"Aramızdaki elektrik gerçek"
Alişan ve Çağla Şikel, aralarındaki küslüğün sona ermesinden çok mutlu
ECE SARUHAN - HT MAGAZİN
SABAH kuşağının sevilen ikilisi Çağla Şıkel ile Alişan, yeniden ekranlara dönüyor. İkili, 16 Eylül'den itibaren hafta içi her gün, yapımcılığını Consept Yapım/Tayfun Topal'ın üstlendiği 'Her Şey Dahil' adlı programla Show TV ekranında olacak. Programda müzlkten keyifli sohbetlere, modadan magazine, yemekten astrolojiye her şey var. Uzun süre küs kaldıktan sonra barışan ikiliyle, Show TV'de buluştum. İkisi de hem barışmanın hem de seyirciyle bıraktıkları yerde Show TV'de buluşmanın heyecanı ve mutluluğuyla dopdoluydu. Ekrandaki başarılarının sırrının samimiyetleri ve birlikte çok eğlenmeleri olduğunu söyleyen ikili, sohbetimiz sırasında da son derece samimi ve eğlenceliydi. Fondan hiç eksik olmayan kahkahaları, çok iyi anlaştıklarının kanıtı gibiydi... Buyurun onlardan dinleyelim 'Her Şey Dahil'i ve birbirlerinin hayatlarındaki yerlerini...
"KABAHAT BENDEYDİ"
Yıllar sonra yeniden birlikte ekrandasınız. Bu süreçte hem seyirci sizi özledi hem de siz birbirinizi. Araya uzun bir küslük girdi. Neden küstünüz birbirinize?
Alişan: Benim hatamdı, aslında hiç öyle bir dönem yaşanmamalıydı. Ben askerden döndüm, 15 ay çalışamadım, ardından Çağla'yla da bir araya gelemedik. Bu durum benim fevri davranmama yol açtı. Hiç yapmayacağım şeyler yaptım. Çıktım bir televizyon programında Çağla ve Emre ile (Altuğ) ile ilgili şeyler söyledim. Twitter'dan sitem ettim. Aslında aramızdaki iki samimi dostun kırgınlığından ibaretti ama benim yüzümden olay büyüdü. Çağla ve Emre her zaman soğukkanlıydı, onlar benim hakkımda konuşmadılar. Ama ben kendimi tutamadım.
Onların olgunluğu pişman olup hata yaptığınızı anlamanızı sağlamış gibi...
Alişan: Aynen öyle oldu. Ben bu açıklamaları yapınca aramız iyice açıldı. Bu arada basın mensupları bana neden konuşmadığımızı sormayı sürdürüyordu. Bir daha konuşmayacaktım ama hatamı anlayınca "Kabahat bende" dedim. Çağla'nın ve Emre'nin sessizliği beni utandırdı. Ben televizyondan özür dileyince Emre beni aradı, özür dilediğim için çok duygulandıklarını söyledi. "Çağla da ben de kaldığımız yerden devam etmek isteriz, en kısa zamanda yemek yiyelim" dedi.
Çağla Şıkel: Sonra Alişan bana "Müsaitsen akşama seni arayacağım" diye mesaj attı. Aradığında o kadar duygusallaştık ki ikimizin de sesi gitti, konuşamadık. Sonra Alişan bize geldi, sarıldık, ağlaştık.
"HİÇ KÜSMEMİŞ GİBİYİZ"
Ne hissettiniz o kavuşma anında?
Alişan: Ben zaten adıp adım takip etmesem de Çağla'yı hep merak ediyorum, ortak arkadaşlarımıza soruyordum. Karşılaştığımız yerlerde yanına gitmek istiyor ama kötü bir tepki vermesinden çekiniyordum. Çok özlemiştim onu.
Ç.Ş.: Çok duygusal anlardı. En güzeli de sanki aramıza hiç küslük girmemiş gibi bıraktığımız yerden başlamamız oldu.
Ekranda da bıraktığınız yerden devam ediyorsunuz. Bu buluşma nasıl gerçekleşti?
Alişan: Barıştığımızı duyunca çok fazla teklif gelmeye başladı. 10 farklı yapımcıdan teklif aldık. Herkesle ben konuştum. Eski kanalımızda, eski ismimizle yola devam edeceğiz. Bu, bizim için çok değerli.
Para için, iş için barıştığınızı söyleyenler var...
Ç.Ş.: İnan bizim tek derdimiz bizdik, birlikte program yapmak filan yoktu aklımızda. Çok teklif gelince karar verdik. İnsanlar bizi ekranda gördüklerinde zaten anlayacaklar durumu. Aramızda ufacık bir gerginlik olsa, samimiyetsiz bir ilişkimiz olsa mutlaka ekrana yansır. Biz yine 4 sene önceki biziz. Birbirimize para için muhtaç değiliz biz. Birbirimiz ekranda kaldırıp taşıyabildiğimiz için yeniden birlikteyiz.
"EGOLU İNSAN SEVMEYİZ"
İkili olarak iş yapmak çok zor. Özellikle de iki insan da ünlüyse. Ego çatışması yaşanmıyor mu hiç aranızda?
Alişan: Haklısın, özellikle sanat camiasından iki insanın bir araya gelmesi, birlikte yıllarca çalışması çok zor. Türkiye'de MFÖ dışında devam eden grup yok. Bizim bunu başarabilmemizin sırrı samimiyetimiz. Aramızdaki elektrik gerçek. Bu yüzden sokakta "Alişan kiminle program yapsın?" desen "Çağla" der. Çağla için sorsan da Alişan der.
Ç.Ş.: O bahsettiğin egoları sıfırladık biz. Özel hayatımızda da çok iyi anlaşıyoruz. Ne özel hayatımızda ne de ekranda öyle bir çatışmamız yok. Aynı kulisi paylaşıyoruz. Olsaydı devam edemezdik. Zaten ikimiz de egolu insanları sevmeyiz.
Bambaşka kültürlerden gelen iki insansınız. Sizi buluşturan ne?
Ç.Ş.: Haklısın biz aslında birbirimize hiçbir anlamda benzemiyoruz. Ama zıtlıklarımız birbirini tatamlaıyor.ayamız tuttu bizim. 'Cennet Mahallesi'nden beri bu böyle. Sabah programı yapmaya ilk başladığımızda ikimiz de sudan çıkmış balık gibi ne yapacağız diye birbirimize bakıyorduk. Ama zamanla kendimiz olmaya başladık. Enerjimiz tuttu.
Alişan: Biz birlikte çok eğleniyoruz, çok gülüyoruz, birbirimize takılabiliyoruz. İçimizden geleni yapıyoruz, seyirciye oynamıyoruz. Bu sayede yıllardır güzel işler çıkarıyoruz. Bak Türkiye'ye televizyonda ikili olarak bir Mehmet Ali Erbil ile Çiğdem Tunç vardı, bir Murat Başoğlu ile Şebnem Dönmez bir de biz.
Ç.S.: Benim aklımda televizyon programı yapmanın hiç olmadığı bir dönemde tanıştık ve aramızdaki samimiyet sayesinde kalıcı bir ikili olmatı başardık.
Alişan: Çağla AB, ben totalim! İkimizden güzel bir reyting çıkıyor, birbirimizi tamamlıyoruz. Çağla benim şansımdır bu hayattaki. Hayatımın akışını değiştirdi. Benim tarzımda bir adamın komedi dizisinde oynamasını, televizyon programı yapmasını sağladı.
Ç.Ş.: Canım ya; Alişan da benim için eğlencedir. Çok iyidir, pozitiftir.
"HERKES BİR ŞEY BULACAK"
Nasıl bir program bekliyor bizi?
Çağla Şıkel: Her şeyi içeren bir program olacak. İçinde yemek de var, astroloji de var, magazin, moda, müzik her şeyden biraz var. Herkes kendine göre bir şeyler bulabilecek. Her şeyden önce bizim Alişan'la olan samimiyetimiz ve enerjimiz özlenmiştir diye düşünüyorum. Çünkü en son çok güzel bir yerde bırakmıştık.
'Zayıflığım Allah vergisi'
Son günlerde zayıflığınız dillerde Çağla Hanım. Gerçekten incecikmişsiniz. 2 doğum yapmış biri olarak nasıl başarıyorsunuz bunu? Aç gezenlerden misiniz?
Çağla Şıkel: Asla! Ben çok güzel yemek yerim aksine! Alişan ile benim ortak noktamız kebaptır mesela.
Alişan: Vallahi benim yediğimin 2 katını yiyor. Ben onun kadar yesem 100 kilo olurdum.
Ç.Ş.: Bugün buraya gelmeden önce makarna ve tavuk, az önce de cheeseburger ve patates kızartması yedim. Benim zayıflığım Allah vergisi. Bir de annem nize güzel beslenmeyi öğretti. Kızartma, çörek ve börekle büyüyen bir çocuk değilim ben. Tatlıyla aram yoktur, kola içmem, içtiğim meşrubat ayrandır. Şimdi kendi evimde de aynı şekilde besleniyoruz. Sadece yazın kendimi durduramıyorum. Bütün yaz pide ve kumru yedim ama kilo almadım. Bunun için Allah'a teşekkür ediyorum.
Alişan: Ben de aksine kilo almamak için sürekli dikkat ediyorum. Çağla senin içinde ne var anlamıyorum.
Ç.Ş.: Şanşlıyım ben şanslı! Şimdi işle birlikte beslenme şeklimde düzene girer. Daha bilinçli beslenmeye başlarım.
'Çağla'nın olmaz dediği kadınla olmuyor'
'Bugün Ne Giysem?'de jüri üyeliği yaptınız. Alişan'ı giyim konusunda yönlendiriyor musunuz? Nasıl giyiniyor sizce?
Çağla Şıkel: Çok güzel giyiniyor, giydiklerini kendisine yakıştırmayı biliyor. Arada birbirimize "Onu mu giysem bunu mu?" diye sorarız ama birbirimizi çok etkilemeyiz bu konuda.
Peki ya aşkla ilgili akıl veriyor musunuz Alişan'a?
Ç.Ş.: Alişan'ın mutlu olmasını çok istiyorum. O da benim fikrime çok güvenir. Beni kız arkadaşlarıyla tanıştırır, mesajlaşmalarını anlatır.
Alişan: Çağla'nın "Olmaz" dediği insanla olmuyor.
Ç.Ş.: Ben hislerime çok güvenirim bu konuda. İnsanları çok iyi analiz edebiliyorum. "Olmaz" dediklerim gerçekten olmuyor. Alişan da arada "Ben nereye kadar gideceğim böyle?" diye isyan ediyor.
Alişan: Bana öyle geliyor ki bugüne kadar aradığım hiçbir özelliği taşımayacak evleneceğim kişi. Eskiden sarışın severdim mesela, artık kalıplarım yok. Umarım aşk beni öyle bir çarpar ki tüm kalıplarımı yıkar.
'Evliliğme nazar değmesinden korkmaya başladım'
Ben sizin düğünde çok duygulanmıştım. Bana "Aşk hala var" dedirten düğünlerden biriydi...
Çağla Şıkel: Tüylerim diken diken oldu. Ne güzel...
Alişan: O düğüne renk katan insan halaylarımla bendim. O gece benim karşı yakada konserim vardı. Düğünün tarihi sonradan değiştiği için konseri iptal de edemedim. Tekne tuttum, o konseri nasıl yaptım bilmiyorum. Nikah kıyıldı konsere geçtim, konser bitti geri döndüm. Çağla "Geç kalırsan bozuşuruz" diye beni tehdit ettiği için konserde şarkıları hızlı çekim söyledim. Benim kardeşimin nikah şahididir Çağla.
Çağla: İnşallah seninki de olurum.
Evlilik nasıl gidiyor? Ayrılık dedikoduları hiç bitmiyor...
Ç.Ş: Hala dedikodular var. Biz çok fazla etkilenmemeye çalışıyoruz ama ben yine de üzülüyorum. Bir done vermiyoruz, durduk yere çıkıyor. Emre'nin umrunda bile değil, hiç ilgilenmiyor ama ben neden diye üzülüyorum. Ben bunu anlatııkça da daha çok göz oluyor. İnsanlar özeniyor. Ben çok mutluyuz dedikçe şimşsekleri daha çok üzerimize çekiyoruz. Nazar diye de bir şey var. Korkmaya başladım. Biz iyiyiz ya, Hem arkadaşız, hem karı-kocayız, hem anne-babayız. İyiyiz biz! Ailem benm hazinem. Onla oldukça benim sırtım yere gelmez: Çok mutluyum.
Siz de evlenmek istiyor musunuz Alişan Bey?
Alişan: Evet evlenip baba olmayı çok istiyorum. Şimdilik yeğenlerimle ve kuzenlerimle idare ediyorum.
Çağla Hanım'ın çocuklarına dayılık yapıyor musunuz?
Alişan: Elbette. Biz barıştıktan 1-2 hafta sonra ben yeğenimi aldım, Çağla da çocukları aldı. Hep birlikte hayvanat bahçesine gitik. Ben Kuzey'in doğumunda vardım, Uzay'ınkinde küstük. Kuzey'in kulağına ezanı ben okudum. Gördüm, konuşuyor, yürüyor. Çağla bak hatırladın mı dedi.
Çok ağır olmuş...
Alişan: Bana da bayağı ağır geldi.
'Herkes sinemaya yönelince ekstralar bana kaldı'
Yeni dizi var mı?
Alişan: Yok haftanın 5 günü program var. Sinema başka bir mesai gerektiriyor. Onun için her şeyi bırakıp sadece onu yapman lazım. Mahsun Abi de Özcan d aonu yaptı. Ne konsere gideceksin, ne müziğini yapacaksın. Ben kliplerimi çekiyorum ama sinema filminin ön hazırlığı 1-2 sene üsüryor. Benim hiç öyle bir hayalim olmadı. Benim tarzımda müzik yapan herkes müziği bırakıp oraya yöneldiği için benim için avantaj oldu. Şu anda Mahsun Ani, İbo, Özcan, Emrah sinema. Geriye ben kalıyoru. Müziği bıraktılar bana, sağolsunlar, sayelerinde daha fazla ekstraya gidiyorum. İleride yapar mıyım bilmiyorum. Oyunculuğu değil 'Cennet Mahalesi'ni özlüyorum. Aklımda bir senaryo haline getirilecek bir hikaye var. İçinde mere, çağla olsun. Belki ileride geçer. Teklifere ibanmadım,i olmaz dedim. Zaten olmadı da. Belki yapımcılık olur ama yönetmenlik asla.