Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Yargı 35 sanıklı 'çarşı davasında' polisler şikayetlerini geri çekti. Dava, 26 Haziran'a ertelendi | Son dakika haberleri

        Serdar KULAKSIZ - İSTANBUL

        Gezi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle Beşiktaş Spor Kulübü'nün taraftar grubu Çarşı'nın önde gelen isimlerinden Cem Yakışkan, Numan Bülent Ergenç ve Güray Sözmen'in de arasında bulunduğu 35 kişinin darbe ile suçlandığı davada müşteki olarak yer alan polisler, Çarşı Gurubu veya Beşiktaş ile ilgili bir problemlerinin olmadığını belirterek, şikayetçi olmadıklarını söyledi. Bazı sanıklar da olaylar esnasında İstanbul İl Spor Müdürü'nün kendileri ile toplantı yaptığını ve olaylar sırasında polise yardım etmelerini istediğini söyledi.Mahkeme, davaya ilişkin görüşünü hazırlaması için dosyayı savcıya gönderdi.

        İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya "Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet", "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Görevlendirilenlerin Görevlerini Yapmalarına Engel Olma", "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma", "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme", "Terör Örgütü Kurmak ve Yönetmek" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan Cem Yakışkan'ın da arasında bulunduğu bazı sanıklar ile müşteki 4 polis memuru katıldı.

        BAŞSAĞLIĞI DİLEYEREK BAŞLADI

        Savunmasına şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'a rahmet ailesine ve meslektaşlarına başsağlığı dileyerek başlayan sanık Atay Kesik, suçlamaları kabul etmeyerek, "Biz vatanını seven insanlarız. Bizi hain olarak gören insanlara karşıyız. Gazetelerde çıkan haberler yalandır. Beraatimi istiyorum. Cem Yakışkan ile hiçbir şekilde telefon görüşmesi yapmadım. Cem Yakışkan ile ilgili ‘para almış, para almadan iş yapmaz' şeklindeki beyanları kesinlikle söylemedim. Cem Yakışkan ile ilgili beyanlar sadece duyumlara dayanmaktadır. Dedikodu anlamındadır" dedi.

        POLİSLE KARŞI KARŞIYA GELMEDİM

        Beşiktaşlı olduğunu söyleyen Hüseyin Fidan, "Olay yerinde bulunmuşumdur. Polise karşı herhangi bir mukavemetim yoktur. Sıkılan gazdan dolayı mecburen kaçtım. Emniyete bilgi için çağırdılar. Sanık olarak mahkemeye çıktık. Taraftar olarak maç nedeniyle emniyet görevlileri ile karşı karşıya gelmiş olabilirim ama ancak Gezi olayları nedeniyle polisle karşı karşıya gelmedim" diye konuştu.

        BEŞİKTAY'A ZARAR VERECEK HAREKET YAPMAM

        Gezi olaylarına hiç katılmadığını belirten Mustafa Uysal da "Spor tribününde birkaç ağabeyimizle bizi Etiler'e çağırdılar. Polis memurlarından Emre diye bir kişi bizi aradı. Polis müdürünün odasında bizi toplantıya çağırdı. Toplantı yapıldı. ‘Başbakanlık konutu önünde olaylar çıkacak gidin, olayları dağıtın' denildi. O toplantıda polise yardımcı olmamız istediler ancak kendimizi sanık sandalyesinde bulduk. Spor müdürünün odasına Ayhan Güner ağabeyim, Ali Pektaş(Şevşek Ali), Erdal Keleş, Yusuf Demirci, Alen Markaryan ile gittik. Beşiktaş taraftarıyız. Beşiktaş'a zarar verecek hiçbir hareket yapmam" dedi.

        "EMNİYET GÖREVLİLERİ BİZE ÇAY, KAHVE İKRAM ETTİLER"

        Böyle bir mahkemede böyle bir konuda yargılanmaktan utanmadığını, gurur duyduğunu söyleyen sanık Ayhan Güner ise şunları söyledi:

        "Hiçbir zaman güvenlik güçleri ile çatışmadık. Bizi Etiler'deki polis okuluna davet ettiler. Mustafa Uysal'ın saydığı isimlerle birlikte. Spor müdürünün odasına gitmiştim. Görüşmeleri bizzat ben yaptım. Beşiktaş'a gitmemi istediler. Ben de Beşiktaş'ta Başbakanlık bürosunun oradaki amirlerle görüştüm. 5-6 gün boyunca polise yardımcı olduk. Beşiktaş tribününde ağabey olduğum için beni sayarlar bu nedenle arabuluculuk yaptım. Emniyet görevlileri bize o dönemde çay, kahve ikram ettiler. Daha sonra sanık olarak mahkemeye çıktık. İddianamede yer alan, ‘Başbakanlık bürosunu bastılar' ibareleri tamamen yalandır. Burada 35 kişi yargılanıyor. Hiç birinin yüzünü olayda görmedim. Hepsini tanırım. Arkadaşlarım, kardeşlerimdir. Çarşı nedeniyle yargılanıyorlar ben de ağabeyleri olarak hepsinin sorumluluğunu alıyorum. Kardeşlerimin hepsi suçsuzdur. Çarşı grubu darbeci değildir"

        SUÇLAMAYI KABUL ETMİYORUM

        Darbe ile suçlandığını ve hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini söyleyen Yusuf Demirci, "Terörist gibi yargılıyorsunuz. Türk milliyetçisiyim. Güneydoğu'da 18 ay komando olarak terörle mücadele ettim. Beşiktaş taraftarıyım. Suç tarihinde Çekmeköy'de idim. Hemen her gün Beşiktaş'a gelirim. Benden önce dinlenen sanıklarla birlikte spor müdürünün odasında toplantı yaptık. Beşiktaş taraftarını olaylardan çıkartmamızı, çıkartmadığımız taktirde işin bize patlayacağını söylediler. Kesinlikle polise mukavemet etmedim. Polisle çatışmadım. Bütün polisler zaten bizi tanır" dedi.

        ŞİKAYETÇİ OLMADILAR

        Davanın müştekileri arasında yer alan 4 polis memuru herhangi bir zarar görmediklerini, Çarşı Gurubu veya Beşiktaş ile ilgili bir problemlerinin olmadığını belirterek, şikayetçi olmadılar. Polis memurları davaya katılma taleplerinin olmadığını, soruşturma aşamasında da Çarşı Gurubuyla ilgili ifadelerinin alınmadığını söyledi. Müşteki polislerden İ. K., "Çarşı grubu ile hiç karşılaşmadık. Tamamen Taksim'de görev yaptım. Beyoğlu SDP binasına 200 metre mesafedeydim. Olaylar olduğunda sabah erken saatlerde yaralandım. Yaralanmamın nedeni Çarşı grubu değildir. Rapor alıp eve gittim. Çarşı grubuna ilişkin ifadem alınmadı" dedi.

        PET ŞİŞE UYUŞTURUCU İÇMEK İÇİN KULLANILAN BİR MALZEME

        Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memurlarından H.C. sanıklardan Erdem Işık'ın evinde yapılan aramaya katıldığını söyledi. Evde yapılan aramada suç unsuru bulunan malzemelere el koyduklarını anlatan H.C., savcının talimatı ile de Erdem Işık'ı yakalayıp emniyete götürdüklerini ifade etti. Işık'ın avukatı söz alarak, evde ele bulunan pet şişenin iddianamede bomba düzeneği olarak geçtiğini öne sürerek, "Bu pet şişe bomba düzeneği miydi?" diye sordu. Polis memuru H. C. de evde bulunan pet şişenin uyuşturucu içmek için kullanılan bir malzeme olduğunu belirtti.

        ŞÜPHE ETSEYDİK İMHA EKİBİ ÇAĞIRIRDIK

        Tanık polis memurlarında E.S. de pet şişenin uyuşturucu içerken kullanılan bir malzeme olduğunu söyleyerek, "Erdem Işık'ın ağabeyi uyuşturucu kullandığını ve kendisine ait olduğunu söyledi. Bu pet şişenin bomba olduğundan şüphe etseydik, bomba imhayı çağırırdık" diye konuştu.

        DOSYA GÖRÜŞ İÇİN SAVCIYA GÖNDERİLDİ

        Sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirini kaldıran mahkeme heyeti, davaya ilişkin görüşünü hazırlaması için dosyayı savcıya göndererek duruşmayı erteledi.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa