Avukat Faruk Cevdet Oğuz: Bilişim anlayışı değişmeli
ANDİS Hukuk Danışmanlığı Avukatlarından Faruk Cevdet Oğuz, "Bilişim ve medya sahasının daha sağlam ve etkin bir hukuki zemine oturması adına yapılması gereken ilk şey, bu sahaya ilişkin anlayışımızı değiştirmektir. Devletler, insanlar, muhtelif kurum ve kuruluşlar, hala içinde yaşadığımız bilişim çağına ve bu çağın sunduğu imkânlara, bu çağa özgü gelişmelere "özel, sıra dışı" bir olgu gibi bakıyor. Halen "gerçek dünya/sanal dünya" ayrımı yapılıyor. Hukuk, sosyal ilişkiler vs. bu ayrıma göre şekilleniyor" dedi
Bilişim ve Medya Hukuku alanında çalışmalarıyla bilinen Avukat Faruk Cevdet Oğuz, “Günlük hayatımızda da neredeyse hayatımızın bütününe hâkim olan bir düzene “sanal, özgün, sıra dışı” muamelesi yapıyoruz” diyen Avukat…, “Sözgelimi sanki günlük hayatta kâğıttan mektuplarla, posta yoluyla haberleşiyoruz da elektronik iletişim faaliyetini sanal, aslının yerine “kısmi tatmin sağlamak üzere” gerçekleşen bir faaliyet gibi görüyoruz. “Gerçek/sanal” ayrımını yeniden gözden geçirmeli, “sanal” sıfatı taktığımız birçok faaliyeti “gerçek” kategorisine dahil etmeliyiz. Zira doğru hukuk üretmek, toplumsal ilişki ve algıların doğru anlaşılması halinde mümkündür” şeklinde konuştu.
Oğuz, sözlerini şu şekilde sürdürdü: Bir kişinin özel hayatına ilişkin rencide edici bir görüntüsü internette yayınlandıktan ya da bilişim araçları vasıtasıyla bir terör eylemi gerçekleştikten sonra adli hizmet sunmaktan daha önemli olan, bu olayların hiç yaşanmamasını sağlayacak nitelikte önleyici hizmet faaliyeti yürütmektir. Bilişim sahasında daimi olarak sanal devriye ve tarama faaliyeti yürütülmeli, cezai hükümler gözden geçirilmelidir.”
"YARGI DENETİMİNE AÇIK TEDBİRLER ALINMALI"
Bilişim dünyasını, her gelişmenin ardından yasa yaparak yakalanamayacağının altını çizen Avukat Oğuz, “Genel kural ve yaptırımlar yasayla belirlenmeli ve yürütme organı, bilhassa suç işlenmesini önleme ve bu yönde gelişen her eyleme karşı önleyici tedbir alma açısından yetkili kılınmalıdır. Alınacak tedbirler; kardeşlik hukukunu ve insan haklarını hedef alan her türlü eylemin sonuçlarını bertaraf etmeyi temin edecek ölçüde, yargı denetimine açık olacak şekilde genişletilmelidir” dedi.
"KAYIT DIŞI İLETİŞİM İLE MÜCADELE EDİLMELİ"
Türkiye'de halen çok sayıda sahte kimlikle temin edilmiş GSM ve internet hatlarının faaliyette olduğunun altını çizen Oğuz, “Birçok kurumsal medya organına ait internet sitesine üye olup yorum yayınlamak için bile gerçek kimlik bilgileriyle kayıtlı olmak gerekmiyor. Suç işlenmesine araç olan birçok site yönetimi de yurtdışında... Bu şartlarda adliyeler, failleri bulup cezalandırmak açısından etkili faaliyet yürütemiyor. Kayıtdışı iletişimi azaltmak gerekiyor. Bu amaçla GSM ve internet hattı üyelikleri kişilerin gerçek kimliğini teyit etmeyi şart kılan usullere bağlanmalı, yine sitelere üye olup yazı yayınlama hakkı da ancak teyit edilebilir gerçek kimlikle kayıt olma şartına bağlı kılınmalı ve aksine kullanım da cezai yaptırımlarla, önleyici tedbirlerle engellemelidir” şeklinde konuştu.
Oğuz, “Kaynağı, altyapısı bize ait olmayan bir etkileşim ağıyla karşı karşıyayız ve böyle bir sistemi tümden kayıt altına alıp kontrol edebilmek mümkün değildir.. Ancak biz kayıtlı ve güvenli bilişim sahasını mümkün olduğu ölçüde genişletebilirsek, bu sahaya yönelik talepler artacak ve bu da kayıtdışı sahanın önemini yitirmesine, dolayısıyla hukuka aykırı eylemlerin kendiliğinden azalmasına vesile olacaktır” dedi.