Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Tufan'dan sonra iki ölüm planı daha: Bora ve Atmaca!

        F tipi cezaevlerinin açılması bahanesiyle, 19 Aralık 2000’de Türkiye genelinde 20 cezaevine eşzamanlı düzenlenen operasyonun adının “Hayata Dönüş” değil “TUFAN” olduğunun açığa çıkmasının ardından tartışmalar boyutlandı.

        Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre, 11 yıl sonra açığa çıkan Bayrampaşa Cezaevi’ne yönelik müdahale planının benzerinin Ümraniye Cezaevi için de yapıldığı, biri asker 9 kişinin öldüğü bu cezaevi için hazırlanan planlara Bora ve Atmaca isimlerinin verildiği ortaya çıktı. Ümraniye Planı da Bayrampaşa Planı gibi, henüz ölüm orucu eylemlerinin bitirilmesine yönelik görüşmeler sürerken, gaz bombaları ve silahlarla operasyon yapılacağının karara bağlandığını ortaya koyuyor.

        Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün, operasyon planından haberinin olmadığını söylemesine rağmen, Ümraniye Planı’nın, operasyon öncesi Adalet Bakanlığı’nın Üsküdar Başsavcılığı’na verdiği, “Jandarmadan talepte bulunun” talimatıyla yaşama geçirildiği de anlaşıldı.

        İki ayrı plan yapıldı

        Operasyonun Ümraniye Cezaevi ayağına ilişkin, 399 hükümlü ve tutuklu hakkında açılan davanın dosyasında yer alan Ümraniye Harekat Planı, 11 yıl sonra günışığına çıkan Bayrampaşa Harekat Planı’nı doğruluyor.

        Planlarda, 12 Aralık 2000 günü, Jandarma Komando Asayiş Komutanlığı’nın İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı’nın harekât kontrolüne verildiği, komutanlığın aynı gün İstanbul’a hareket ettiği belirtildi. Bu, Adalet Bakanlığı’nın F tipi cezaevlerinin 4 aydan önce açılmayacağını açıkladığı, aydınların ölüm oruçlarını sonlandırmak için aracılık yaptığı 12 Aralık 2000’de, 19 Aralık’ta yapılacak operasyonun kararının çoktan alındığını ortaya koydu. Bayrampaşa Planı’nda da aynı yönde bir ifadeler yer alıyor.

        ‘Acil sorgu yapın’

        Planlarda, Ümraniye müdahalesinin Bayrampaşa’daki operasyondan sonra başlayacağı, yoğun gaz bombası kullanılacağı, denge prensibine uygun silah kullanılacağı, kesici aletlere misli ile karşılık verileceği gibi bilgiler yer alıyor.

        Planlarda, teslim alınan mahkumlara “acil sorgu” yapılarak istihbarat elde edileceği de belirtiliyor. Bu ifade, cezaevinde işkence gördüğünü iddia eden mahkûmlarca “işkence talimatı” olarak nitelendirildi.

        Bakanlıktan savcıya: Kriptoludan ara

        Planların “faraziyeler” başlıklı bölümünde, “Birkaç infaz koruma memurunun gönüllü olarak rehine olabileceği” belirtildi. Faraziyelerden “savcılığın talepte bulunmasına” ilişkin seçeneğin Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla yaşama geçirildiği anlaşıldı. Dönemin Üsküdar Başsavcısı Kemal Canbaz’ın düzenlediği dosyada yer alan tutanakta, Adalet Bakanlığı’ndan makamının arandığı, telefonda söylenemeyecek bazı talimatların verileceğinin, bunun için jandarmaya giderek oradaki kriptolu telefondan arama yapması gerektiğinin söylendiği belirtildi.

        Tutanakta, bunun üzerine jandarmaya gidildiği, bakanlıkla görüşüldüğü, bakanlığın, mahkumlara müdahale edileceği bunun için İl Jandarma Komutanlığı’na yönelik gerekli talep yazısının hazırlanmasının istendiği, talimat uyarınca gerekli yazının hazırlandığı kaydedildi.

        1 asker nasıl öldürüldü?

        Biri asker 9 kişinin öldüğü Ümraniye Cezaevi’nde yaşamını yitiren askerin “teslim ol” çağrısına ateşle karşılık veren mahkumların kurşunuyla öldüğü iddia edilmişti. Ancak, sonradan bunun doğru olmadığı, kurşunun güvenlik güçlerinin kullandığı tipte bir silahtan çıktığı anlaşılmıştı. Savcılık, 399 mahkumun bu suçtan beraatini istedi.

        ‘Dalga geçer gibi hayata dönüş dendi’

        HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, “Hayata Dönüş” operasyonunu devletin “aldatmacası” olarak değerlendirdi. 2000’de Bayrampaşa mahkumları ve devlet kurumları arasında, Yaşar Kemal ile arabuluculuk girişimi yapan Bekaroğlu, “Hayata Dönüş” operasyonuna ilişkin, “Milletle dalga geçer gibi ‘Hayata Dönüş’ adı verildi” şeklinde konuştu.

        Bekaroğlu, BBC ile yaptığı mülakatta, “Devlet bu ölüm oruçlarını fırsat bilerek cezaevlerine bir operasyon yaptı. Üstelik de milletle dalga geçer gibi buna ’Hayata Dönüş’ adını verdi” şeklinde konuştu. Söz konusu dönemde, “Devlet bizi aldattı. Devlet burada zaten bir operasyon planlıyordu, bizi de kullandı.

        Sadece bizi değil medyayı ve kamuoyunu da psikolojik harbin bir aracı yaptı” şeklinde bir açıklama yaptığını hatırlatan Bekaroğlu, “Sorumlu merciler ciddi bir şekilde delil karartıyor” dedi.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa