Kurban Bayramınız kutlu olsun

Suriye iç savaşının ülkenin kuzeyinde ilk patlak verdiği yerlerden biri bugün halen rejim karşıtı silahlı terör örgütlerinin kontrolünde olan İdlib'e bağlı Cisr el Şuğur kasabasıydı. Rejime karşı isyanın başladığı o kasaba ve doğal olarak İdlib kent merkezi de yıllar sonra, yeniden Suriye ordusunun kuşatması altında ve kente yönelik operasyon her an başlayabilir. Suriye rejimi her gün helikopterlerle kentteki sivillere "şehri terk edin" bildirileri atıyor.

İdlib kenti üzerindeki bu ağır kuşatmanın çok sayıda nedeni var. Kent yıllardır terör örgütü DEAŞ ile El Kaide'den ayrılan El Nusra ve Heyetül Tahrir Şam (HTŞ) gibi örgütlerin kontrolü altındaydı. Beşar Esad rejimi mutlak zaferini ilan etmek için "terörist isyanın son kalesi" gibi gördüğü kenti düşürmeye kararlı. Birleşmiş Milletler ise çatışmalar başladığında Türkiye'ye yönelik büyük göç dalgası başlayacağından söz ediyor. Son yıllarda güvenlik önlemlerinin artırıldığı Türkiye-Suriye sınırından elde edilen yeni bilgiler ise, terör örgütü DEAŞ'ın İdlib merkezli yeni bir strateji ile yeniden yapılanmaya çalıştığını gösteriyor.

İSTİHBARAT SARMADA'DAN GELEN 3 TERÖRİSTİ YAKALADI

Neşet Dişkaya'nın haberine göre, bu yeni bilgilerin kaynağı Suriye'den Türkiye'ye geçmek isterken özel bir operasyonla yakalanan DEAŞ mensubu 3 terörist ve onların verdiği ifadeler... Emniyet istihbaratının bu bilgileri elde ettiği operasyon, kısa bir süre önce yapıldı. Birkaç hafta önce, Hatay İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri Cilvegözü sınır kapısının karşısındaki bölgeden 3 DEAŞ'lının Türkiye'ye geçeceği ve buradan batıya gidecekleri bilgisine ulaştı. İstihbarat bilgisindeki gibi aynı bölgede yer alan Sarmada'dan sınırı kaçak geçen 3 terörist takip altına alındı. Sonra Hatay'a geçtiler. Bağlantı kurdukları isimler, saklandıkları evler ve tüm irtibatları kayıt altına alındı.

'ÇALIŞMAYA GELDİK, SINIRI GEÇERKEN 500 DOLAR VERDİK'

İstihbarat Şube Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, olası bir çatışma riskine karşı Özel Harekat ekipleri ile eve baskın düzenledi. Baskında yakalanan üç isim, O.M.A., A.A. ve H H.A. ilk sorgularında İdlib'den geldiklerini ve İstanbul'a çalışmak için gideceklerini anlattı. Hatta bu amaçla sınırı geçmek için kaçakçılara 500 dolar verdiklerini öne sürdüler. Önce DEAŞ üyesi olduklarını reddeden 3 zanlı, daha sonra Heyet-Ül Tahrir Şam örgütü için nöbet tuttuklarını, bunun karşılığında da 40 bin Suriye parası maaş aldıklarını söyledi. Ancak istihbarat birimlerinin elindeki deliller, 3 zanlının terör örgütü DEAŞ adına kontrolündeki Neyrap Sarmin bölgesinde örgüt adına çalıştığı yönündeydi. Zanlılar, ifadelerinde İdlib bölgesinde zaman zaman yaşanan çatışmalar sonucunda bazı grupların DEAŞ'a katıldığını ifade etti. İfadelerine göre, son dönemlerde Hama civarında faaliyet gösteren ve İdlib kırsalına kadar gelen Cündül Aksa isimli grup da DEAŞ'a katıldı.

Mahkemeye çıkarılan üç zanlı, cezaevine konuldu. Onların verdiği bilgilere göre, Suriye'de etkinliğini yeniden sağlamak isteyen terör örgütü DEAŞ, İdlib merkezinde kendilerine engel gördüğü Heyetül Tahrir Şam (HTŞ) ile çatışmaya başladı. DEAŞ faaliyetlerini daha çok kentin güneydoğusundaki Neyrap Sarmin bölgesinde yoğunlaştırıyor. Sarmin çevresindeki 8 yerleşim birimi de DEAŞ kontrolünde. DEAŞ mensuplarından elde edilen bilgilere göre, örgüt HTŞ'nin bulunduğu alanlara yönelik baskın tarzı eylemler yerine, bu örgütün komutanlarını hedef alacak bombalı suikast ve canlı bomba tarzı eylemleri tercih ediyor.

EYLEM TARZI AYNI: HEDEF YABANCILAR VE SİVİLLER

DEAŞ'lı teröristlerden elde edilen bilgilere göre, örgüt kontrolü altındaki bölgelerde olmayan, ülke dışındaki terörist unsurlara da, "Çatışma bölgelerine gelmeyin. Bulunduğunuz yerde saldırı yapın" talimatı verdi. Örgütün verdiği eylem talimatında yöntem olarak da tıpkı HTŞ liderlerine yaptığı gibi canlı bomba, bombalı araç ya da suikast tarzı silahlı saldırı ya da 'Yalnız Kurt' eylemi gerçekleştirmelerini istedi. DEAŞ'ın son dönemde yaptığı saldırıların niteliğine bakıldığında, örgütün bu talimatıyla örtüştüğü açıkça görülüyor. Kanada, Pakistan, Tacikistan, Irak ve Suriye'de onlarca kişinin öldüğü saldırılar tam da son örgüt talimatındaki yöntemlerle yapıldı. Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de üzerine araba sürülen 2 Amerikalı, 1 İsviçreli, 1 Hollandalı öldürüldü, 3 turist yaralandı. 2 zanlı da öldürüldü. Kanada'da ise 22 Temmuz günü rastgele açılan ateş sonucu 2 Kanadalı hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Saldırıyı DEAŞ üstlendi. Yine temmuz ayında Pakistan'ın Belucistan bölgesinde intihar saldırısı düzenlendi. Oy kullanılan okula yapılan canlı bomba saldırısında, çoğu polis ve vatandaş 31 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

Örgütün suikast, sabotaj ve ses getiren terör saldırılarının amacı, örgütün tabanını bir arada tutmak, motivasyonu artırmak ve nihayetinde, Suriye'de kalıcı varlığını sürdürebilmek. Örgüt bu saldırılarını istikrarlı olarak sürdürdüğünde, El Kaide gibi örgütlerden, yeni katılımlar sağlayacağını da düşünüyor. Haziran 2014'te Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'da hilafet ilan eden terör örgütü DEAŞ, bir dönem Irak ve Suriye topraklarının çoğunda hakimiyet kurmuştu. Gerek istihbarat raporları gerekse yakalanan DEAŞ'lı teröristlerin ifadeleri, 2017'deki büyük operasyonlarla sahadan silinen DEAŞ'ın son dönemlerde yeniden toparlanmak için arayış içinde olduğunu gösteriyor.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!