Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Kemal Kerinçsiz sonunda pes etti

        Orhan Pamuk ve Elif Şafak’a açtığı davalarla gündeme gelen avukat Kemal Kerinçsiz, Nobel ödüllerinin dava konusu yapılamayacağını ve verilen ödülün geri alınamayacağını öğrendikleri için dava açmaktan vazgeçtiklerini açıkladı. Kerinçsiz, Büyük Hukukçular Birliği’nden istifa eden üyelerin kendisiyle ilgili iddialarına da yanıt verdi.

        Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü almasının ardından, Nobel Edebiyat Akademisi’ne dava açma hazırlığınız ne aşamada?

        O konuda inceleme yaptık. Konunun dava konusu yapılamayacağını ve idari müracaat konusu olabileceğini öğrendik. Kurul bu konuda kararını vermiş. Verilen ödülün kesinlikle geri alınamayacağını açıklamış. Hatta geçmişte Nazi olduğunu yazan Alman yazar Günter Grass’a verilen ödülün de iadesi istenmiş, fakat Kurul aldığı bir kararla yanlış dahi olsa verilen ödülün tartışılamayacağını belirtilmiş. O yüzden bunu dava konusu yapmak mümkün değil. Alınacak cevap belli olduğundan o konuyu kapatma kararı aldık. Orhan Pamuk’u Türk milletinin vicdanına emanet ettik.

        “PAMUK’A BAŞKA BİR CEZA VERMEMİZE GEREK KALMADI”

        Pamuk ödülünü Pazar günü alacak...

        Orhan Pamuk alacak ama kendisi alacak. Türk milleti almayacak, Türk kültürü de. Türk’ün değerleri de almayacak. Zaten Orhan Pamuk’a en güzel cevabı Türk milleti verdi. Farkındaysanız İranlı yazarı binlerce kişi karşılarken, Orhan Pamuk’u havaalanında bir kişi dahi karşılamadı. Bu yüzden ona bir ceza vermemize gerek kalmadı. En güzel cezayı Türk milleti manevi açıdan vermiş, onu yanlız bırakmıştır. O ödülün değerlere yapılan saldırılar sonucunda verildiğini, ihanetin bir bedeli olduğunu açıkça belirtmiştir. Bence bir yazar için en büyük ceza budur. Daha başka bir cezaya lüzum görmüyoruz.

        “ORHAN PAMUK HENÜZ KURTULMADI”

        Orhan Pamuk sizden kurtuldu? Sırada kim var?

        Orhan Pamuk kurtulmadı daha, davası Yargıtay’da devam ediyor.

        Nispeten Akademi’ye dava açamamakla bir hız kesme olmuştur ama.

        Nerede milli değerlerimize yapılan bir saldırı varsa Hukukçular Birliği orada mücadelesini sürdürecek. Bizler için kişi seçiminden ziyade milli değerlere saldıran kişiler önemli. Kim olursa olsun. Bunun yapısına, şöhretli olup olmadığına bakmıyoruz.

        “ULUSAL CEPHEYİ HİÇ PARÇALATIR MIYIZ?”

        Büyük Hukukçular Birliği’nin dağıldığına ilişkin iddialar var.

        Hiç ulusal cepheyi parçalatır mıyız? Mümkün mü? Büyük Hukukuçular Birliği, birkaç arkadaşımızın istifasıyla yarılmaz, parçalanmaz, bozulmaz. Birkaç arkadaşımızın kişisel ileri sürdüğü duygu ve düşüncelerle ayrıldılar. Herkesin fikrine saygımız var.

        Yönetim Kurulu’nda kimsenin kalmadığı doğru mu?

        Olduğu gibi devam ediyoruz. Üç kişi ayrıldı. Ahmet Yüksel yönetimde değildi, üyeydi zaten. 14 yönetim kurulu üyemizden ikisi ayrıldı, onların yerine de yeni seçimler yapıldı. Üçünün ayrılmasıyla hiç yönetim kurulu dağılır mı?

        Bilinmeyen unsurlar ve oluşumlarla ilişki içinde olduğunuzu gerekçe göstererek istifalarını vermişler.

        Eğer kişiler iddialarında gerçekten samimi iseler bilinmeyenleri bizzat söylemeleri gerekir. Söylemediklerine göre demek ki tamamen saçma ve gerçekdışı bir beyan. Onlar bilmiyorlarsa ben nasıl bilebilirim, değil mi efendim.

        Sizin kendi reklamınızı yapmanız ve marka olmaya çalışmanızı da istifa nedenleri arasında göstermişler.

        Benim marka olmaya ihtiyacım yok. Bir avukatın marka olmaya ihtiyacı olmadığı gibi benim hem maddi hem manevi açıdan buna ihtiyacım yok. Mesleğimde 25 yıllık son derece başarılı bir geçmişim var. Meslek hayatının bana getirdikleri zaten beni başarının doruk noktasına ulaştırdı. Bu yapılan tamamen bir vatan hizmetidir, milli hizmettir. Milli hizmetten de kimse nemalanmak istemez. Hele avukat Kemal Kerinçsiz asla böyle bir şeyden nemalanmayı düşünmez.

        Farklı oluşumlarla kendilerinden habersiz görüştüğünüz de iddia ediliyor. Türksolu ile birlikte hareket etmenizden rahatsızlık duyulmuş.

        Türksolu ile bizim zaten ne eylem birliğimiz ne de faaliyet birliğimiz olmuştur. Sadece bir yıl kadar önce onların 301. madde konusunda bir panelleri vardı. Davet ettiler, görüşlerine katılırsınız katılmızsınız, normal panelimizi yaptık.

        ”LAİK CUMHURİYETİ KORUDUĞUMUZ İÇİN SALDIRILIYOR”

        Muazzez İlmiye Çığ’a davasında destek vermeniz de istifa eden üyeleri rahatsız etmiş. ‘Muazzez İlmiye Çığ dine hakaret etmesine rağmen ona destek verildi’ deniliyor.

        Biz laik devlet anlayışı içinde olan insanlarız. Muazzez İlmiye Çığ, laik devleti savunan bir insan. Sadece o zihniyet itibarıyla onun yanında olduk, onun savunulması ihtiyacını duyduk. Saldırılar bu yüzden geliyor zaten, laik devleti, laik cumhuriyeti koruduğumuz için geliyor.

        Hareketiniz dışarıdan Atatürkçü ve laik çizgide değil, milliyetçi ve muhafazakâr bir yapı olarak algılanıyor.

        Kesinlikle. Biz tavrımızı hep o yönde koyduk. Milli nitelikteki davalara biraz daha fazla iştirak ettiğimizden ve gündem de o şekilde oluştuğundan görüntümüz daha ziyade milli nitelikte çıktı. Milli devletin temelinde zaten laik devlet var. Siz laik devleti korumazsanız millilik mümkün müdür?

        ntvmsnbc

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa