'Başımı yastığa koyunca rahat uyuyorum'
Başbakan'ın Dış Politika Danışmanı Egemen Bağış, Habertürk Uyandırma Servisi'ne konuştu...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dış Politika Danışmanı, AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, Türkiye'deki gelişmeler dünya gündemini Habertürk'e değerlendirdi. Gülin Yıldırımkaya'nın hazırlayıp sunduğu HABERTÜRK Uyandırma Servisi'ne konuk olan Bağış, partisinin icraatını anlatırken başarılı işler yaptıklarını belirterek, "Başımı yastığa koyunca çok rahat uyuyorum" dedi.
AKP döneminde diplomatik ilişkilerde hiçbir hata yapılmadığını savunan Egemen Bağış, muhalefeti eleştirdi, Hrant Dink'in cenazesinde atılan 'Hepimiz Ermeniyiz' sloganını yapmacık bulduğunu söyledi.
SINIRDAKİ PKK FAALİYETİ
İşte Habertürk'ün soruları ve Egemen Bağış'ın yanıtları:
PKK'nın İran sınırındaki kaçakçılık görüntüleri dün Fransız televizyonu tarafından belgelendi. Hükümet bu konuda ne yapmayı düşünüyor?
Bu konu yıllardır değerlendiriliyor. Terör örgütünün maddi imkanları nereden bulduğu, bu cani katliamları yapabilmek için gerekli silahları, nereden tedarik ettiğiyle ilgili Türkiye'nin çok ciddi çalışmaları var. Ve bu konu yakından takip ediliyor, maalesef PKK'ya destek veren bazı Avrupalı müttefiklerimiz kendi gençlerinin zehirlenmesine göz göre göre seyirci kalıyorlar. Sonuçta bu uyuşturucu kaçakçılığı tamamen Avrupalı gençleri zehirlemeye yönelik bir girişim. Türkiye bu konuda çeşitli vesilelerle gerek Başbakanımız gerek Dışişleri Bakanımız gerek istihbarat örgütlerimiz kendi muhataplarını uyardılar, uyarmaya devam ediyorlar. Bu yüzden PKK ile mücadelemiz en ciddi biçimde devam edecek.
Habur'un kapatılıp Ovaköy'ün açılması mesela bir çözüm olarak gündeme getirilebilir mi?
Devletin gizli bilgilerini açıklamam doğru olmaz. Bunlar burada tartışılması gereken konular değil. Gerekli makamlarda tartışılıyordur.
SINIRÖTESİ OPERASYON
Geçtiğimiz hafta ABD'deydeniz. Sayın Başbakan Irak'a sınır ötesi operasyon yapılabileceğini telaffuz etmişti. ABD nasıl bakıyor sınır ötesi bir operasyona?
Şimdi tabii Sayın Başbakanımız Türkiye'nin çıkarlarını ve bölgenin barışını korumak için elinden gelen her türlü katkıyı gösteriyor. Biz daha Irak'taki savaş başlamadan önce Amerikalı müttefiklerimizi bu konuda uyardık. Bir sonrası planınız olmadan bu tür işlere girişirseniz bu tür sorunların çıkacağı aşikardı. Tabii bizim bu bölgeyi bilmemiz, biz Irak'la yüzyıllardır komşuyuz, yüzyıllarca da komşu kalacağız. Irak'ın diğer komşularını da biraraya getirdik, aynı hassasiyeti onlarla da paylaştık. Maalesef savaş engellenemedi ve bir şekilde gerçekleşti. Şu anda Irak'ta bir bölünmenin bir çözülmenin, çok daha fazla bölünmelere hatta bir iç savaşa dönüşeceğini her vesilede dile getiriyoruz. Orada tabii ki bizim hassasiyetlerimiz var. PKK'nın oraya konuşlanmış olması, oradan türkiyeye sızıp saldırılar gerçekleştirmesi Kerkük'teki nüfus değişimi, Irak'ın toprak bütünlüğü enerji kaynaklarının tüm Irak halkına ait olması gerektiği, herhangi bir grubun diğerlerinin üzerinde egemenlik kurmaması gibi hassasiyetleri her vesilede dile getiriyoruz. Bunlar ABD'de ve diğer batı başkentlerinde anlaşılıyor mu? Tabii ki anlaşılıyor. Çünkü mesajlarımızı çok net veriyoruz. Bugün Irak'taki ABD askerlerinin lojistik ihtiyaçlarının yüzde 80'i İncirlik üzerinden gidiyor. Bugün Irak'taki gıda, ilaç, yakıt gibi ihtiyaçların yüzde 60'ı Türkiye'den sağlanıyor. ABD'den sonra Irak'ta en fazla can kaybı olan ülke Türkiye. Orada askerimiz olmamasına rağmen. Orada hayatını kaybeden kamyon şoförlerimiz, mühendislerimiz, işçilerimiz, ki bunlar Irak'ın yeniden yapılandırılması için çaba gösteren ve hayatını ristke atan vatandaşlarımız. Şunu herkes bilmeli ki ve biliyor ki, özellikle batıda, Irak eğer müreffeh bir ülke olursa bunun en çok faydası Türkiye'de hissedilecektir. Türkiye'nin çok önemli bir ticaret ortağı olacaktır. Onun için biz Irak'ta huzurun bir an evvel oluşması için elimizden gelen herşeyi yapıyoruz. Zaten Ak Parti olarak Irak'taki son 3 yıllık, 4 yıllık dış politikamızda bölgesel barış, evrensel barış ve Türkiye'nin stratejik çıkarlarına dayalı bir politika geliştirdik. Her adımımızı buna göre atıyoruz.
ABD İLE İLİŞKİLER
ABD ile 1 Mart kirizinden sonra gerginleşen ilişkilerin hala düzelmediği konuşuluyor. Hiç pürüz yok, Irak'ta da hemfikiriz diyebiliyor musunuz?
Tür ABD iliştkilerini sadece Irak penceresinden ele alırsak, tabii ki hemfikir olamadığımız, aslında hemfikir olduğumuz ama onların yaptırımları açısından sınırlı olduklarını iddia ettikleri bir takım uyuşmama noktaları olabilir. Ama Türk ABD ilişkilerine geniş bakarnsanız bu yeni bir ilişki değil, taa Osmanlı döneminde başlayan bir ilişki. Türkiye'nin AB sürecine ABD'nin büyük bir desteği vardır. Enerji yollarının çeşitlendirilmesi konusunda aramızda çok ciddi bir uyum söz konusudur. Türk Amerikan ilişkileri arasında çok iyi giden o kadar çok şey var ki. Mesela ABD ile stratejik ortaklığımız olduğu ilk defa AKP iktidarı döneminde belgeye dökülüp imzalandı. Her ilişkide sorun pürüz yaşanır. Evimizde de bunu yaşarız. Herşey her gün güllük gülistanlık olmaz.
HRANT DİNK'İN CENAZESİ
ABD ile ilişkilerde bir başka önemli gündem maddesi de Ermeni Soykırımı tasarısı. Hrant Dink cinayeti şüphesiz Türkiye'yi çok zor duruma soktu ama cenazede ortaya çıkan beklenmedik fotoğraf nasıl yankı buldu?
Hrant Dink'in hayatına kastedenler bu ülkeye en büyük kötülüğü yaptılar. Bunların vatansever olduğunu iddia etmek en büyük saçmalıktır, ahlaksızlıktır. Cenazeye en üst düzeyde katılım olması, vatandaşın büyük bir katılımla orada bulunması önemli bir mesaj olmuştur. Yurtdışında da algılamak isteyenler için çok önemli mesajlar. Ama maalesef imajımızı farklı vermek isteyen aleyhte çevreler var. Özellikle diasporadaki Ermeniler ki bunlar Lübnan asıllı oradan ABD'ye geçmiş Ermenilerdir.
Elimizden geleni yapacağız. Yakında TBMM Başkanımızsın talimatıyla geniş bir heyet olarak yeniden ABD'ye gideceğiz. Dışişleri Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ABD'ye gidecek. Yapmadığımız bir suçu kabullenmemiz mümkün değil.
NEREDEN NEREYE GELDİK
Hepimiz Ermeniyiz sloganı doğru muydu?
Hepimiz Ermeniyiz biraz bana yapmacık geliyor. Bizim daha ciddi daha samimi şeyler yapmamız lazım. O slogana katılmıyorum, benim şahsi görüşüm. Her kaybettiğimiz kişinin arkasından biz şuyuz biz buyuz diye bağırmakla bir yere varamayız. Bizim içimize fitne sokmak isteyenler var, onun dibine inmeliyiz, sorunu çözmeliyiz. Bir zamanlar Kafka'nın kitaplarının toplatıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Ama bugün Türkiye'de Kürtçe kitaplar sergileniyor. Bu da son 4 yıldaki istikrarın getirdiği birşeydir. İnşallah bir dönem daha AKP iktidara gelir, bu yöndeki adımları tamamlarız. Bu huzuru bozmak isteyenlerin saldırıları olacaktır. Cinayetten 48 saat sonra katilin yakalanmış olması bile Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin göstergesidir aslında.
BÜYÜK YOL KAT ETTİK
AB ile müzakereler dondu, Irak'tan hergün bizi tedirgin eden haberler geliyor. Muhalefetten AKP'ye en sert eleştiriler dış politika konusunda geliyor. Siz AKP iktidarının ilk gününden beri tüm önemli diplomatik temaslarda bulundunuz. Görüşmeleri en yakından izleyen isimlerden birisiniz. Başınızı yastığa koyduğunuzda rahat uyuyor musunuz? Yoksa biz de şu hatayı yaptık diye bir özeleştiri getiriyor musunuz kendinize?
Öncelikle AB ile müzakereler dondurulmadı, devam ediyor. Sadece Gümrük Birliği ile alakalı olan 8 konuda başlıkların açılmamasına karar verilmiştir. Biz başımızı koyduğumuzda rahat mıyız? İnanın Gülin Hanım, ben çok çok rahatım. Hiçbir iktidar, hiçbir ekip AB projesine bizim kadar sarılmadı, hiçbir iktidar bizim sağladığımız gelişmeleri sağlayamadı. Hiç bir iktidarın kalmadığı kadar uykusuz kaldık, bir gün içinde 3 değişik ülkede olduğumuz günler oldu. 40 yılda bir müzakere tarihi alınamamış. Biz 4 yılda büyük yol katettik. Filistin İsrail konusunda Türkiye sözü dinlenen bir ülke haline geldi. Irak'taki Sünni liderler birbirleriyle görüşemezken Irak'ın ABD'deki büyükelçisiyle beraber İstanbul'da biraraya geldiler. Sünnilerin seçime katılması Türkiye'nin girişimi sonucudur. Afganistan'da huzurun sağlanmasında büyük katkılarımız olmuştur. Muhalefet abuk subuk şeyler söylüyor Kıbrıs konusunda. Kıbrıs'ta bir tek asker çekmeden, bir karış toprak vermeden dünyaya haklılığımızı kanıtladık. Kasım ayında seçimlerde vatandaş bunun kararını verecek. Devam mı? Köhnemiş zihniyete geri dönüş mü?