Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

GAZETE HABERTÜRK / LEVENT ÖZÇELİK

Geçen yıl sonbaharda kapısından dönmüştüm Göynük’ün. Şimdi Göynük ya da diğer adıyla Diyar-ı Akşemseddin’e geldim. İlk göze çarpan kaçınılmaz olarak Göynük’ün sembolü ünlü kule. Minik köprüler, dar sokaklar, köşe başlarında çeşmeler... Eski kiremitli çatılarıyla birbirinin önünü kesmeyecek şekilde yerleştirilmiş Göynük evleri. Nereden başlamalıyım derken 10 yaşlarında iki çocuk belirdi yanımda. “Abi sana Göynük’ü anlatalım mı?” “Oturun bakalım” dedim. Ümit ve Oğuzhan, birbirinin sözünü keserek hızla anlatmaya başladı. Evvela Gazi Süleyman Camii ve Hamamı. “Cami yandı, Gazi Paşa ‘Bir kere daha yapalım’ dedi. İnşaat sırasında bir işçi getirdiği taşı koymadan dönünce Paşa; ‘Niye taşı yerine koymadan götürüyorsun’ diye sordu. İşçi; ‘Kirli olduğum için taşı yerine koymadım’ diye cevap verdi. Bunun üzerine Gazi usta başına emir vererek caminin yanına bir de hamam yapılmasını emretti” diye başlayıp Akşemseddin Hazretleri’yle devam ettiler: “Fatih Sultan Mehmed’in hocasıydı Akşemseddin Hazretleri. 1389’da doğdu, 1459’da vefat etti. 1464’te türbesi yapıldı. 7 yaşında hıfzını tamamladı, 99 bitkiden ilaç yaptı. Bize bulaşan ilk mikrobu buldu. Hacı Bayram Veli’den ders aldı. Gerçek ismi Şeyh Mehmet Şemsettin Bin Hamza’dır. 15. yüzyılın önemli alimlerinden biridir. ‘Neden Akşemseddin’ demişler? Ak sakallı ve giyim kuşamı beyaz olduğu için. Tarihi Kule’ye gelince, eskiden saat kulesiydi. 1922’de yapıldı...” diye anlattılar...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ