Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Doktorlar, "Testis Röntgeni uzmanı" çıktı!..

        Habere konu edilen Konya Numune Hastanesi doktorları Dr. Kezban Arbağ ve Dr. Ayşe Yüceaktaş'ın olayın gerçekleştiği 13 Kasım gecesi görevde olmadıkları için “erkeklere testis ultrasonu çekmekten kaçınmalarının” mümkün olmadığı vurgulandı.

        Ayrıca, iki doktorun bugüne kadar yüzlerce testis ultrasonu çektiği belirlendi. Yeni Şafak'ın elde ettiği hastane kayıtlarına göre Radyoloji Uzmanı Dr. Kezban Arbağ, sadece Kasım ayı içinde toplam 192 hastaya tıp dilindeki adı “tüm abdomen us” olan, 24 hastaya da “suprapubik pelvik us” denilen testis tetkiki yaptı. Dr. Arbağ, 2 hastaya da “skrotal us” denilen testis tetkiki yaptı ve ultrasonlarını çekti.

        Uzman Dr. Ayşe Yüceaktaş da, hastanenin Kasım ayı kayıtlarına göre, toplam 205 hastaya “Tüm abdomen us”, 8 hastaya da “Renal us” tetkiki yaptı. Dr. Yüceaktaş, 4 hastaya da, 2 Mart, 12 Nisan, 7 Ağustos ve 7 Ekim tarihlerinde olmak üzere “skrotal us” denilen testis tetkiki yaptı ve ultrasonlarını çekti. Dr. Yüceaktaş, 9 Ekim 2006'da hastaneye gelen SSK'lı İ.K'nin ultrasonunu çektikten sonra, raporuna, “Her iki testis normal görünümündedir. Parankimi homojendir. Epididimler normal konum ve ekodadır. Skrotal mayi izlenmemiştir” diye yazdı.

        Konya Numune Hastanesi'nde “başörtülü doktor erkek hastanın ultrasonunu çekmedi” iddiasının yalan olduğunu, daha önce yüzlerce kez bayan doktorların hasta ayrımı yapmadan çektikleri ultrason kayıtları ortaya koyarken, hasta A.F.G olayı Yeni Şafak'a şöyle anlattı:

        O gün (13.11.2006) hastanede ultrason odasına girdiğimde personel tarafından elimdeki kağıda baktılar ve acil olmadığı için ultrasonumu hemen çekemeyeceklerini söylediler. Başı açık kumral bir kadın doktor vardı. Başörtülü bir doktor görmedim. Ben Uğur Dündar'ın ekibinden kişilere de aynı şeyleri söyledim. Bu başörtüsü nereden çıktı, anlamadım. Oradaki kadın bana yetkisinin olmadığını söyledi. Ayrıca kendisinin doktor mu yoksa hemşire mi olduğu konusunda net bir bilgim yok.”

        A.F.G, “En çok üzüldüğüm konu başörtüsünün bu meseleye dahil edilmesidir. Uğur Dündar'ın adamları hepimizle konuştular ve bize hiç bir şekilde 'başörtülü doktorun filmi çekmek istemediği' gibi bir şeyden söz etmediler.” dedi.

        Uğur Dündar’ın imza attığı son gazetecilik skandalına bugunku Hürriyet gazetesine konuşan Konya Numune Hastanesi Başhekimi Rıza Sarıbabıç de ışık tuttu. Sarıbabiç Hürriyet’e özetle şunları söyledi:

        “Hastanemizde günde 6-7 bin poliklinik olur. Bunlardan 600-700’ü yatırılır. Başhekim tüm doktorların tanılarını, raporlarını okumaz. Okuyamaz, gerek de yoktur. Ancak bir sorun olursa ilgilenir, müdahale ederiz. 14 Kasım’da Üroloji Uzm. Dr. Celal Tütüncü’nün bir şikayet yazısı ulaştı. Ben de aynı gün Başhekim Yardımcısı Dr. Ercüment Acarer’i görevlendirdim. Acarer, radyoloji uzmanı doktor arkadaşlarla ve şikayetçi Tütüncü ile konuştu. Hatta, Tütüncü o anda ameliyatta imiş, gidip ameliyathanede konuşmuş. Acarer, inceleme ve araştırmasını bana anlattı; ortada bir suç yok. Çünkü, radyologlar aranmamış, adı geçenler mesainin bittiği o gün o saatte görevli değiller. Acil vakalar için "İcapçı" doktorların listesi bellidir. O gün adı geçen bayan radyologlar "icapçı doktor" da değiller."

        NİYE SORUŞTURMA AÇAYIM

        Olayın yaşandığı 13 Kasım’da mesai sonrası acil durumlarda çağrılacak icapçı doktor Ahmet Angı. "Ultrason talebinin üzerine "Acil" denilerek, doktorun kaşesini vurması veya ilgili bölüm aranarak aciliyetin anlatılması lazım. Bu da yapılmamış. Dolayısıyla, yardımcım ortada suç ve suçlu bulamamış, bunu da bana bildirdi. Ortada radyoloji uzmanı arkadaşlara haber gitmemiş ki, niye soruşturma açayım?"

        Tüm bu açıklamalar, hastanın “tesettüre irtibatlı olarak” rontgeninin çekilmemesinin doğru olmadığını gösteriyor. Hastanın ultrasonunun çekilmesinde ihmal olduğu belli, ama Dündar’ın haberi bunu “tesettürlü kadın doktorun erkek hastanın testisini çekmek istememesine” bağlıyordu. Bu açı yalanlanınca Uğur Dündar'ın haberi de temelden çürümüş oldu.

        HABERTÜRK, bilindiği gibi yıllardır Uğur Dündar'ın gazeteci değil, televizyoncu olmasının altını çiziyor. Televizyoncu kökenli Uğur Dündar’ın gazeteci gibi çalıştırılıması vahim hataların ortaya çıkmasına neden oluyor. Dündar bundan bir kaç ay önce de Topkapı sarayındaki Kaşıkçı Elmasının sahte olabileceğini iddia etmiş, bu haberi de yalanlanmıştı.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa