Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 12 Eylül davası başladı

        12 Eylül darbesine ilişkin davanın ilk celsesi sona ererken, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, ara kararında özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nden sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında ''sistematik işkence'' yönünden soruşturma bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verdi.

        Davanın öğleden sonraki oturumunda müdahillik talebinde bulunanlar söz almaya devam etti.

        Avukat Senih Özay, beyanlarını içeren 672 sayfalık cildi mahkemeye vererek, ''Kenan Evren'e en ağır ceza verilse dahi ben ailemden gizli olarak Cumhurbaşkanı'na af başvurusunda bulunabilirim. Önemli olan burada darbe zihniyetinin yargılanmasıdır. Sanıklar etkin pişmanlıktan da yararlanabilirler. Bu yönde de beyanlarının alınmasını istiyorum'' dedi.

        Müdahillik talebinde bulunan Halis Özdemir de darbe ardından ''22 yaşında gözaltına alındığını, 40 gün işkence gördüğünü ve 1 metrekarelik yerde, uyumaya hasret kaldığını'' anlattı.

        Hayati Bölükbaş ise gözaltına alınarak Fatsa'daki Et ve Balık Kurumu'nun soğuk hava deposunda işkence gördüğünü, gittiği hastanedeki görevlinin ''Üstünden tank mı geçti?'' diye sorduğunu ifade etti.

        ''Bu davada sadece 2 general mi suçlu?'' diye soran Bölükbaş, kendisine işkence yaptığını söylediği Mustafa Yayla ve Yemen Türkan adlı kişilerden şikayetçi olduğunu belirtti.

        Bölükbaş, kardeşi Alaattin Bölükbaş'ın da Fatsa Çamaş Jandarma Karakolu'nda görev yapan ''Yüzbaşı Ali, Yüzbaşı Baki Merdan ve Asteğmen Refik'' tarafından öldürüldüğünü ifade etti ve ''tetiği çeken kişinin Asteğmen Refik'' olduğunu savundu.

        Senem Gülbudak ise 9 yaşındayken TÖB-DER yöneticisi babası Abdullah Gülbudak'ın gözaltına alındığını, 11 yaşında ise babasının cezaevinde ''öldürüldüğünü'' anlattı.

        Avukat İsmail Duygulu da lisedeyken alakasının olmadığı bir soygun olayı nedeniyle gözaltına alındığını, İzmir'de sıkıyönetim mahkemesinde yargılandığını ve beraat ettiğini bildirdi. Gözaltındayken 4 defa işkence gördüğünü belirten Duygulu, ayağında araz oluştuğunu söyledi.

        Nevin Aytek de 1980'de Ege Üniversitesi'nde gazetecilik ve halkla ilişkiler eğitiminin üçüncü yılında gözaltına alındığını dile getirerek, ''Burada anlatamayacağım, daha sonra yazılı olarak bildireceğim işkenceler gördüm. Cezaevinde kaldım. Okulu bitiremedim ve o yüzden devamlı bir iş bulamadım ve emekli olamadım'' diye konuştu.

        Müdahillik talebinde bulunan başka bazı kişilerin de beyanlarının alınmasının ardından mahkeme heyeti ara kararları açıkladı.

        Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nden sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında ''sistematik işkence'' yönünden soruşturma bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verildi.

        12 Eylül dönemindeki işkence iddialarıyla ilgili mahalli cumhuriyet savcılıklarına gönderilen görevsizlik kararlarının listesinin de özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nden istenilmesini kararlaştıran mahkeme, duruşmaya, bugün 09.30'a devam etmek üzere son verdi.

        GÜN BOYU YAŞANANLAR

        Evren ve Şahinkaya, duruşmaya sağlık durumlarını gerekçe göstererek katılmazken, avukatları hazır bulundu. Duruşma salonuna iddianamede ismi geçenler, müştekiler, izleyiciler, basın mensupları ve taraf avukatları alındı. Duruşmaya müdahil olarak Başbakanlık adına Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanı Sami Arslan Aşkın, TBMM adına İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile komisyon üyesi Hamza Dağ ve davaya müdahil olan siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

        ''12 Eylül'ü Unutmadık, Affetmiyoruz'' ve ''Paşalar da Maşalar da Yargılanacaklar'' yazılı pankartlar ile 12 Eylül darbesi döneminde, işkence gören ve hayatını kaybedenlerin fotoğrafları taşıyan gruplar, ''Darbecilerden hesap sorulsun'' şeklinde slogan attı.

        YURTDIŞINDAN GELDİLER

        Dava nedeniyle, Ankara'ya yurt dışından gelenler de oldu. Almanya'da yaşayan Işılay Karagöz, darbe döneminde eşi Enver Karagöz ile Artvin'de işkence gördüğünü ve eşinin daha sonra hastalanarak hayatını kaybettiğini söyledi.

        Yurda giriş yasağı nedeniyle yıllarca Türkiye'ye gelemediklerini, yakınlarının cenaze törenlerine katılamadıklarını anlatan Karagöz, ''Eşimin gözleri açık gitti. Ben de gözlerim açık gitmek istemiyorum. Darbenin tüm sorumlularının yargılanmasını istiyorum. Bu dava önemli bir başlangıç ama yeterli değil'' diye konuştu.

        Işılay, Almanya'da darbe mağduru çok sayıda kişi bulunduğunu belirterek, darbecilerden hesap sorulması için düzenledikleri imza kampanyasına katılanlardan aldığı 500 imzayla Türkiye'ye geldiğini anlattı.

        Gün boyu adliye binası önünde bekleyen gruplar, akşam saatlerine doğru dağıldı.

        ADLİYE BAHÇESİNDE ŞÜPHELİ PAKET

        Bu arada, duruşma sürerken adliye bahçesinde polis ekiplerinin şüpheli bir paketi fark etmesi üzerine, olay yerine bomba imha ekipleri çağrıldı. Çevrede güvenlik çemberinin oluşturulmasının ardından fünyeyle patlatılan paketten çöp çıktı.

        TARTIŞMA ÇIKTI

        Davaya müdahil olarak katılmak isteyenler ile mahkeme görevlileri arasında, duruşma salonuna giriş sırasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Duruşmaya izleyici olarak katılan Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, gazetecilere yaptığı açıklamada, kendisinin de bu sürecin mağduru olduğunu belirterek, ''Sadece 12 Eylül'ü yargılamak yetmiyor, bir zihniyetin yargılanması lazım. Bu zihniyet toplumun neredeyse yüz yılını aldı. Türkiye'de bütün toplumun geleceğini kararttı'' dedi.

        ''Bugün bu zihniyetin yenilgisidir'' ifadesini kullanan Zana, Türküyle, Kürdüyle bütün toplumun bu davada birleştiğini söyledi.

        SALONUN KAPILARI AÇILDI

        Mahkemeyi izlemek isteyen kişi sayısının çok fazla olması nedeniyle saat 09:30'da başlaması gereken duruşma yaklaşık yarım saat geç başladı. Duruşma salonundaki izdiham nedeniyle mahkeme başkanı, ayakta kalanlara sanık koltuğuna oturmalarını teklif etti. Ancak bu öneriyi kimse kabul etmedi. Hakim ayrıca salon içindeki izdihamdan dolayı salonun kapılarına da açtırdı.

        EVREN'İN AVUKATI YETKİSİZLİK İSTEDİ MAHKEME REDDETTİ

        Sanık avukatları erksizlik nedeniyle mahkemenin yok hükmünde sayılması talebinde bulundu. Evren'in avukatı Bülent Hayri Acar, "12 Eylül 1980-83 arası Anayasa'nın teminatında. Bu anayasayı yargılayamazsınız. Bu mahkeme yetkisiz'' dedi.

        Sanık avukatlarının bu talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Mahkeme, sanıklara isnat edilen suçun mahkemenin görev alanına girdiğini belirtti.

        ADLİ TIP RAPORU HAZIR DEĞİL

        Bu arada Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında Adli Tıp Kurumu'ndan istenen raporun henüz hazırlanmadığı belirtildi.

        "EVREN VE ŞAHİNKAYA TUTUKLANSIN"

        Müdahil avukatları Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya'nın tutuklanmasını istedi.

        DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

        Mahkeme heyeti duruşmaya saat 14:00'a kadar ara verdi.

        İDDİANAME OKUNMAYACAK

        Mahkeme başkanı Süleyman İnce, davanın bir ve iki numaralı sanıkları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın duruşmada bulunmaması nedeniyle, bugün iddianamenin okunmayacağını açıkladı.

        CHP AVUKATLARINDAN İTİRAZ

        Davanın ilk duruşmasında, Başbakanlık sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek müdahillik talebinde bulunurken, CHP avukatları bu duruma itiraz etti. CHP avukatları hükümet üyelerinin darbeden mağduriyetlerinin bulunmadığını söylediler.

        ŞOK TALEP: "KAFES İÇİNDE YARGILANSINLAR"

        Müdahil avukatlar Evren ve Şahinkaya'nın tutuklanmasını talep etti. Avukat Fikret Babaoğlu Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek’in de hasta olduğunu ve duruşma salonuna kafes içinde getirildiğini anımsatarak, Evren ve Şahinkaya’nın da kafes içinde duruşmaya getirilebileceğini savundu. Babaoğlu, Evren’in Mübarek’ten daha az diktatör olmadığını söyledi.

        MAHKEMENİN MESAİ SAATİ UZATILDI

        Mahkeme, üç gün boyunca saat 19:00'a kadar çalışma kararı aldı.

        SAVCI DOĞAN ÖZ'ÜN KIZI, 'TERZİ FİKRİ'NİN OĞLU, YILMA DURAK...

        Davada çok sayıda özel ve tüzel müdahillik talebi de oldu. Müdahillik talebinde bulunanlar arasında babası Diyarbakır Cezaevi'nde gördüğü işkence nedeniyle ölen BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Bağımsız Mardin Milletvekili Ahmet Türk, ''DİSK Davası'' sanığı CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, öldürülen Savcı Doğan Öz'ün kızı Bengi Heval Öz ile Yılma Durak, Oğuzhan Müftüoğlu, Yılmaz Kızılırmak, ''Terzi Fikri''nin oğlu Naci Sönmez, Azimet Köylüoğlu, ''Ülkü Ocakları davası''ndan yargılanan Kadir Mahir Damatlar, BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır dikkati çekti.

        Müdahillik talebinde bulunan tüzel kişilerden ise TBMM'yi temsilen TBMM Hukuk Hizmetleri Başkanı Yıldız Bezginli, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne izafeten Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanı Sami Arslan Aşkın, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Yıldırım, BDP tüzel kişiliği adına Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz Büyükekmekçi, TÖB-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya, Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, Ankara 68'liler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Koç, ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Türkiye Barolar Birliği adına Ali Sarıgül, EDP Genel Saymanı Abdullah Çiftçi'nin arasında bulunduğu birçok kişi duruşmada hazır bulundu.

        AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTENİYOR

        Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ahmet Kenan Evren ve Ali Tahsin Şahinkaya, ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek'' ile suçlanıyor.

        Suç yerinin Ankara, tarihinin ise 2 Ocak 1980 ile 12 Eylül 1980-6 Aralık 1983 arası gösterildiği iddianamede, Evren ve Şahinkaya'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ''devlet kuvvetleri aleyhinde cürümler''e ilişkin 146. maddesi ile 80. maddesi uyarınca ''ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına'' çarptırılmaları isteniyor.

        Bu arada, davayı takip etmek isteyen çok sayıda vatandaş, dernek, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi Ankara Adliyesi önünde toplandı.

        AJANSLAR

        Sibel HÜRTAŞ-Cemal DOĞAN/HT GAZETE

        12 Eylül darbesinin başaktörü Kenan Evren, Ankara Radyosu’nda ilan edilen darbeden tam 32 yıl sonra radyo binasının karşısında bulunan Ankara Adliyesi’nde anayasal düzeni ortadan kaldırma suçundan yargılanacak. Yoğun katılım beklenen duruşmada sanık sandalyesi boş kalacak. Evren’in tedavi gördüğü GATA’da düşerek omzunu çatlattığı, bu nedenle de duruşmaya katılmayabileceği belirtildi.

        EYLÜL 1980 sabahı, radyolarını açanlar TRT spikeri Mesut Mertcan’ın okuduğu darbe bildirisiyle yıllarca sürecek karanlığa uyandı. Evindeyken gece yarısı askerler tarafından radyoya getirilen ve bir odada tutulan Mertcan, sabaha karşı Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren’in imzasıyla kendisine verilen bir numaralı bildiriyi okudu: “MGK devlet yönetimine doğrudan el koymuştur.”

        Tam 32 yıl sonra bugün, 12 Eylül darbesiyle ilk hesaplaşma yaşanacak. Tarihin garip cilvesi, bu hesaplaşma, darbe ilanının yapıldığı Ankara Radyosu binasının tam karşısında bulunan Ankara Adliyesi’nde gerçekleşecek.

        Darbe bildirisi ile sokağa çıkma yasağı da tüm Türkiye çapında uygulandı. Aynı yasak yüzünden Atatürk Bulvarı da boş kaldı, sadece tank sesi duyuldu. 32 yıl sonra aynı cadde bu kez 12 Eylül mağdurlarının eylemine sahne olacak. Çok sayıda insan darbe davasını izlemek için Türkiye’nin dört bir yanından otobüslerle Ankara’ya geldi. Yoğunluk nedeniyle duruşma salonuna giremeyecek olan katılımcılar, adliye önünde eylem yapacak.

        MÜEBBET İSTENİYOR

        Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Evren ve Şahinkaya’nın eski Türk Ceza Yasası uyarınca yargılanmaları istendi:

        SUÇ: ESKİ TCK MADDE 146: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisi’ni ıskata veya vazifesini yapmaktan mene cebren teşebbüs etme.

        İSTENEN CEZA: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.

        5 GENERAL YAPMIŞTI

        12 Eylül darbesini 5 general yapmıştı. Kenan Evren, Nurettin Ersin, Nejat Tümer, Tahsin Şahinkaya ve Sedat Celasun. Sedat Celasun 1998’de, Nejat Tümer 2011’de, Nurettin Ersin ise 2005’te hayatlarını kaybetti. Milli Güvenlik Konseyi üyelerinden sadece Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hayatta.

        ÇOK SAYIDA MÜDAHİL

        Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülecek duruşma için çok sayıda müdahillik talebi yapıldı. Müdahil olmak isteyenlerin başında darbenin ardından cezaevlerine girenler, işkence görenler ve yaşamlarını yitirenlerin aileleri yer aldı. Darbeyle kapısına kilit vurulan siyasi partiler ve siyasetçiler de müdahillik talebinde bulundu. O partilerin başında ise CHP ve MHP geldi. CHP adına müdahillik başvurusunu yapan Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, “Bu sürecin gerçekten yargılanması gerektiğini düşünüyoruz. İki general yargılanarak 12 Eylül’ün aklanması sürecinin yaşatılmasını istemiyoruz” dedi.

        MECLİS DE MÜDAHİL

        Davaya, TBMM de müdahil olmak istedi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek yaptığı açıklamada, davanın 1 numaralı sanığı Kenan Evren’in “Ben kurucu iradeyim, beni yargılayamazsınız” sözlerine karşılık, darbenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1961 Anayasası- ’na göre yasama yetkisinin TBMM’de olduğunu ve “Bu yetki devredilemez” hükmünü içerdiğini vurguladı.

        Duruşmayı mahkeme salonunun fiziki şartları nedeniyle sadece 150 kişi izleyebilecek. 36 gazetecinin alınacağı duruşma salonuna müdahillik talepleri kabul edilen avukatlar alınacak.

        EVREN’İ OMZU ASKIDA

        Yoğun başvurulara karşın sanık sandalyesinin ise boş kalması bekleniyor. Bir süre önce GATA’ya yatan Kenan Evren’in omzunu çatlattığı ve bu nedenle duruşmaya gelemeyeceği belirtildi. Beyne giden iki damarı kireçlenme nedeniyle tıkalı olan Kenan Evren’in, ayağa kalkarken sık sık başının döndüğü, önceki gün sabah da bu nedenle düştüğü ifade edildi. Evren’in omzundaki kemikte çatlak olduğu, bu nedenle askıya alındığı öğrenildi.

        ŞAHİNKAYA DA HASTA

        Evren’le birlikte yargılanan sanık Tahsin Şahinkaya’nın da İstanbul GATA’daki tedavisi sürüyor. Şahinkaya’nın da mazeret bildirerek, duruşmaya gelemeyebileceği kaydedildi.

        SABAH ARAMA YAPILACAK

        Tarihi davaya saatler kala adliyede de yoğun önlemler alındı. 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman İnce, dün güvenlik görevlileri ile konuşarak, önlem almalarını istedi. Bu sabah saatlerinde mahkeme salonu, bomba uzmanı köpekler tarafından kontrol edilecek. Davayı izlemek isteyenler tek tek güvenlik noktalarından geçerek, duruşma salonuna alınacak. Tarihi dava Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 10.00’da başlayacak.

        Hükümet 12 Eylül'e müdahil oluyor TBMM 12 Eylül Davası'na müdahil oluyor CHP 12 Eylül Davası'na müdahil oluyor
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa