Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç 1 Şubat İstanbul Cuma namazı saat kaçta? Diyanet İstanbul Cuma namaz vakti

        İstanbul Cuma namazı saati, İstanbul il genelinde Cuma namazını eda etmek isteyen vatandaşlar tarafından araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul Cuma namazı saati ve 5 günlük namaz vakitleri tespit edildi. Peki; 1 Şubat İstanbul Cuma namazı saati kaçta? İşte, İstanbul Cuma namazı saati...

        İSTANBUL CUMA NAMAZI SAATİ - 1 ŞUBAT

        İstanbul Cuma namazı saati öncesi il genelindeki cami ve mescitlerde hazırlıklar tamamlandı. Öğle vaktinde kılınan Cuma namazını İstanbul'da eda etmek isteyen vatandaşlar tarafından İstanbul Cuma namazı saati araştırılıyor. Peki; 1 Şubat İstanbul Cuma namazı saat kaçta? İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilan edilen İstanbul Cuma namazı saati ve namaz vakitleri...

        İstanbul Cuma namazı saati: 13.23

        Miladi Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
        01 Şubat 2019 Cuma 06:41 08:08 13:23 16:02 18:27 19:49
        02 Şubat 2019 Cumartesi 06:40 08:07 13:23 16:03 18:28 19:50
        03 Şubat 2019 Pazar 06:39 08:06 13:23 16:04 18:29 19:51
        04 Şubat 2019 Pazartesi 06:38 08:05 13:23 16:05 18:31 19:52
        05 Şubat 2019 Salı 06:38 08:04 13:23 16:06 18:32 19:53
        06 Şubat 2019 Çarşamba 06:37 08:03 13:23 16:07 18:33 19:54
        07 Şubat 2019 Perşembe 06:36 08:02 13:23 16:08 18:34 19:55

        1 ŞUBAT CUMA HUTBESİ: RIFK: ALLAH HER İŞTE ZERAFETİ SEVER

        Muhterem Müslümanlar!

        Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde önle. O zaman bir de göreceksin ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sımsıcak bir dost oluvermiş.”

        Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Rıfktan mahrum kalan bir kimse hayrın tamamından mahrum kalmıştır.”

        Kıymetli Müminler!

        Yüce dinimiz; iman, ibadet ve güzel ahlâk üzerine kuruludur. İnsanın Cenab-ı Hak katında değer kazanmasına ve toplum içinde sevilip sayılmasına vesile olan ahlâkî erdemlerden biri de rıfktır. Rıfk; güler yüzlü, tatlı sözlü, sakin ve geçim ehli olmaktır. Sert ve kaba davranmamak, kalp kırmamaktır. İnsanın aklını karartan ve sonu hüsran olan öfkeye yenik düşmemek, sabırlı ve soğukkanlı olmaktır.

        Değerli Müslümanlar!

        Rabbimiz her işte rıfk ile muamele etmeyi sever. Kur’an-ı Kerim’de, Peygamberimizin şahsında bütün müminlere hitaben “Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir” buyurarak affedici ve hoşgörülü olmayı emretmektedir. Bir başka ayet-i kerimede ise “affedici olmak ve öfkeyi yutmak” Allah’ın mağfireti ve cennetiyle müjdelenen muttakilerin özellikleri arasında sayılmıştır.

        Aziz Müminler!

        Resûlullah (s.a.s), yumuşak davranma hususunda en güzel örneğimizdir. O, sadece insanlara değil, varlık âleminin tamamına şefkat, merhamet ve nezaketle davranmıştır. Her işinde kolaylaştırıcı olmuş, zorluk çıkarmaktan ve çevresindekileri incitmekten sakınmıştır. Hatalar karşısında cezalandırmaktan ziyade affedici olmayı tercih etmiştir. Ezici, yıpratıcı, kırıcı değil, sevgi ve saygıyı besleyen yapıcı davranışları öğütlemiştir. Allah’ın kendisine lütfettiği bu özellikler sayesinde Müslümanlar Peygamberimizin etrafında kenetlenmiştir.

        Cenâb-ı Hak, bu gerçeği bize şöyle haber vermektedir: “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlanma dile…”

        Kıymetli Müminler!

        Peygamberimizin ahlâkını kendisine model alan bir mümin, bütün ilişkilerini rıfk ile yürütür. Can taşıyan en küçük varlıklara karşı bile şefkat ve merhameti elden bırakmaz. Sade ve zarif haliyle, kibar ve anlayışlı tavırlarıyla İslam’ın yüce değerlerini ve üstün ahlâkını temsil eder. Mümin, her türlü aşırılıktan, kabalıktan, şiddetten uzak durur. Zira Peygamberimiz onu şöyle tanımlar: “Namusa dil uzatan, lânet eden, çirkin işler yapan, edepsiz konuşan kimse kâmil bir mümin değildir.”

        Muhterem Müminler!

        İnsan olma sorumluluğunun ve insana yakışan değerlerin ihmal edildiği, şiddetin din, dil, ırk ve coğrafya tanımadan bütün insanlığı tehdit ettiği bir çağı yaşıyoruz. Böyle bir çağda bilmeliyiz ki, şiddetin beslendiği hiçbir referans, İslamî, insanî ve ahlâkî değildir. Bizlere düşen, insanın şeref ve haysiyetini zedeleyen her türlü davranışı hayatımızdan uzak tutmaktır. Anne babamıza, eşimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza ve komşularımıza rıfk, şefkat ve güler yüzle davranmaktır. Haklı ve güçlü iken bile affedici, öfke anında dahi sabırlı olmaktır. Peygamberimizin buyurduğu gibi, “Pehlivan, güreşte rakibini yenen değildir. Asıl pehlivan, öfkelendiğinde kendisine hâkim olandır.” Ancak şunu da bilmemiz gerekir ki milli ve manevi değerlerimize yönelik saldırılar karşısında haklı bir tepki vermek, ahlâkî bir heyecanın ve imanî bir hassasiyetin asil bir ifadesi, dindarlık ve vatanseverlik alametidir.

        Aziz Müslümanlar!

        Rıfka sahip olan rahmeti kuşanır; rahmeti kuşanan da Allah’ın merhametine ulaşır. Rıfkı terk eden şiddete yönelir; şiddet ise kıyamet günü pişmanlıktır. O halde, öfkenin aklımızı ve vicdanımızı esir almasına, sabırsızlığın ebedi kurtuluşumuza gölge düşürmesine fırsat vermeyelim. Sevgili Peygamberimizin şu hadisini daima hatırlayalım: “Şüphesiz Allah Teâlâ Refîktir, rıfkı sever. Sertlik ve benzeri hallere vermediği ecri, yumuşak huylulukla yapılan işlere verir.”

        Haberi Hazırlayan: Fatih Berktaş
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa