'Herkes oyuncu olmak istiyor'
Avrupa ikinci güzeli ve 1990'lı yılların ünlü mankeni Didem Uzel, HT MAGAZİN'e konuştu
Avrupa ikinci güzeli ve 1990’lı yılların ünlü mankeni Didem Uzel, 5 yıldır yaşadığı New York’ta takı tasarımlarını Amerika’da bir marka haline getirmenin uğraşı içinde. Uzel, New York’ta oyunculuk okuluna gitmiş olsa da Amerika’da neden oyunculuk yapmak istemediğini ‘Elini sallasan bir oyuncu adayına çarpıyorsun’ şeklinde açıkladı.
Didem Uzel, 1994’te düzenlenen Avrupa Güzeli Yarışması’nda ikinci olduktan sonra döneminin en ünlü modelleri arasında yer aldı. 1990’lı yılların ikinci yarısında günde 3 kez defileye çıkacak kadar çok talep gören Uzel, mankenlik işlerinin zayıflamaya başladığı dönemlerde diğer bütün meslektaşları gibi oyunculuğa yöneldi. 2006’ya kadar 10 televizyon dizisinde rol alan Didem Uzel, daha sonra oyunculuk eğitimi için gittiği New York’ta Selim Sarı ile tanışarak evlendi. New York’ta takı tasarımı yapan Didem Uzel, ürünlerini Amerika’da bir marka haline getirme hayalinin peşinde koşuyor.
New York’a neden yerleştiniz?
Didem Uzel: Burada 1,5 yıl oyunculuk eğitimi aldım. Sonra Selim ile tanıştım. Selim ile yaşlılığımızı birlikte geçirmeye karar verince evlenerek buraya yerleştim.
Burada neler yapıyorsunuz?
New York o kadar hızlı bir şehir ki, burada vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Sosyal hayatım çok aktif, yapacak çok şey var. 5 yıldır buradayım, 14 aydır da Amerika dışına hiç çıkmadım. Takı tasarımları dışında çok fazla bir şey yapmıyorum. Bunun yanı sıra kısa filmlerde oynuyorum. Kazım Karaismailoğlu’nun ‘Seaman’ adlı kısa filminde rol aldım. Berlin Film Festiali’nde övgüler aldı. Eğer Türkiye’den sponsor bulabilirsek ajanda gibi haftalık yarım saatlik New York’tan güncel bilgileri içeren bir program projem var. Örneğin şu anda Fifth Avenue’deyiz, buradan çıkıp Grand Central’a kadar gidecek olsam bir saatlik program hazırlayacak kadar konu bulurum.
Alışma dönemi zor mu geçti?
Burada yaşıyorsanız buranın kanunlarına ayak uydurmak zorundasınız. Ben de o kanunlara ayak uyduruyorum. Aslında New York benim ikinci memleketim oldu. Buraya insan geldi mi gidemez. Bana da öyle oldu.
Fırsatlar ülkesi Amerika size ne gibi fırsatlar tanıdı?
Fırsatlar ülkesi demeyelim. Herkes bir şekilde para kazanıyor, yaşıyor. Başarabilen de burada yaşıyor. Benim durumum çok farklı. Ben eşimin hayatını yaşamaya, paylaşmaya geldim. Hiçbir zorluk çekmedim. Hazır bir hayata dahil oldum. Eğer istiyorsanız bu şehir size kapılarını açıyor. Gerçekten istemeniz lazım. Çok yoruyor, çok da acıtıyor.
‘Arkadaşlarımdan çok geri kaldım’
Tükiye’de kalsaydınız kariyeriniz ne durumda olurdu?
Arkadaşlarıma bakıyorum, çok yol kat ettiler. Her biri en az 2-3 dizide rol aldılar. Ben bu anlamda onlardan geri kaldım. Aralarda gidip bazı dizilerde birkaç bölüm rol almanın ötesinde bir çalışmam olmadı. Geçen yıl çok güzel bir teklif geldi. Bir dizide 10 bölüm rol alacaktım. 3 ay içinde bitirip döneceğimi planladım ama 10 bölümün çekimi 6 ayı buluyormuş. Hal böyle olunca teklifi kabul edemedim.
Oyunculuk içinizde ukde mi kaldı?
İnsanın hayatı seçimlerden ibaret. Ben de bir seçim yaparak sevdiğim adamın yanında olmak istedim. Oyunculuğu yapmak için her zaman fırsat bulabilirim ama Selim gibi birini bulmak her zaman mümkün olmaz. Bu nedenle son derece doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum.
‘Herkes oyuncu olmak istiyor’
Burada oyunculuk anlamında yeteri kadar fırsat var mı?
Bir Türk oyuncunun kesinlikle uzun yıllar burada yaşayıp İngilizce’yi aksanlı konuşabilmesi gerek. Los Angeles gibi bir yerde elinizi sallasanız bir oyuncu adayına çarpıyor. Burada hiçbir kapıyı çalmadım, açıkçası denemek de istemiyorum. Los Angeles’a gittiğimde orada herkes oyuncu olmak istiyor. ■ Oyunculuk yapmayacaksanız neden okula gittiniz? Buraya geldiğimde burada oyunculuk yapmayacağım fikri henüz oluşmamıştı. Şartlar değişti, evlendim ve takı tasarımına ağırlrk verdim. Dizayn ettiğim takıları burada marka haline getirmek için uğraşıyorum.
Çevre edindiniz mi?
Geldiğimin ilk günleri çevremde kimse yoktu sadece oyunculuk eğitimi aldığım okuldan arkadaşlarım vardı. Şu anda sürekli görüştüğüm 12 kişi var. Çünkü burayı sahiplenip eviniz olduğunu bilirseniz komşuluk, arkadaşlık ilişkileri geliştiriyorsunuz. Buraya gelip sadece 3 ay kalıyorsanız ilişkileriniz olmuyor.
Didem Uzel, takı tasarım işini yapmadığı zamanlarda New York’taki günlerini şehri gezerek geçiriyor.
Bu konuda çok fazla plan yapmıyor olsak da bir gün Selim ile illa ki döneceğiz.
Burada Selim ile heyecanlı bir hayatım var. New York çok güzel bir şehir ama elbette Türkiye’yi çok özlüyorum.