Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema 2000’li yılların en iyi 10 İngiliz aksiyon filmi
        • 8

          KINGSMAN: GİZLİ SERVİS (2014)
          (Kingsman: The Secret Service)

          Yönetmen Matthew Vaughn, Tarantino’nun “Kill Bill”de Uzakdoğu dövüş filmleriyle yaptığını İngiliz ajan filmleri geleneğiyle yapıyor; giderek ciddileşen James Bond serisine eğlenceli bir alternatif getiriyor. Türün genel yapısını saygı ve tutkuyla korurken, trükleri ve klişeleriyle ince ince dalga geçmeyi ihmal etmiyor. Öykü de yabana atılır gibi değil: İngiliz aristokrasisi ve halkı, global sermaye ve yönetici sınıfın kibrine karşı omuz omuza...

        • 9

          DUNKIRK (2017)

          1940 yılında Alman ordusu, müttefikleri Fransa’da Manş Denizi kıyısındaki Dunkirk’te sıkıştırır. Sahile yığılan askerlerin, hava saldırıları sırasında kaçacak yeri yoktur. Askerleri almaya gelen gemiler, uçaklar ve denizaltıları için kolay hedeftir. Üstelik sahilde gemilerin yanaşacağı bir iskele de bulunmaz. İşte böyle bir ortamda sivil tekneler, askerleri kurtarmak için ateş altındaki Dunkirk’e doğru yola çıkar. Dunkirk Savaşı, İngiltere için büyük bir yenilgiyse, ‘Dunkirk tahliyesi’ 5 yıl sonra gelecek zaferin ilk adımıdır. Yönetmen Christopher Nolan, Dunkirk tahliyesine karadan, denizden ve havadan olmak üzere üç açıdan bakıyor. Dunkirk’te Alman ateşinden kurtularak sahile çıkan genç asker Tommy’nin yaşam mücadelesini, Alman uçaklarını püskürtmeye çalışan pilotların hava savaşını ve İngiltere’den kalkan bir teknenin yolculuğunu paralel olarak anlatıyor.

        • 10

          TAM GAZ (2017)
          (Baby Driver)

          Öykü, sevdiklerini kaybetme korkusuyla son bir işe girmeye mecbur kalan temiz kalpli genç Baby’nin (Ansel Elgort) kötülere karşı verdiği mücadele üzerine kurulu... Kötü adamlar, Baby’nin başını giderek daha çok belaya sokuyor ve onu tam bir çıkmaza sürüklüyorlar. Baby’nin kötülüğe karşı tek yapabildiği ise otomobil sürmek ve her şeyi geride bırakıp kaçmak... Sürekli müzik dinlemesinin nedenini, kulaklarındaki çınlamayla ilişkilendiriyor ama şarkılar onun için bir kaçış yolu. Müzik sayesinde kötü adamların bayağılığından kurtulmak, zorla katıldığı soygunları bir çeşit ‘video oyunu’na dönüştürmek istediği kesin. Zaten filmin kırılma anı, kan ve şiddetin, sürüş keyfine izin vermeyecek bir noktaya gelmesi… Seyir keyfini artıran unsurlardan biri, Baby’nin dinlediği şarkılar... Soul, rythm & blues ağırlıklı olarak başlayan, rock akorlarına ve elektronik tınılara kadar uzanarak geniş bir yelpazeye yayılan şarkılar filmi şıklaştırıp aksiyona kıvam verirken, Baby’nin kişiliğini ve hayal gücünü de yansıtıyorlar. Yönetmen Edgar Wright’ın masa başında çok iyi planlayıp, şahane şekilde çekip kurguladığı birbirinden güzel otomobil takip sahneleri sayesinde su gibi akıp giden bir film.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa