Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Özel Röportajlar Şeyda Coşkun, hülya avşar, Şeyda Coşkun, Ünlü diyetisyen Şeyda Coşkun, HT Magazin'den Esin Övet' konuştu

        Hakkında çok şey yazıldı çizildi. O herkesi yürüten kadın. Hatta memlekete yürümeyi sevdiren kadın olarak da anılıyor. Kurban Bayramı münasebetiyle toplum olarak her zamankinden fazla yemek yiyeceğiz bunu inkâr etmeyelim. O yüzdendir ki Alt Üst Muhabbetler’deki konuğum ‘Şeydaloji’ diyetiyle herkesi incecik yapan Şeyda Coşkun’dan başkası değil. Nasıl olsun kendimi bildim bileli, kilolu olan kadınları incecik yapıyor. Örnek mi istiyorsunuz. Gülben Ergen ve Hülya Avşar’ı siz son yıllarda hiç bu kadar zayıf hatırlıyor musunuz? Ben hatırlamıyorum. Kadınlar fıstık gibi oldu maşallah. Ve daha birçok kişi herkese ayda 10 kilo verdirtebilen Şeyda Coşkun’un kapısını çalıyor. Ben Şeyda’ya yemek yedirmek niyetinde olduğum için Etiler Günaydın Steak House’da harika bir masa hazırlattım. Ama kadın bir lokma bir şey yemedi. Yemediği gibi, bu bayram bize de ne yiyip ne yemeyeceğimizi anlattı. Keyifli okumalar ve yeniden iyi bayramlar.

        Bugün bayramın ikinci günü Şeyda, ama ilk güne gidelim, bayramın ilk günü ne yememiz gerekiyor?

        Aslında Kurban Bayramı’nın bulunduğu aya zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Ve oruç tutulması gerekir. Günler de çok kısaldığı için rahatlıkla oruç tutulabiliyor. Şimdi bunun da aslında bir önemi var. Arife günü niyet edilip yatılıyor ve orucu kurban etiyle açıyorsunuz. Kurban kaçta kesilirse kesilsin orucu kurban etiyle açmak gerek. Ben 20 yıldır oruç tutarım. Kurban kesilene kadar tutulan bir oruç.

        Ramazan ayında da bildiğim kadarıyla oruç tutuyorsun...

        Evet tutarım. Hiç bırakmam. Başka zamanım olmadığı için tatillere de bayramda gidiyorum. Yoksa bayramı da burada geçirmekten yanayım. Kurban zaten kesiyoruz ve burada kalıp bu ibadetimi de daha rahat yerine getirmek istiyorum. Ama bütün müşterilerim gidiyor.

        Bayramda yeme konusunda serbest mi peki şu an çalıştığın kişiler?

        Bayram mönüsü yaptım. Bana gelen insan zaten bayramda “Ekmek elden, su gölden” geçireyim istemiyor. O üç günde tatilini kilo almadan buraya dönmek için istiyor. Çok yakın yerlere gidenler hatta yurtdışına giden üç müşterim yemeklerini paketleyip yanlarında götürdü. Ben de et kavurma verdim.

        ‘ETE SINIR KOYMUYORUM’

        Gelenek ve göreneklerimizde sabah kahvaltısını da kavurmayla yapmak var. Tabii et ile yapılan yemekler ve tatlılar olmazsa olmaz.

        Bizim evimizde de hep öyleydi. Ben Ankaralıyım. Bizim kurban arka bahçemizde kesilirdi. Biz de ondan sonra bahçeye gidemezdik. Öyle bir duygumuz vardı. Bizim de evimizde kavurmamız yapılırdı. Şimdi de masada bir kavurma var. Mesela bu kavurmada olan yağları yememek gerek. Ama bu yağlar saklanabilir. Yemeklere konur pek de güzel olur.

        Ne kadar yemeliyiz?

        Ben ete sınır koymuyorum. Yeter ki taze ve yağsız olsun. Sağlıklı bir et olsun.

        Peki bu kavurma tabağını bir oturuşta yedik. Bunu kaç gün kaç kilometre yürüyerek eritiriz.

        Şimdi bu kavurmayı yersek 15 gün boyunca her gün helalinden 6 kilometre yürüyün. Ve asla yağlı yemek ve ceviz yemeyin.

        Ama biz bu kavurmayı yerken yanında yarım ekmek de yiyebiliriz.

        Bence böyle bir etin yanında ekmeğe hiç gerek yok. Ben olsam böyle güzel et gününde kendimi ekmekle tıkamam.

        ‘TURŞU ET İLE ÖDEM YAPAR’

        Şimdi ben o zaman bir ekmek alayım, içine de kavurma doldurayım. Bak işte biz böyle severiz bu kavurmayı.

        Yok olmaz. Benim annem de böyle yiyor ama olmaz Esin’ciğim. Eti ekmekle asla birleştirmeyin, ete asla haksızlık etmeyin diyorum. Ekmek yemezseniz et daha çok yersiniz.

        Sabah kahvaltıda kavurma yedik. Başka bir şeyler yiyebilir miyiz?

        Peynir yiyebiliriz. Yeşillik yiyebiliriz. Bayram sofrası uzun sürer. Çaylar, kahveler içilir. Burada patates zaten olmasın. Olmaması gerekiyor. Mesela turşu kesinlikle olmasın. Turşu et ile ödem yapar. Ama tabii ki bu bayram günü de kimsenin huzurunu ve tadını kaçırmak istemiyorum ama bayramda çok ağır yemeye gerek yok. Gece keyifle yatmak gerek.

        Tamam ama bitmedi. Bir de akşam yemeği var. Ve aralarda tatlılar, şekerler, çikolatalar var.

        Sabahtan başladık yemeye. Bugün ağır yenecek belli oldu. Ağır yemeyi hafifleştirmeye çalış diyorsun bana ama nasıl olacak.

        Peki bizim oturduğumuz bu masayı ne kadar hafifleştirebiliriz?

        Bu masada et ve salataya ağırlık veririz. Akşam yemeğinde de bir tık pilav yemek istiyorsak eğer sabah ve öğlen ekmek yemeyin derim. Ama akşam sofraya bir de zeytinyağlı ekleyin derim ben. Enginar harika olur mesela karaciğeri rahatlatacak. Bu kadar etin üzerine bir sebze ile temizlemek güzel olabilir. Ispanak kökü olabilir mesela. Bayram klasiği dolma yapılır mesela. Mesela közlenmiş patlıcan benim klasiğimdir. Salataya sos yerine patlıcan koyarım. Çok lezzetli olur.

        Senin akşam yemeğin ne olur?

        Salata üzerine közlenmiş patlıcan sosu ile 3-4 dilim et. Bence sırf benim değil herkesin de olabilir. Herkes de çok rahat doyabilir bununla.

        Bunun yanında ne içiyorsun.

        Genellikle greyfurt suyu içerim. Dönem dönem nar suyu içiyorum. İftarda mesela nar suyu içiyorum. Ama zaten yemekte ben su bile içmem.

        Yemeğine çok dikkat ediyorsun ama çok fazla da yürüyorsun. Bugün mesela kaç kilometre yürüdün.

        12 km yürüdüm.

        Bayramda da yürüyüşlere devam mı?

        Ben mutlaka gittiğim yerde de yürürüm. Ben ailemle tatil bile yapsam yürürüz. Bodrum’da geçen bayram tüm aile beraberdik. Sabah babam ve eşim namaza gittiler. Biz Tuba ile ikimiz yürüyüşümüzü yaptık. Annem Ali Sadi ile uyuyordu. Babam ve eşim de namaz sonrası bize yürüyüşe katıldılar. Daha sonra da eve gidip kahvaltı yaptık. Biz namazın arkasına yürüyüş bağlıyoruz şimdi.

        ‘Yürümeden duramıyorum’

        Ailede herkes zayıf mı?

        Annem normal. Babam zayıf. Babam çok fit.

        En fazla kaç kişi oluyorsunuz yürüyüşte

        En fazla üç kişi olur.

        Şöhretli insanlar yalnız yürümek istemiyorlar mı?

        Olmaz öyle kaprisler. Mesela Gülben arardı beni “Kim var Şeyda yanında geliyorum” derdi.

        Bugün şöyle yayılayım, yürümeyeyim dediğin oluyor mu?

        İki gün çok kötü fırtına oldu yürümedim ama evde kendim bant yapıyorum. Vücut düşmesin diye yürüyorum. Yürümeden duramıyorum. Tuba da yürümeden duramıyor, alışmışız vücut istiyor.

        En fazla kaç km yürüdün?

        45 km yürüdüm bir gün içinde yedi tur yaptım.

        Peki bu Şeyda yolu tam nereden başlıyor nerede bitiyor?

        Bebek Kafe Nero başlama noktamız. Kuruçeşme’de Ottoman’ın duvarı bitiş. Birileri yoksa dönüyoruz, eğer birileri varsa “Dön” diyorum ben hız düşmesin diye oradan tekrar Bebek’e. Bu kısa tur. Uzun tur ise yine Bebek’ten başlıyoruz ve oradan Hisar’a. İskele Balıkçısı’nın oradan tekrar geri Bebek’e. 1 saat 15 dakika. 8 km oluyor. Hiç durmadan dinlenmeden.

        ‘HÜLYA her gün fotoğraf yolluyordu’

        Oradan yürümeyelim gel başka bir yerde yürüyelim. Fotoğrafımız çekilmesin diye kapris yapıyorlar mı?

        Bebek sahilini çok sevmeyen, ormanda yürümek isteyen insanlar oluyor. Mesela Hülya Avşar bunu yaptı. Zaten kendi çok sportif bir kadın. O zaten ormanda yürüyordu. Kadının yürümeyle ilgili bir sıkıntısı yok. Benim başında durup yürütmeme gerek kalmıyor. Ormandan bana her gün resim yolluyordu. Hiçbir gün ben ona bana resim yolla demedim. Müthiş disiplin ve müthiş bir sporcu zihniyetiyle yapıyordu. Ama mesela Gülben Ergen için hiç fark etmiyordu. Gülben her yerde yürür. Gülben yeter ki, yürüyüşe gelebilsin. Yürüyüşlere devam etmedi aslında. Gülben yemeğine çok dikkat ederek kilo verdi. Benim yürüyüşlerimden sonra pilatese daha düzenli gitti. Onu da çok iyi yaptı.

        Uzun yıllardır ne Gülben Ergen’i ne de Hülya Avşar’ı bu kadar zayıf görmemiştim.

        Zaten bir tartı fotoğrafı mutlaka geliyor. Sen bir kere söylüyorsun. Bir gün sonra “Şeydacığım neden böyle oldu, acaba dün ben lüfer yemiştim. Acaba iyi mi gelmedi bana” gibi en dip noktalara iniyoruz.

        ‘Tartı ile barışmak gerek’

        Gülben Ergen o kadar disiplinli değil miydi?

        Gülben Ergen uzun soluklu bir program geçirdi. Gülben’in hayat koşulları çok farklıydı. Ben ikisini de karşılaştırmak istemiyorum. Çok ayıp olur. Onu en son geçen gün kontrol ettik. Tartı mesajını baskı kurarak attırdım. Toplasan Gülben’den on defa tartı fotoğrafı almışımdır. Çünkü tartı ile barışamadı. Esas bu işin zaferi tartının üzerine çıkıp “Ben senin üzerine istediğim an çıkabiliyorum” demektir. Tartı ile barışmak gerek.

        Rahat fotoğraf yollayabiliyor mu?

        Yine zorluyor. Öyle bir zorlaması var. Gülben mesela armut yiyecek ama o “Elma yiyebilir miyim” der. Ama elma yememesi gerekiyor. Yani öyle bir mücadele verdik. Tabii ki hayat koşulları çok önemli. Üç çocuk ve muhteşem bir anne. Önce annelik. Sonra kadınlık.

        Hülya Avşar daha disiplinli anladığım kadarıyla.

        Evet Hülya çok disiplinli.

        ‘Beni kandırmak zordur’

        Şeyda kuralları neler?

        Tartı resminin olduğu bir mesajı isterim kesinlikle. Eğer kilo alındıysa bir önceki gün kaçamak yapılıp yapılmadığını bilmek isterim. Müşterinin bütün dönemlerini takip ederim. Periyodik dönemlerini de. Ona göre mönü yaparım. Onları bilmek isterim. Onun getirdiklerini bilirim. Beni kandırmak zordur. Neyin ne kadar kilo yapacağını biliyorum. Ben istiyorum ki o beni sorgulasın.

        Şeyda diyeti ile bir insan en fazla ne kadar kilo vermeli?

        70 kilo bir kadın Şeyda Coşkun mantalitesiyle bir ayda 10 kilo net vermeli.

        Biraz fazla değil mi?

        Bir ayda 4 kilo verilmeli diyor diyetisyenler. Şimdi bunun bir istatistiği yok. Ama bana göre bunun 4 kilosu zaten sudur. Diğer 6 da çok normal verilebilir. Vücudun ödemi var.

        ‘Demet çok disiplinlidir’

        Demet Akalın en başarılı öğrencin sanırım. Demet yapmak için geliyor ve yapar. Bana gelen insanların bunu uygulaması gerekiyor. Eğer uygulamıyorlarsa ben devam etmiyorum. Öyle bir sözleşmem var. Kişilerin sağlık raporları geliyor. Avukatımın hazırladığı bir sözleşme imzalatıyorum.

        Bu sözleşmede ne var?

        Genel olarak benim isteklerim var. Karşınızdaki kişinin sağlık problemleri olabilir size söylemediği. Sizin sonra başınıza dert açılır. Yani bu çok riskli bir iş. Sizin doktorunuzun kesinlikle olması gerekiyor. Benim kendi bünyemde bir danışmanım var. Bir diyetisyenim var. Şeker hastası ile çalıştığımda benim yaptıklarımı çek edebilecek. Bu bir sistem.

        Demet disiplinli mi?

        Tartı fotoğrafını her gün yollar. Demet sorgular. “Hocam bunu yaptık neden gitmedi” der.

        Gülşen’in zayıflığı acayip sorgulanıyor.

        Evet ama Gülşen’in vücut yapısına hiç bakılmıyor. Üst kollar ince, deri çok ince naif, yüz kemikleri ince, alt gövde biraz daha kalın. Gülşen 50 kilo. Gülşen’in üst kısmı ince alt kısmı kalın. O kadar önem veriyor ki, alt bölgesinin de zayıf olmasına. Yüzünün kemikli olması size zayıf geliyor. İster istemez “Suratım da çok incelmesin Şeyda ne yiyeyim” diye hayıflanıyor. O da bu durumlardan endişeli.

        ‘Kaçamağım kuruyemiştir’

        Hiç kaçamak yapmıyor musun?

        Aslında ben hayatımda hiç kuru fasulye-pilav yemedim. Ben ilk defa geçen akşam eşime yaptım. Ben ona yaptığım yemekte tattım. Pilav üstü nohut ya da fasulye hiç yememiştim. İlk kez yedim. Benim kaçamağım sadece kuruyemiştir. Badem ve fındıktır. Şimdi çocuk yapmak istiyoruz. Folikasitim çok yüksek çıktı. Makarna ve pilav yemeyen insanları sağlıksız zannediyorlar.

        Çocuk çalışmaları başlamış demek ki.

        Evet başladık, çok istiyoruz.

        Kaç çocuk gelecek.

        Benden çıksa çıksa tek çocuk çıkar.

        Peki bize asla yemememiz gereken beş şey söyle. Yemekten sonra hemen tatlı ve meyve yememek gerekiyor. Mideyi kötü yapıyor. İyi bir şey değil. Yatmadan iki saat önce artık bir şey yememek gerek, çok sakıncalı.

        ‘Asla kimseye garanti vermiyorum’

        Peki Hadise de kilo verdi ama sonra aldı. Aranızdaki, olayı anlatabilir misin?

        Ben “Benimle çalıştı zayıfladı bir daha asla kilo almayacak” diye kimseye bir iddiada bulunamam. Asla bunu savunmuyorum. Asla kimseye böyle bir garanti vermiyorum. Ben sana giden yolları öğretiyorum zaten. Sen bu yollardan gidersen düzenli olarak kilonu verirsin. Ben kendisiyle severek çalışmıştım. Çok da saygı duyuyorum kendisine. Çok da güzel yapmış, çok da başarılı olmuştu. Çok da iradesi vardı. Ama hayat insanların belli dönemlerinde başka yollardan geçirir. Çok yoğundur, çok aktiftir, Allah korusun yakın vefatı yaşar, bir sıkıntı yaşar, bir kaza yaşar, aşk acısı yaşar, bir ayrılık yaşar, bir iniş yaşar ve insan o inişte kilo alabilir.

        Sonuç olarak Hadise ile tek sorunu sen yaşadın.

        Ben aslında sorun yaşadığımı düşünmüyorum. Arada basının da getirip götürmeleri var. Ben hiç ilgilenmiyorum, kendisine sorun diyorum. Aradan kaç zaman geçmiş. Gülben olsa, Gülşen olsa, Hülya olsa tamam cevap verebilirim. Ama kendisiyle hiçbir diyaloğum yok, bitmiş.

        Memlekete yürüyüşü sevdirdin onu inkâr edemem.

        Başlığı öyle atarsan sevinirim Esin’ciğim.

        BURÇLAR

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa