Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Christian Louboutin: Kadın vücudunun farklı bölgeleriyle ilgileniyorum

        Mayıstan bu yana bir sır saklıyorum! Yakın çevrem sır tutamadığımı çok iyi bilir ama Christian’a söz vermiştim bir kere ve bu sırrı 4 ay tuttum! Christian Louboutin, yeni çıkaracağı ürün lansmanı için mayısta Lizbon’a davet etti. Ama ürün piyasaya çıkana kadar da ne olduğunu sır olarak saklayacaktım.

        Önce kırmızı tabanlı ayakkabıları, ardından ojesi ve rujuyla kadınların başını döndürmeyi başaran Christian, şimdi de üç farklı parfümüyle büyülemeyi amaçlıyor. Parfüm tanıtımını bir yönetmen gibi tasarlayan Christian, ismine yakışır şekilde ‘teatral’ ve unutulmaz bir sunum yaptı. Casa do Leao’da öğle yemeği sırasında tartışan çift, tramvay gezisinde tramvaya binip inen genç kadın ve akşam yemeğindeki etrafta dolaşan vamp güzel... Neden ve nasıl bir araya geldiğimizi anlayamasak da ikinci gün 17. yüzyıldan kalma Palacio Fronteira’ya geldiğimizde yine aynı üç güzel kadını gördüğümüzde sır bir anda çözüldü. Louboutin üç yeni kokusunu, onları temsil eden bu kadınlarla tanıtıyordu. Yönetmenliğine de kocaman alkış... Christian’a göre parfüm de tıpkı kırmızı tabanlar gibi ‘iz’ bırakmak için tasarlandı. Christian Louboutin yeni projesini ilk kez HT Pazar’a anlattı.

        ‘KADININ ÇOK YÜZÜ VAR’

        Kırmızı tabanlı ayakkabılarınızdan sonra güzellik dünyasına girmenize şaşırdık aslında... Neden güzellik dünyası?

        Bildiğiniz gibi 1992’de ayakkabılarla başladım. Ayakkabı tasarımlarımda kadının içindeki gücü ortaya çıkarma fikrini seviyorum. Güzellikte de aynı şekilde... Kadının feminen tarafını öne çıkarıp güçlendirmek adına güzellik konusu beni hep heyecanlandırdı. Çünkü kadın kuvvetli yönlerini ortaya koyup zayıf taraflarını saklayabilen bir yapıya sahip. Örnek vermek gerekirse, mesela kaşı gözü çizilmiş meşhur Nefertiti büstü... 3 bin sene öncesinden gelmiş olmasına rağmen bu eserde, bu olağanüstü güzelliğin sadece kadının doğal güzelliği olmadığını kendini güzelleştirerek sofistike bir güzellik kazandığını görüyoruz. Başka bir örnek doğa. Doğayı çok sevmeme rağmen bahçeleri tercih ediyorum çünkü bahçeye insanoğlunun elinin değdiğini hissedebiliyorsunuz. Güzellik anlayışımda da bu. İnsanın kendi güzelliğini ele alabilmesi, doğal bir şeyi insan beyninin dokunuşuyla güzelleştirme fikri benim için çok değerli. Güzellik, kadını güçlü kılar.

        Unutulmaz bir gösteri sundunuz. Üç karakter ve karar vermekte zorlandığım üç parfüm... Neden üç farklı karakter ve üç ayrı parfüm?

        Üç kız kardeşle birlikte büyüdüm. Üçü de tamamen farklı karakterler. Kadını sadece bir kalıba sokmaya çalışmanız imkânsız. Hatta kadınların günün belli zamanlarında bile karakter değiştirdikleri olabiliyor. Gündüz başka, akşam başka karaktere bürünürdü kardeşlerim. Eminim siz de öylesiniz. Parfüm üzerine çalışmaya başladığımda aynı kadının üç farklı karakterini hayal ettim. Evet bir gerçek var ki kadınların birçok yüzü var. Günün hangi saatinde hangisi olacağına sadece o karar veriyor.

        “Kadınlar çok karakterli” diyorsunuz yani...

        Kesinlikle. Kimi zaman vamp kimi zamansa naif olabiliyorlar.

        Peki neden parfüm ?

        Bu parfümlerle kadının kişiliğinin bir yönünü vurgulamayı, belki kendisinin dahi bilmediği bir yanını, bir sırrını ya da öyküsünü açığa çıkarmayı amaçladım.

        Farklı parfümleri çıkarırken kokular ya da çiçeklerden mi gittiniz?

        Kesinlikle aklımda çiçekler yoktu. Sadece davranışlar, duygular vardı. Şimdiye kadar ne yaptıysam hep duyguları harekete geçirmeye çalıştım. Ayakkabıda yürüyüşünüzle; çantada duruşunuz, omzunuza asışınızla yapmaya çalıştığım provokasyonu, şimdi parfümle yapmaya çalışıyorum. Kırmızı tabanlar gibi yine iz bırakmanızı istedim; siz yürüyüp gideceksiniz ama kokunuz baş döndürmeye devam edecek.

        Parfümlerinizin ortak noktası var mı peki?

        Tüm parfümleri tıpkı bir nota gibi deneyimlemenizi istiyorum. Önce bir piyanoya ‘vuruş’ gibi ilk koku patlaması geliyor, ardından notaların sesi aksettirmesi gibi harika bir titreşim. Önce o ilk an var, sonrasında ise yayılan bir koku. Parfümün hafızası bu.

        Parfümler üzerinde ne kadar süre çalıştınız?

        Parfüm, bugüne kadar üzerinde çalıştığım en uzun projelerden biri oldu. Tabii tasarlamanın dışında işin teknik tarafı ve uygulanması gereken testler vakit aldı. Hatta şişe üretimi, bir yıl geciktirdi. Ama tam istediğim gibi olana kadar da uzamasını hiç dert etmedim. Dolayısıyla şu anda çok heyecanlıyım.

        Şişesinin gecikmesine şaşırmadım. Parfümün şişesi de yine bir obje gibi.

        Güzellik dünyasına girdiğimden beri her yeni ürünün tasarımıyla birlikte mimariyi düşünüyorum. Bu projede de aklıma hemen Thomas Heatherwick geldi. Yaptığı işlere zaten hayrandım. Ve Thomas doğru karar verdiğimi kanıtladı. Kadınların elinde tutmak isteyeceği bir “Oscar helkelciği” sundu.

        İsimleri de çok dikkat çekici... Bu isimleri nasıl buldunuz ?

        İsimleri kokular oluşturdu. Şişe ve koku birleşince de geriye şişeyi kokuların rengiyle renklendirmek kaldı. Tornade Blonde; bir gün kitap okurken önümden koşup giden bir kız çocuğundan aldığım ilhamla isimlendi. Sanki bir ışık gibi önümden geçip gitti. Adı “Sarışın” olsa da bu aslında ruh halini yansıtan bir parfüm. Kırmızı gül, menekşe ve kuş üzümü çiçeklerinin yoğun ve tatlı notaları, aşka ve maceraya davet ediyor. Bikini Questa Sera için ilhamım Mısır’da gün batımı. Sanki gökyüzü teninize dokunuyor... Yasemin ve sümbülteber notaları tende kalıyor. Son parfüm Trouble in Heaven ise çok güzel ama aynı zamanda tehlikeli. Kadının kendi gücünü hissettiği ve her şeye egemen olabildiği karakteri yansıtıyor.

        ‘İLHAMIM NEFERTİTİ’

        İlham kaynağınız kim?

        Mısır Kraliçesi Nefertiti benim için ideal güzelliği simgeliyor. İsminin anlamı da güzellikten gelen... Mükemmel bir cilt rengi var. Makyajı benim güzellik anlayışımı sembolize ediyor. Sofistike yüzü, mükemmel kaşları ve dudakları. Gözleri Marilyn Monroe gibi; uzağa bakıyor, gizemli.

        Şimdi sırada ne var?

        Genelde uzun vadeli planlar yapan biri değilim. Önce yaptığım işlerin sonuçlarını gözlemleyerek ona göre ilerlerim. Günümüzde her şey çok çabuk değişip dönüştüğü için bir sonraki adımı hemen bilemiyorum. Dolayısıyla size bir ipucu veriyor olmam zor. Ancak kadın vücudunun, yüzünün farklı bölgeleriyle ilgileniyorum. Her seferinde uzun sorgulamalardan sonra bir ürün çıkıyor. Önce el, tırnaklarla başladık oje için; sonra kadının dudaklarına geçtik. Bundan sonra yine farklı güzel bir yere doğru geçeceğiz... Sanırım tahmin etmek çok da zor değil!

        Heatherwick Studio
        Heatherwick Studio

        'CAMA HÜKMETMEK ZORDUR'

        Christian Louboutin parfüm şişeleri, sanat objesine benziyor. Kıvrımları ve yoğun renkleriyle ışığı yakalayan şişeler, Heatherwick Studio’dan çıktı. Ünlü projelere imza atan Heatherwick Studio’nun tasarımları arasında 2012 Londra Olimpiyatları’nda ateşin yakıldığı kazan, Singapur’daki köşesiz üniversite binası The Hive var. Thomas Heatherwick tasarladığı şişeyi şöyle anlatıyor: “İlk iş Victoria and Albert Müzesi’ne gidip cam bölümünü inceledim. Cam ustalarının camla neler yaptığını bilsek de camla savaşamazsınız. Şişedeki parfümün canlı görünmesini istedim ama bunu yapmanın ne kadar zor olduğunu uygularken anladım.”

        Esra ÇORUH-ecoruh@htgazete.com.tr

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa