Bilim de kanıtladı: Evlat bademse, torun badem içi!
Bilim, tecrübeyi haklı çıkardı. Gerçekten de evlat bademse, torun badem içiymiş! Anneanneler ve babaannelerin beyin fonksiyonlarını ölçen bir çalışma, büyükanne-torun arasındaki eşsiz bağın gücünü kanıtladı
Annem her zaman “Çocuklarım önceliğim” der. Bunu, torunu olana kadar söylemesini hep normal buldum. Ama torunu dünyaya geldikten sonra onunla kurduğu inanılmaz bağa ve ona yaklaşırken içinden fışkıran o sevgi lavlarına bakınca artık böyle söylemez diyordum. Ama annem ısrarlı! “Yooo, önce çocuklarım, sonra torunum” diyor. Bizi üzmemek için öyle söylediğine artık eminim. Çünkü bu kulaklar, zaman zaman “Evlat bademse, torun badem içi” itirafı yaptığına şahit oldu.
Anneme ve annem gibi düşünenlere buradan sesleniyorum! Bilim sizi haklı çıkardı: Evlat bademse, torun badem içiymiş gerçekten!
ABD’nin Atlanta şehrindeki Emory Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, büyükannelerin torunlarıyla kendi çocuklarından farklı bir ilişki kurduğunu söylüyor. Büyükannelik rolünün evrimsel değerini incelemekle ilgilenen araştırmacılar, 3-12 yaş arası en az bir biyolojik torunu olan yaklaşık 50 kadının beyin fonksiyonlarını ölçtü.
DUYGUSAL EMPATİ BAŞLIYOR
Bu çalışmada, her bir büyükanne, torununa, çocuğuna, akrabası olmayan bir çocuğa ve bir yetişkinin fotoğraflarına bakarken inceleme altına alındı. Büyükannelerin beyinlerini taramak için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yöntemi kullanıldı.
Proceedings of the Royal Society B adlı akademik dergide yayınlanan bulgulara göre, büyükanneler torunlarının resimlerine baktıklarında, duygusal empatiyle ilişkilendirilen beyin bölgeleri aktif hale geldi. Bu da demek oluyor ki büyükanneler, başka bir kişinin hissettiği duyguları hissedebilme yeteneğini harekete geçirdiler, yani ‘duygusal empati’ kurdular.
Daha önce Emory Üniversitesi'ndeki aynı ekip, babaların çocuklarının fotoğraflarına bakmasıyla neler olduğuna dair bir çalışma yapmıştı. Baba grubundan elde edilen verilerle karşılaştırıldığında, büyükannelerin, beyinlerinde duygusal empatiyle, ödül ve motivasyonla ilgili bölgelerde babalara göre daha güçlü bir hareket gösterdiği görüldü.
TORUN BAKMAK GENLERİN DEVAMLILIĞINI SAĞLIYOR
Araştırmayı yapan antropolog, bu konuyu son derece büyüleyici bulduğunu belirterek, “İnsanların diğer primatlarla benzerlikleri ve farklılıkları beni ilgilendiriyor. İlginç farklılıklardan biri de yavrularımızı yetiştirme şeklimiz. Büyük maymun anneleri yavrularını tamamen kendi başlarına büyütüyor. İnsan anneleri ise genellikle yavrularını büyütmede yardım alıyor” dedi.
İşte burada yardımın kaynağı, özellikle bizim gibi geleneksel toplumlarda büyükanneler oluyor.
1980'ler ve 1990'larda antropolog Kristen Hawkes ve ekibi ‘büyükanne hipotezi’ olarak adlandırdıkları bir teori ortaya attı. Bu teoriye göre, diğer büyük maymunların aksine, insan dişileri üreme çağlarını çoktan geçmiş halde yaşayarak sonraki nesillerin çocuklarını yetiştirmeye yardımcı oluyorlar.
Büyükanneler elbette torunlarına bakıcılık yapmayı seviyor, ancak bunu yapması aynı zamanda genlerinin de devamlılığını sağlıyor.
ÖMRÜ UZATIYOR
Bilim hâlâ büyükanneler ve torunları arasındaki bağın neden böylesine derin olduğunu araştırmaya devam ediyor. Evolution and Human Behavior dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, torunlarına bakan büyükanne ve büyükbabalar önemli ölçüde daha uzun yaşıyorlar.
Geçmiş yıllarda Almanya'da yapılan çalışmada 70 yaş ve üzeri 500'den fazla yaşlı bireyin verileri incelendi. Araştırma verileri, torunlarına veya başkalarına bir şekilde bakım sağlayan yaşlıların, başkalarına yardım etmeyenlere kıyasla 20 yıllık bir dönemde ölüm riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Torunlarına bakan büyükanne ve büyükbabaların ölüm riski, çocuk bakımı sağlamayan büyükanne ve büyükbabalara ya da büyükanne ve büyükbaba olmayanlara göre yüzde 37 daha düşüktü.
Anlaşılan o ki, büyükannenin torununa bakıcılık yapmasında karşılıklı kazanç var. Torun, onu anne ve babasından sonra en çok seven kişiden sevgi ve ilgiyi eksiksiz alabiliyor, büyükanne de hayata tutunmak için bir anlam bulmuş oluyor. Bu da ömrünü uzatıyor.
Büyükanne, torununa bakarak kendi çocuğu için aile hayatını kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda herkes için daha zengin, daha mutlu ve daha sağlıklı hale getiriyor.
Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, kitap okuyarak, lego yaparak veya parkta top oynayarak geçirilen saatlerin, daha keskin bilişsel yetenek, daha iyi ruh hali ve daha uzun yaşam beklentisiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Yani kuşaklar arası oyunların yaşlılar için faydalı olduğu tespit edildi.
Oyun yoluyla, büyükanne ve büyükbabalar gelenekleri, yaşam derslerini ve kültürel değerleri genç nesillere aktarabiliyorlar. Bu hikayeler çocuklar ve aileler için bir kimlik ve aidiyet duygusu oluştururken, aynı zamanda büyükanne ve büyükbabalara da bir amaç ve anlam duygusu kazandırıyor.
Kuşaklar arası oyun, ruh halini, hafızayı ve sağlığı iyileştiriyor. Büyükanneler ve büyükbabalar için faydaları, çocuklarımızın hissettiği faydalar kadar büyük. Kendilerini değerli, bağlı ve amaçlı hissediyorlar.