Kim İslamcı kim daha İslamcı?
"Mısır ve Tunus'ta yaklaşan seçimlere kimin İslamcı ve kimin daha İslamcı olduğu üzerine yürüyecek tartışma damgasını vuracak"
HABERTURK.COM DIŞ HABERLER SERVİSİ
Mısır, Tunus ve Libya'da sonuca ulaşan ayaklanmaların ardından, şimdi de Mısır'da Kasım Tunus'ta da Ekim aylarında gerçekleştirilecek seçimlerin ardından ortaya çıkacak siyasi tablo tartışılmaya başlandı.
New York Times'tan Anthony Shadid ve David.D Kirkpatrick'in "Activists in the Arab World Vie to Define Islamic State"(Arap dünyasındaki aktivistler İslami devleti tanımlamak için mücadele ediyorlar) adlı makalesinde, aktivistlerin bütün bölgede siyasi düzlemde karar verici düzeyde bir güç kazanma ihtimalinin belirmesiyle birlikte oluşacak yeni düzenin niteliği hakkında daha önce görülmemiş düzeyde bir tartışma içine girdikleri söyleniyor.
EN ACİL SORU: AÇIK TOPLUMDA İSLAM KAİDELERİ NASIL UYGULANACAK
Aktivistlerin cevap bulması gereken en ciddi ve aciliyet taşıyan sorunun ise, çok somut ihtiyaçlara seslenen daha açık toplumlarda İslami kaideleri nasıl uygulayacakları olduğu, bu sorunla yüzleşecekleri söyleniyor. Bunun ise devirdikleri otoriter ve görünüşte seküler olan eski rejimler ile uzun ve bazen de kanlı çatışmalar yaşayan aktivistler için kolay olmadığı ima ediliyor.
Sonra da Türkiye, Mısır ve Tunus karşılaştırmalarına geçiliyor;
"Türkiye ve Tunus'ta,İslami prensipler üzerine kurulan kültürel olarak muhazafakar partiler daha demokratik ve toleranslı gördükleri vizyona sahip çıkmak için İslamcı tanımlamasını ret ediyor."
Mısır'da benzer bir itkiden hareketle giderek artan sayıda politikacının ve partinin Türkiye'den esinlenen bir modeli tartışmaya başlamasıyla Müslüman Kardeşler'in içinde bir bölünme başladığına değiniliyor, buna ters tepki olarak da bu grup içinde yer alan gelenekselcilerin faizsiz bankacılık sistemi ve zorunlu dini vergileri uygulamak ve dinsiz söylemleri sansürlemek gibi eski İslamcı fikirlerle de 'flört ettiği' vurgulanıyor.
TARTIŞMA ARTIK KATI VE DAHA LİBERAL İSLAMCILAR ARASINDA
"Tartışma o kadar derin ki bölgedeki pek çok kişi artık artık en önemli mücadelenin İslamcılar ve seküleristler arasında değil, daha ziyade daha katı ve daha liberal yaklaşımlara sahip İslamcılar arasında meydana gelebileceğine inanıyor."
"Yeni Anayasa çalışması amacıyla oluşturulacak kurucu meclis içinde yapılacak seçimlerde en büyük oyu alması düşünülen Ennahda partisinin lideri Tunus'lu İslamcı Reşit Gannuşi'nin biyografisini yazan akademisyen Azzam Tamimi, 'Gelecekteki mücadele bu'..." Gelecekte gerçek mücadele dindar bir toplumun arzularını kimin yerine getirebilme kapasitesine sahip olduğu üzerinden, kim İslamcı kim seküleristten ziyade kim İslamcı, kim daha İslamcı üzerinden yürüyecek.' dedi."
MISIR VE TUNUS'TAKİ GİRİŞİMLERE KARŞIN...
"Bölge, Mısır'da ve Tunus'ta İslamcıların seçimlere ve siyasete yönelik girişim örneklerine şahitlik ediyor olmasına karşın, Libya'da devleti tepeden(ilk basamaktan) kurma girişimleri ve Suriye'deki diktatörlüğe alternatif bir devlet tasarlama, onların bölgenin henüz embriyonik düzeydeki siyasetine yönelik en güçlü adımı."
Ardından, Kahire'deki Notre Dame Üniversitesi'nde İslam hukuk ve siyaseti öğretim üyesi olan İmad Şahin'in " bu bir dönüm noktası" sözüne yer veriyor.
Makalenin devamından diğer bazı bölümler;
BÖLGEDE POST İSLAMCI NOSYON VE TÜRKİYE FAKTÖRÜ
"Tartışmaların merkezinde İslamcı bir muhitten çıkma fakat seküler devletin gerekli olduğunu da kabul eden yeni bir siyasetçi tipi var. Bazı akademisyenler bu mevcut durumu tanımlamak için "post İslamcı" tabirini kullanıyor. Bunun önde gelen örneklerinden biri başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve entellektüellerinin Mısır'daki Müslüman Kardeşler ve Tunus'taki Ennahda Partisi'nin genç üyeleri ile paylaşılan deneyim ve ortak miras'tan bahsettiği AK Parti.Türkiye'de olduğu gibi Tunus da on yıllarca kendisini asla muhafazakar nüfus ile uzlaştıramayan, devlet güdümlü bir sekülerizm ile karşı karşıya kaldı.
Tunuslu İslamcı Gannuşi Erdoğan'ın partisinin başarabildiği bazı şeyleri ortak arzu olarak söylüyor ve öneriyor: özgürlükleri koruyan bir sistemin içinde faaliyet gösteren fakat derin bir şekilde dindar bir parti tarafından yönetilen zengin demokratik bir Müslüman devlet.
'NİÇİN TÜRKİYE DURURKEN TALİBAN VE SUUDİ MODELİNİ ALALIM?'
"Eğer Bin Ladin'den Erdoğan'a bir İslami yelpaze varsa, Hangisi İslam?" diye soruyor Gannuşi sekülerlik eleştirisi üzerinden son zamanda yürüyen bir tartışmada. "Niçin Taliban ya da Suudi modeli gibi bizim düşüncemizden uzak bir modeli koyalım, modernlik ile İslamı kaynaştıran Türkiye, Malezya ve Endonezya modelleri gibi bize daha yakın başka başarılı İslam modelleri var iken?" diyor.
POST İSLAMCI VİZYON SADECE TUNUS'LA SINIRLI DEĞİL
Arap post İslamcılığı nosyonu sadece Tunus ile sınırlı değil. Libya'daki en önemli İslamcı politik lider Ali Salabi Gannuşi'yi alıntılıyor. Eski bir Müslüman Kardeşler lideri olan ve Mısır'da başkanlık için yarışan Abdel Moneim Abou El Fotouh, devlet İslam hukukunu yorumlamaktan ya da bu hukukun uygulanmasını zorlamaktan, dini vergiler yürürlüğe koymaktan ya da bir kişiyi cinsiyeti ya da dininden dolayı başkanlık seçimlerine katılmaya alıkoymaktan kaçınmalıdır diyen, gruptan yeni kopan, bir takım siyasi partiler ile birleşti.
'SUUDİ ARABİSTAN'IN KATI DİNCİLİĞİ TÜRKİYE'DEN DAHA AZ İSLAMCI'
Müslüman Kardeşler'in gençlik kanadından üç lider tarafından kurulan bir parti, Mısır bölgedeki ortak Arap ve İslam kültürünü paylaşırken, ortaya çıkan politik sistem Batı'da olduğu gibi bireysel özgürlüklerin korunmasını güvence altına almalıdır dedi. Bu liderlerden biri olan İslam Lütfü ile yapılan bir röportajda, Lütfü görünüşte Kuran'ın anayasa olduğu Suudi Arabistan'ın katı dini krallığı Türkiye'ye göre daha az İslamcıdır"... "o İslamcı bir devlet değil, diktatörlük" dedi. Lütfü kısa bir süre önce Müslüman Kardeşler'den, yeni bir parti kurmaya başladığı, için çıkarıldı.
MISIR MERKEZ PARTİSİ KENDİSİNİ AK PARTİ'NİN EN YAKIN MUADİLİ OLARAK GÖRÜYOR
"Ne seküleriz ne de İslamcıyız ikisinin arasındayız"
Mısır'ın Merkez partisi, ki 16 yıldır devrilen hükümetten siyaset yapmak için onay alma mücadelesi vermişti, post İslamcı nosyonu detaylandırmak konusunda( nosyana katkı sunmada) daha ileri de gidebilir. Kurucusu olan Abul Ela Madi uzun zamandır dini ve liberal güçler arasında arabulucuk yapmaya çabalıyor, hatta bir takım ortak prensipler ile ortaya çıktı geçen ay. Tunus'taki Ennahda Partisi gibi, İslamcı terimini kabul etmiyor ve diğer ilerici İslamcı aktivistleri gibi kendi grubunu Erdoğan'ın partisine Mısır'a en yakın eşdeğer olarak nitelendiriyor.
Diyor ki" biz ne seküler ne de İslamcıyız".."ikisinin arasındayız".
Lütfü Mısırlı İslamcıların da Türkiye'dekine benzer, seçim odaklı bir evrime girmesini umuduğunu söyledi, aktivistlerin kendileri çok yakın karşılaştırma yapılması konusunda ikazda bulunsalar bile. "Caddelere çıktılar ve toplumun sadece türbandan değil yolsuzluktan da kaygı duyduklarını anladılar." dedi.
FAKAT KATI SÖYLEMDE DEĞİŞİKLİKLER YAPMAYI İNATLA SÜRDÜRENLER DE VAR
Fakat Mısır'daki en güçlü akım hala Müslüman Kardeşler tarafından temsil ediliyor ve söylemde bir takım değişiklikler yapmaya karşı koymayı inatla sürdürüyorlar.
Örneğin Mahmud Gozlan adlı bir Müslüman Kardeşler sözcüsü Türkiye'yi zinayi suç unsuru olarak görmekte başarısız kalarak İslam hukukunu ihlal etmekle suçluyor. "Seküler sistemde, bu kabul görür ve zina yapanı hukuk korur."... "şeriat kanunlarında bu bir cezadır." dedi.
Bu makaleden çıkan sonuç; kıran kırana geçmesi muhtemel Mısır ve Tunus seçim yarışında partiler bir yandan söylem tartışması yaparken öte yandan Türkiye ve Türkiye'ye olan bakış da bu siyasi mücadele esnasında önemli bir referans noktası olarak alınacak gibi.