Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Adil Serdar Saçan tahliye edildi

        İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'ın tahliyesine karar verildi. "Silahlı örgüte üye olmak" ve "açıklanması yasaklanan gizli belgeleri açıklamak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Saçan'ın duruşma salonunda bulunan Saçan'ın ailesi, tahliye kararını alkışlarla karşıladı.

        İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada mahkeme heyeti, suç vasfının değişme ihtimali, delil durumu ve tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak, 16 aydır tutuklu bulunan Adil Serdar Saçan'ın tahliyesine karar verdi. Duruşma salonunda bulunan Saçan'ın ailesi, tahliye kararını alkışlarla karşılarken, sanıklar ve avukatlar da Saçan'ı kutladı.

        15 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYORDU

        Eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "açıklanması yasaklanan gizli belgeleri açıklamak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyordu. Saçan, Terörle Mücadele Şubesi tarafından 23 Eylül 2008 tarihinde gözaltına alınmış, 26 Eylül 2008 tarihinde de çıkarıldığı nöbetçi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanmıştı.

        GÜNEYDOĞU'DA JİTEM ADINI DUYMAYAN YOKTUR

        İkinci ''Ergenekon'' davasının dün görülen 31. duruşmasında çapraz sorgusuna devam edilen tutuklu sanık Adil Serdar Saçan, ''Güneydoğu Anadolu'da görev yapıp da JİTEM, JİT adını duymayan yoktur. Muş'ta, terör operasyonlarında bizimle birlikte kahramanca çatışan çocuklardır'' dedi.

        Kendisi hakkında da 100 tane idari soruşturma ve 100'e yakın adli dava bulunduğunu, tazminat davaları olduğunu ifade eden Saçan, Sedat Peker'in adamlarının kendisine bir tazminat davası açmadığını, işkenceden dolayı suç duyurusunda bulunduklarını ancak kendisinin beraat ettiğini söyledi.

        Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun ''Perinçek ile diyaloğa giriyorsunuz'' beyanı üzerine Saçan, sadece Emcet Olcaytu ile diyaloğu olduğunu ifade ederek, ''Aydınlık Dergisi adına röportaj yapmaya geldi. O, beni haber kaynağı olarak görüyor, ben de meslekte bir sürü haksızlığa uğramış insanım. Derdimi nereye anlatacağım'' dedi.

        Haşıloğlu'nun, ''MİT'ten gelen CD'ler içerisinde çıkan ses kasetinde Tuncay Güney'e işkence yapıldığına ilişkin sesler var. Bununla ilgili ifadeye çağrıldınız mı?'' sorusuna Saçan, mahkemenin yaptığı suç duyurusu üzerine değil, kendi başvurusunun ardından ifadeye gittiği söyledi. Saçan, MİT'e bu CD'leri kimin gönderdiğinin araştırılmasını istedi. Hakim Haşıloğlu'nun ''Bu sesler arasında tanıdık sesler var mı?'' diye sorduğu Saçan, ''Bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum. Bu yasa dışı elde edilmiş delildir. Gönderen kişi ortaya çıksın öyle konuşacağım. Biz mülakat dışında kayıt almadık. Hem işkence yapıp konuşturayım, hem de olayı kapatayım. Ben sadist miyim?'' diye konuştu.

        ''YÜZÜNÜ GÖRSEM TANIMAM''

        Adil Serdar Saçan, Haşıloğlu'nun başka bir sorusu üzerine Muş'ta, Güneydoğu Anadolu'da görev yaptığı dönemde Veli Küçük ile herhangi bir irtibatı olmadığını belirtti. Haşıloğlu'nun, ''Herhangi bir husumetiniz, tanışıklığınız var mı?'' sorusuna Saçan, ''Hayır. Veli Küçük'ü hala görmedim. Yüzünü görsem tanımam'' şeklinde konuştu.

        Haşıloğlu'nun ''Tuncay Güney'in mülakatında anlattığı insanlar hakkında işlem yaptınız mı?'' diye sorduğu Saçan, Güney'in söylediği her isim hakkında şubeleri tarafından işlem yapıldığını söyledi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, ''Siyasi konularla ilgili beyanları da var?'' demesi üzerine Saçan, ''Dosyayı onun için istihbarat şubeye gönderiyoruz. Bu bizim değil, terörle mücadelenin görevi'' dedi. Şengün'ün ''150 sayfa ifade almışsın'' şeklindeki sözü üzerine Saçan, ''150 sayfanın içinde somut hiçbir şey yok. Bana şurada silah var, uyuşturucu var, demiyor'' şeklinde konuştu. Şengün'ün ''Nerede silah var, diye sordunuz mu? Öyle bir soru yok'' demesinin ardından Saçan, ''Nasıl yok başkanım, var. Sorgucu soruyor. Susurluk'la ilgili anlattığı her şey Susurluk doyasında vardı'' dedi.

        ''YEŞİL'İN FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERE ADI KARIŞIYOR''

        Saçan, Haşıloğlu'nun Susurluk olayı ile ilgili ne bildiğini sorması üzerine şunları kaydetti: ''Susurluk sürecinde İbrahim Ağabey de var. İbrahim Şahin mahkum oldu. Polis, politikacı, mafya ilişkileri açığa çıktı ama MİT ve askeri kesimin, jandarmanın suç işleyen kısmı hiç görülmedi. Yeşil kimin adamıydı? Ben bunların üzerine gittiğim için buradayım. Yeşil denilen adamın faili meçhul cinayetlere adı karışıyor. Karışıyor değil, kesin cinayetleri var. Yeşil'i bulabilseydim, bence çok iyi operasyonlar yapacaktım. Bu örgüt ile benim o zaman aradığım örgüt aynı değil. Bu örgüt politik olarak sulandırılmış. ''

        Adil Serdar Saçan, ''Susurluk mudur?'' şeklindeki soruya da ''Hayır. Susurluk'un ortaya çıkmayan askeri kanadı. MİT, jandarma ve askerin çeteye bulaşmış halidir'' dedi. ''Bu kanaate nasıl vardınız?'' sorusuna da Saçan, ''Yeşil'in adı Güneydoğu Anadolu'da birçok faili meçhule karışmış. Devlet desteği olmadan bunu yapacağına inanıyor musun? Yeşil'i kimlerin kullandığı hala açığa çıkmadı'' diye konuştu.

        ''JİTEM İDDİALARIN BİLGİYE Mİ DAYANIYOR?''

        Saçan, üye hakim Hasan Hüseyin Özese'nin ''JİTEM ile ilgili bilginiz var mı?'' sorusu üzerine şunları söyledi: ''Jandarma İstihabarat Terörle Mücadele daha sonra JİT adını aldı. Güneydoğu Anadolu'da görev yapıp da JİTEM, JİT adını duymayan yoktur. Muş'ta, terör operasyonlarında bizimle birlikte kahramanca çatışan çocuklardır. Muş'ta 4-5 kişi sivil gruptu. Cesur arkadaşlardı. Konularına, PKK'ya hakimdiler. Birlikte operasyonlara gittik ama kurumlarda zaman içinde dejenerasyona uğrayan, başka yollara sapanların temizlenmesi gerekir. Jandarma da kendi içinde zaman zaman bu temizliği yaptı ama daha da yapması gerekir.''

        Gördüğü her yasa dışı işe müdahale ettiğini ifade eden Saçan, 2001'de Genelkurmay İstihbarat Başkanlığında çalışan bir muvazzaf binbaşıyı gözaltına aldığını, binbaşının tutuklandığını ifade ederek, ''Asker o zaman 'girmeyin' demedi'' şeklinde konuştu.

        Saçan'ın JİTEM ile ilgili sözleri üzerine Başkan Köksal Şengün, ''Bilgiye mi dayanıyorsun, yoksa duyum mu? Tuncay Güney'in anlatımları gibi dayanağı olamayan duyumlar mı?'' diye sordu. Saçan, ''Duyum değil, bilgim var. Mafyalaşan itirafçılara çok operasyon yaptım'' diye konuştu.

        Duruşmada konuşan Saçan'ın avukatı Celal Ülgen, davanın başından beri müvekkilinin bu davaya nasıl dahil edildiğini kendi kendilerine sorduklarını söyledi. Ülgen, ''Saçan bu davaya ancak bu kadar güzel yerleştirilebilirdi. Yerleştirenleri kutluyorum. Bu dava ile yaratılmak istenen korku imparatorluğu, büyük bir aşama kaydetmiştir. Önceki gün Adil bey 'telefonlarıma kimse cevap vermiyor' demişti. (Mahkeme Heyeti Başkanına) Siz de latife olarak, 'kız kardeşim bile cevap vermiyor' demiştiniz'' diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de bunun latife olmadığını, gerçek olduğunu söyledi.

        Toplumun aydınlardan yoksun hale getirildiğini savunan Ülgen, ''Toplum demokratik açıdan oldukça zedelendi. Biz bu davada savcılar, mahkeme heyeti ve avukatlar olarak maddi gerçeği ortaya çıkarmak için el ele çalışıyoruz. Hasan Hüseyin Özese de, Sedat Sami Haşıloğlu da gerçeğin ortaya çıkarılması için büyük bir çaba gösterdiler. Gerçekten bizim savunmamızdan bu bölümleri çıkarmamızı sağladılar. Bizim işimiz savunma açısından çok zordu ve imkansızdı, fakat müvekkilimiz bu zoru başardı'' şeklinde konuştu. Saçan'ın savunması, avukatları Celal Ülgen, Hüseyin Ersöz ve Serkan Saçan tarafından görsel sunum şeklinde yapıldı.

        Duruşmada taleplerin ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti 16 aydır tutuklu bulunan Adil Serdar Saçan'ın tahliyesine karar verdi. Duruşma salonunda bulunan Saçan'ın ailesi, tahliye kararını alkışlarla karşıladı. Sanıklar ve avukatlar da Saçan'ı kutladı.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa