Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi Kokunun esiri miyiz?

        Aysun ÖZ KAŞİ / HT CUMARTESİ

        aysunoz@htgazete.com.tr

        Karşımızdakini etkileme konusunda önemli bir silah koku. Yoksa dünya parfüm pazarı 50 milyar dolara ulaşır mıydı? Ancak bu, insanlık için yeni bir durum değil. Eski Mısırlılar güzel kokmak için günlük ağacı, reçine ve terebentinden esanslar elde ederken Romalı şair Ovidius’un övdüğü kokular, güherçile ve mür ağacından çıkan sarı sakızdan yapılıyordu. Hatta “Unguentarii” olarak adlandırılan parfüm dükkânlarının Roma’da bir semti boydan boya kapladığı biliniyor. Kokuların etkisi ve nasıl kullanıldığı destanlara bile konu olmuş... M.Ö. 8’inci yüzyıla ait İlyada Destanı’nda Tanrıça Hera’nın Zeus’u baştan çıkarmadan önce, vücudunu kokulu yağlarla nasıl ovduğu anlatılıyor.

        KOKUYLA DENGELENEN GÜÇ

        Böyle bakıldığında güzel kokular hep kadınlar için erkeklere karşı kullanılsın diye üretilmiş görünüyor. Oysa erkekler de güzel kokulara kadınlar kadar ilgi göstermiş. Doğu kültüründe kokunun cinsiyeti yok, bir erkek gül kokusunu rahatlıkla kullanabiliyor. Batı’daysa feminen olarak kabul edilen floral notlar kadınlara ait, aromatik kokular maskülen kabul edilerek erkekler için üretiliyor. 19’uncu yüzyıl başında Avrupa’da koku kültüründe “feminizasyon” yaşanıyor. Sosyal olarak da büyük bir değişimin yaşandığı bu tarihlerde, aristokratlar arasında parfüm kullanımında bir ayrım yok. Burjuva sınıfındaki erkeklerse parfüm kullanımını tamamen kadınlara bırakmışlar. 20’nci yüzyılla birlikte parfüm kullanmaya geri dönen erkekler için koku, gücün de göstergesi olmuş. Yüzyılın başında ağır kokuları tercih eden beyler, kadın-erkek arasındaki güç dengelerinin değişimiyle birlikte kokularını yumuşatmaya başlamış. Eşitliğin konuşulmaya başlandığı, sosyal mesafenin azaldığı tarihlerden itibaren, parfümde de cinsiyet sınırları karışıyor. Unisex parfümlerin satışları her geçen gün artıyor.

        YARDIM MELEKLERİNİ HAREKETE GEÇİRİYOR

        Hoş kokular içimizdeki yardım meleklerini bile harekete geçirebiliyormuş. İskoç psikolog Robert Baron, Cinnabon ve Coffee Beanery gibi yoğun kokuların bulunduğu mekânlarda insanları incelemiş ve bu kişilerin “kazara” kalemini düşürmüş ya da bozukluk isteyen bir yabancıya yardımcı olmaya ciddi biçimde daha yatkın olduklarını tespit etmiş. Gelelim kokunun kadınerkek ilişkisindeki etkisine... Sekste burun önemli bir rol oynuyor. Gilbert’in yazdığına göre Teksas Üniversitesi’ndeki bir araştırmada erkekler, kadınların yumurtlama dönemine yakın zamanlarda giydikleri tişörtlerin diğer zamanlardakine göre daha hoş ve seksi koktuğunu söylüyor. Eğer her zaman yumurtlama dönemindeki kadar güzel hatta daha da güzel kokmak istiyorsanız sezonun parfümlerine göz atın.

        YENİLER

        Gençlik sarmalı

        Ünlü Amerikalı doktor Lou Rinaldi tarafından geliştirilen, farklı bir teknoloji içeren Helix–D Yüz ve Göz Serumu, uluslararası araştırma laboratuvarlarında çalışan çok sayıda bilim adamı tarafından ABD’de geliştirildi. Serumun en önemli özelliği, etken maddesi olan peptidleri ayrı ayrı içerisindeki sarmalda muhafaza ederken, kullanım anında birleştirmesi. Böylece aktif maddeler, cilde hızlı ulaşıyor.

        Pürüzsüz cilt

        Sevil Parfümeri’lerdeki Methode Jeanne Piaubert markasının yeni geliştirdiği Fundamental Anti-Ageing Facial Night Cream, gece aktive olarak kök hücreleri korumaya yardım ediyor. Ve uygulamanın ardından cildin bir alt katmanı epidermisin rahatlamasını ve daha pürüzsüz hale gelmesini destekliyor.

        Lüks parfüm

        Mesela lüksün temsilcisi Hermes’in gün ışığını temsil eden yeni parfümü Jour d’Hermes, tam bir çiçek kokusu. Zira yaratıcısı JeanClaude Ellena “Söz konusu bir kadın olduğunda, parfüm kesinlikle çiçeksi mi olmalıdır? Peki o zaman öyle olsun, fakat binlerce çiçek olsun” diyor. Çiçeklerden ilhamını alan parfüm, ekşi greyfurt ve yeşil limon kokularıyla açılıyor. Güneşin veda ederkenki hali gibi yavaşça ortaya çıkan odunsu kokularsa parfümün alt notası. Sezonun bir diğer iddialı ve lüksü simgeleyen kokusuysa, Fransız parfümünün üç ustasının yeteneklerini birleştirdiği Lancôme’dan La Vie Est Belle. Geleneksel kodları kırmak için yola çıkan Olivier Polge, Dominique Ropion ve Anne Flipo iris çiçeğiyle, bilinen en kadınsı parfümlerden birini sunuyor. Gereksiz materyallerden kaçınan ustalar, sadece 63 adet bileşim kullanmış.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa