Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Amaçsızlık kalp hastalığına neden olur mu? | Sağlık Haberleri

        Onur ŞAHANOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

        Journal of Biobehavioral Medicine Dergisi’nde yayımlanan bir makaleye göre kalp rahatsızlığından ölenlerin % 99’unun ortak özelliği “Hayattaki amacınız nedir?” sorusuna yanıt verememeleri. Dr. Alan Rozanski ve ekibinin yaş ortalaması 67 olan 136 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmanın sonucuna göre mutlu bir hayat yaşayanlar ise pozitif duygularla dolu bir hedefe sahip olanlar. HABERTÜRK, dünyada ses getiren bu araştırmayı uzmanlara sordu...

        Kalp Vakfı Başkanı Prof. Dr. Çetin Yıldırımakın

        ‘DUYGUSAL BAĞLARDAKİ ZAYIFLIK TEMEL NEDEN’

        Araştırmayı yakından biliyorum. Son dönemde yapılmış en kapsamlı, en doğru çalışmalardan biri. Stres ve duygusal bağlardaki zayıflık kalp hastalığının temel nedenleridir. Bunların yanı sıra amaçsızlık da kalp rahatsızlıklarıyla yüzleşmede en az stres kadar rol oynar. Günümüz toplumlarında yaşamın zorluğu, stres ve amaçsızlığın temel nedenleridir. Amaçsız insanlar, hobisi dahi olmayan insanlar olduğu için kalp hastalıklarından daha büyük zarar görürler. Araştırmadan çıkan sonuç fevkalade doğrudur, altına imzamı atarım.

        Psikolog İlkim Öz

        ‘AMAÇLAR İNSANA DİRENÇ KAZANDIRIR’

        Doğrudan bir etkisi yoktur. Ancak azımsanamayacak derecede de bir etkisi olduğunu biliyoruz. Amacı olanlar hayata daha sıkı tutunan ve mücadele eden insanlardır. Amacına ulaşan ya da ulaşmak için yol alan insanlar mutlu olurlar. Mutluluk hormonu vücuttaki tüm hastalıklarda olduğu gibi kalp hastalığında da direnci artırır. Sağlıklı yaşayabilmemiz için amaçlarımız olmalı. Aile ve sorumluluklar insana amaç, amaçlar ise direnç kazandırır.

        Cerrahpaşa Tıp Fakül. Kard. Böl. Öğ. Üy. Prof. Dr. Hakan Karpuz

        ‘MUTLULUK HORMONUNU DA DESTEKLER’

        Ortaya çıkan sonuç bilinen, doğru bir sonuçtur. Tek başına yeterli bir faktördür diyemem ama önemli bir faktördür. Amacı olan insan kendine dikkat eden ve uzun yaşamak isteyen insandır. Amaç, mutluluk hormonunu da destekler. Psiko-sosyal faktörler her hastalıkta artık önemli rol oynuyor.

        Kardiyolog Ahmet Sağbaş

        ‘DUYGUSAL SONUÇLARA BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİL’

        Stres, gerginlik ve negatif duygular kalp krizi riskini artırır. Kalp krizleri ölümle neticelenmesi beklenen bir sonuçtur. Ölen insanların yüzde 99’unun amaçsız insanlar olması bana pek inandırıcı ve mantıklı gelmiyor. Zaten kalp krizini öncelikli olarak hayat felsefesi ve duygusal sonuçlara bağlamak doğru değil. Baz alınması gereken nokta, kriz sonrası damarda ne kadar tıkanıklık söz konusu olduğudur. makaleyi yayımlayan dergi, insanları olumlu düşünmeye ve hayat felsefesi oluşturmaya yönlendirmeyi hedeflemiş diye düşünüyorum.

        Türkiye Kardiyoloji Derneği Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu

        ‘KALP HASTALILARI TEK FAKTÖRE BAĞLANAMAZ’

        “Kalp hastalıkları tek faktöre bağlanamaz. Çevre faktörü, duygusal faktör, gen faktörü gibi birçok neden vardır. Araştırmaların sonucunda cımbızla bir şeyleri seçerek bu yüzden oluyor denilemez. Keşke “amaç” tek çözüm olsa, biz de hastaları bu doğrultuda tedavi etsek. Amacı olan insanlar kendilerine iyi bakarlar, dikkatli yaşarlar. Bu nedenden ölüm süreleri daha geç oluyor. Amaç önemlidir ancak tek başına yaşam kurtarmaz.

        İstanbul Üniv. Kard. Anabilim Dalı Öğ. Üyesi Prof. Dr. Faruk Erzengin

        ‘DOĞRUDUR AMA HER ZAMAN TUTARLI DEĞİLDİR’

        “Hayata tutunan insanlar, amaçları olan insanlar daha uzun yaşarlar. Bu konuda yapılan araştırmalarda insanlar emekli olduktan sonra çalışmaya devam ediyorlarsa yani bir amaç uğrunda hareket halindeyseler, daha uzun yaşıyorlar. Ancak bu araştırma doğru olmakla beraber her zaman tutarlı da değildir. Mustafa Kemal Atatürk en büyük amacı olan insandı ama hastalığına yenik düştü. Kendine iyi bakmak, gerekli şekilde yaşamak ve genler bu konuda çok önemli. Her hastalıkta olduğu gibi kalp rahatsızlıklarında da en az yüzde 35 gen etkisi vardır. Çan eğrisine alırsak araştırma sınıfı geçer ancak sınıfta kalan noktaları da vardır.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa