Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Özel Röportajlar Aşkı tanımlamam çünkü büyüsünü yitirir

        HT MAGAZİN / ÖZEL RÖPORTAJ

        Onu ilk olarak Derin Sular adlı diziyle tanıdık. Ardından geçen sezonun en çok konuşlan projelerinden Uçurum dizisinde rol aldı. Şükrü Özyıldız şimdi de başrolünü Gizem Karaca ile paylaştığı Benim Hâlâ Umudum Var ile ekrana geliyor. Yakışıklılığıyla dikkat çeken ve kısa sürede genç kızların gözdesi haline gelen Özyıldız, aşka, oyunculuğa, evlililiğe ve projelerine dair ne varsa samimi bir şekilde anlattı. Genç oyuncunun özellikle kadın erkek ilişkisi ve evliliğe dair düşünceleri hayli dikkat çekeceğe benziyor. 

        Dizideki karakterinizden bahsedermisiniz? Ozan nasıl biri?

        Ozan gayet sempatik, enerjisi yüksek bir çocuk. Zengin bir ailenin oğlu. Bugüne kadar pek zorluk görmemiş. Ancak çok düzgün bir ailesi var asla “züppe ” dediğimiz tarafa kaymamış bir çocuk. İçinde bulunduğu çevrenin maddi olarak olsada manevi olarak adamı değil. Yaşadığı hayattaki sahteliğin, yavanlığın farkında ancak ismini koyamıyor. Zaten gerçek duyguları keşfetmeye başladığı, hissettiklerine isim koyabilmeye başladığı bir evrede hikâyemiz başladı. Buna da dar gelirli çevreden bir kız vesile oluyor ve ona körkütük âşık oluyor. Aşkında nasıl birşey olduğunu keşfediyor. Bunlara tanık oluyoruz.

        ‘Benim Hâlâ Umudum Var’ bir yaz dizisi olarak başladı. Beklentileriniz neler?

        Ben yaz dizisi diye düşünmüyorum. Artık sezon diye bir şey yok. Sürekli yeni diziler başlıyor. Elimden geldiği kadar beklentiye girmemeye çalışıyorum. Çünkü beklentilerin sonu yok. Şöyle genelleyebilirim ki kariyerimde beni bir tık yukarı taşımasıdır. Yoksa reyting rekorları, ödüller, dev fan kitlesi, kurumsal pazarlama ürünleri falan bunlar beklentim değil ama olursada 'Hayır' demem.

        Canlandırdığınız Ozan karakteriyle ortak yada zıt yönleriniz nelerdir?

        Ortak yada zıt diye genellemekten çok ben Ozan'ı anlamaya çalışıyorum aslında. Onu tanımaya çalışıyorum. Bu hiçbir zaman sonu gelemeyecek bir yolculuktur. Zaten karakter senin o yoldaki tecrübelerini yaşar. Yolculuğu doğru düzlemde kendi hayatına kesiştirebilmektir mesele. Ben Ozan'ı yaşatmaya ve onu anlamaya çalışıyorum. Bunu seyirci önünde yapıyorum

        Yeni sezon içi başlayacağınız tiyatro projenizden bahsedermisiniz?

        Evet yeni sezonda Oyun Atölye'sindeyim. Albert Albee'nin ünlü oyunu 'Kim Korkar Hain Kurttan?''ı yapacağız. Sevgili Zerrin Tekindor, Tardu Flordun, Nilperi Şahinkaya ve ben. Çok değerli isimlerle çalışacağım. Güzel bir tecrübe olacak benim için.

        Başka projeleriniz var mı?

        Sinema projem var ancak dizide başrol oynamak bayağı bir zaman alıyor. 'Neva' adında bir film yaptık çekimleri bitti. Küçük bir festival yolculuğumuz olacak. Sonra izleyiciyle buluşturacağız. Beni çok heyecanlandırıyor. Çekim döneminde bayağı bayağı psikolojimi sarsmıştı. Uyuyamamıştım, çok histerik davranıyordum.

        Tangoya meraklı olduğunuzu öğrendik. Hobileriniz arasında mı bu özel dans?

        Ahh bayılıyorum. Ancak oyunculuk eğitimlerim, İstanbul'da hayatta kalma çabalarım yüzünden bayağı aksattım. Milongalara (Tango geceleri) bile katılamaz oldum. Bana çok güzel bir şeyi hatırlattınız. Ne olursa olsun bu hafta bir tango gecesine katılacağım. Çok güzel bir his tango. O an ne olmaya ihityacınız varsa o olup ona göre dans ediyorsunuz. Bence süper bir meditasyon.

        Spor yapıyor musunuz?

        Şu an sadece formumu korumak için fitness yapıyorum. Ama spor konusunda çok aktif bir geçmişim var. Ben hiperaktiftim, hala da öleyim. Ama bayağı ilaç kullanıyordum. Herkes haraketli olan insanlara 'Hiperaktif' der ben tıptaki karşılığı olarak hiperaktiftim. Enerjiyi boşaltmak için dövüşe başlamıştım küçükken. Geldiğim son nokta Portekiz'de kafes dövüşlerine katılmaktı. Brazilian jiu-jitsu ve muay tai yapıyorum. Ortaokul lisedeyken hentbol takımındaydım. 5 sene boyunca katıldığımız birçok turnuvada şampiyonlukla dönmüştük.

        Oldukça yakışıklısınız. Kendiniz için hayattan ne isterdiniz başka?

        (Gülüyor) İsmim daha fiyakalı bir isim olabilirdi örneğin. Şükrü dedemin adı. Ben İzmir'de özel okulda okuyordum. İçinde bulunduğum çevrede bu isim biraz marjinal kalıyordu. Mesela lisede şöyle bir anım var. Kızın biri arkadaşlarıma beni sormuş. Arkadaşlarımda 'Şükrü' diyorlar. Kısa bir 'es'in ardından 'İsminden çok kaybetti ama' diye bir yorum geliyor. Yıllarca makarasını yaptık bu olayın. Hala da öle tepkiler geliyor ama artık takmıyorum. Yine de el kadar bebeğe 'Senin adın Şükrü olsun' kafasını anlayabilmiş değilim. Bu Şükrü meselesi bana fazla mesai yazdırıyor.

        Bir röportajınızda bakımlı kadınlardan hoşlanırım bakımlı olmayan kadınla asla birlikte olmam demişsiniz?

        Bundan kastım aslında kendisine saygısı olan kadın. Ruhuna olduğu kadar sahip olduğu bedenine de saygısı olmalı bir kadının. Sadece kadının değil herkesin. Ben spor yapıyorum, yediklerime dikkat ediyorum. “Antioksidan” diye bir fenomen var ya. O işte birlikte olduğum kadınında biraz bu yönde farkındalığının olmasını isterim.

        Aşkı nasıl tanımlarsınız?

        Hayır tanımlamam. Tanımlarsam büyüsünü yitirir çünkü. Zaten ben aşkın daha doğrusu ilişkinin isminin konmaması taraftarıyım. Yaşa gitsin! Belli kalıplara sokuluyor ve ister istemez iki taraf birbirinin özgürlüğüne müdahale etmeye başlıyor. Yıl dönümleri, özel an dönümleri bir şeyler bir şeyler. Dünya sadece 1 gün o da bugün. Onda da aşkı iliklerine kadar derler ya öyle bir hisle yaşamak lazım. Beklentilerle, triplerle anını zehir ederek değil. Ben mesela evliliğe de biraz karşıyım. Daha doğrusu biraz tuhaf bakıyorum. En azından insanlar böle baktığımı düşünüyor. Evlilik dediğin tamamen hukuki bir şey. Aşkla hiçbir alakası yok. Olur da bir gün aşkımız biterse birbirimizden bir şeyler koparabilelimin düğünü. Aşk gerçekse zaten saygısı baki kalır. O imza, baki kalabilecek o saygıyı öldürüyor. Evlenmeden de çocuk yapılabilir. Kime ne? 'El alem ne der?' Sana ne bana ne. Başkalarının değil senin hayatın bu.

        BURÇLAR

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa