gönderdim. Çünkü ortada bir kalite var."
Güzel kadına manken, yakışıklı erkeğe oyuncu deniyor
Gamze Karaman Türkiye'de güzel kadın olmanın çok avantajlı olmadığını savunuyor. Güzellik yarışmasından sonra da oyunculuğa geçiş yaparken başına kötü olaylar geldiğini söylüyor: "Ben yarışmadan sonra oyuncu olmak istedim. Hiç mankenlik yapmadım. Sadece oyunculuk dersleri aldım. Ama ben güzel kadınım diye bana hemen 'Manken' dediler. İlgiçtir, eğer bir erkek yakışıklıysa ona oyuncu diyebiliyorlar. Bana 'Sen zaten güzel bir kadınsın, bir erkeğin sana âşık olmasından doğal bir şey yok. Bu da hiç inandırıcı bir durum yaratmıyor' diyen çok yapımcı oldu. 'Aslında role uygunsun ama fazla güzelsin' dedikleri için çok yapımcının kapısından döndüm. Sadece oyuncu olmak şstedim ama çok çektim. Konservatuvarlı değilim fakat eğitimlerimi aldım. Şimdi bu sette olduğum için mutluyum. Çünkü hak ettiğim gibi davranış görüyorum."
Abide halvete girecek mi?
Saat 19:45'te Fox TV'de ekrana gelecek olan 'Harem'in yeni bölümünde olaylar şöyle gelişecek: Abide Sultan halvet için hazırlanırken, odasına gelen Küçük Esat onu azat ettiğini açıklar. Kapıyı dinleyen Toplunur Hatun, Abide'nin bir sevgilisi olduğunu duyar ve hareme gidip diğer hatunlara söyler. Bunu duyan Çeşmi Fesat Hatun, elinden alınan odasının intikamını Abide'den alıp onu saf dışı bırakmak için hemen bir plan hazırlar. Çıngıraklı Hamit Paşa, Zahire Sultan'ın aşağılamalarından bıkmış, Küçük Esat'ı öldürmesi için kiralık bir katıil bulmuştur. Zehire Sultan zehirle abisini öldürmeyi planlamaktadır.