İşte 18'lik Nazlıcan'ı kıskandıran öğretmen
"İngilizce öğretmenini evin hanımı yaptı"
İşadamı Halis Toprak ile henüz 17 yaşındayken dünya evine giren ancak Pazar günü hap içerek intihar girişiminde bulunan Nazlıcan Tağızade'nin kıskançlık krizine girdiği ortaya çıktı. Nazlıcan, Antalya'dan gelerek çiftin yaşadığı eve yerleşen ve genç kadına İngilizce dersi veren Zuhal Camcıoğlu ile eşinin yakınlaşmasını kıskandığını itiraf etti. Habertürk'ün ele geçirdiği ifadesinde Camcıoğlu ise "Sabah kahvaltı yapıyorduk gelmedi. Canı sıkkın morali bozuktu. Öğlen de ders verdim. Gene sıkıldığını söylüyordu. Odasında kalıyordu, dışarı çıkmıyordu. Akşam yemeğine çağırdık, gelmedi. Yemekten sonra ders verdim ben de odama gittim. Bu sırada bir saat sonra odama geldi. İlaç içtiğini söyledi" dedi.
Serhat ALAATTİNOĞLU-AHT
"İngilizce öğretmenini evin hanımı yaptı"
Evliliğinin dokuzuncu ayında ölümü deneyen Nazlıcan Tağızade, bir sürü şeyin biriktiğini, son olarak eşi Halis Toprak'ın İngilizce öğrenmesi için tuttuğu öğretmenle yakınlaşmasını kıskandığını, bunun da intihar girişimini tetiklediğini söyledi. Tağızade olay günü yaşananları şöyle anlattı:
"Halis Bey kıza sürekli 'gel benimle yemek ye, benim yanımda otur' diyor. Halis Bey kızı yanına çekmeye çalışıyor. Cumartesi sabahı kalktım, bu İngilizce öğretmeniyle baş başa kahvaltı yapıyorlar. Bana 'gel sen de otur' demiyorlar. Öğlen öyle canım sıkıldı ki akşama kadar odamda geçirdim. Sonra akşam oldu. Bir baktım İngilizce hocasıyla yine yemek yiyorlar. Beni yine çağırmıyorlar. Evde çalışan bir kadın gibi davranıyor bana. Yanıma gelip bir sıkıntın mı var diye sormuyor. Bu olay canıma tak etti."
Geleceğimi kurtarmak için evlendim
Halis Toprak ile garson olarak çalıştığı otelin müdürü aracılığı ile tanıştıklarını belirten Nazlıcan, "Halis Bey beni ilk gördüğünde 'kraliçem' demeye başladı. Beni karısı yapabilmek için günlerce uğraştı. Bana akıl almaz vaatlerde bulundu. Önümde durumu maddi anlamda dört dörtlük olan bir insan vardı ama nasıl olacaktı? Sonuçta her şey maddiyat değil. 72 yaşındaydı ve ben onunla nasıl anlaşacaktım. Acaba ben bu adamla geçinebilecek miydim, acaba her şey para mı diye düşündüm. Günlerce düşündüm. Geceleri hep bunu düşündüm. Çünkü hayatımın 'evet'ini söyleyecektim. Onunla geleceğimi kurtarmak için evlendim" diye konuştu.
"Seni kraliçeler gibi yaşatacağım"
Ailesine çok düşkün olduğunu, ailesi ve kendi geleceği için evlenmeyi kabul ettiğini belirten Nazlıcan Tağızade "İstediğin her şeyi yapacağım. Kardeşini özel okulda okutucam. Annen başımın tacıdır. Çünkü annen bizim için saçlarını süpürge etti. Seni ve aileni kraliçeler gibi yaşatacağım" sözüyle kalbine girmeyi başardığını ama gelinen noktada kardeşinin hâlâ devlet okuluna gittiğini söyledi: "Benim annem bizim için saçlarını süpürge etti. Anneme hakkını ödeyemem. Neyse sonra evlenmeye karar verdik. Annem ona sordu, 'bu evlilik için kızlarından, yakınlarından izin aldın mı' dedi. O da anneme 'Aldım, merak etmeyin' dedi."
"Yediklerin zehir zıkkım olsun"
Halis Toprak'ın kendisini karısı değil kölesi gibi görmeye başladığını ifade eden Tağızade yaşadıklarını şöyle anlattı: "Halis Toprak çalışanlarına benim o evin hanımı, o evin patronu olduğumu hissettiremedi, çalışanlarına bile hissettiremedi. Eğer hissettirseydi, ben o evde köle değil hanım gibi yaşardım. Çalışanların yanında bana ettiği hakaretleri size anlatamam bile. Hiçbiri kaldırılacak şeyler değil. Başkası olsa bir dakika durmazdı. Bir gün yemek yiyorum. Bana 'Bütün yediklerin sana haram, yediklerin sana zehir zıkkım olsun' diyordu. Düşünün bu laflar aslında hiç kaldıramayacağım şeyler. O evde çalışan değilim, dini nikâhlı eşi değilim, dostu değilim... Resmi nikâhlı eşiyim. Yemek yiyemiyordum. Boğazımdan geçmiyordu. 'Niye yemiyorsun' diyordu, 'doydum' diyordum. Ben şu anda gerçekten hiç iyi durumda değilim. Bir şeylerin görülmesi için benim illa ölmem mi gerekiyor."
"Beni eve sokmadı"
"O evin içinde köle gibi kullanılıyorum" diyen Nazlıcan intihara kalkışmasının ardından hastaneden eve döndüğünde köşkten içeri alınmadığını, eşinin telefonla bile arayarak 'geçmiş olsun' demediğini söyledi. Nazlıcan Tağızade hastaneden döndüğünde yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Hastaneden taburcu olduğumda evde çalışanları sıkı sıkı tembihlemiş, 'Bu köşke bir daha girmesin' diye. Bu yüzden evdeki hizmetlilerin kaldığı kulübe gibi yerde kalıyorum annemle birlikte. Kıyafetlerimi almak için köşke gittim. 'Sizi alamayız, kusura bakmayın' dediler, kapıdan döndüm. Orası benim evim tabii ki de oraya gideceğim. Ben hâlâ onun nikâhlı eşiyim. Dostu değilim, nikâhlı karısıyım. Çok merak ediyorum ben Halis Ağa'nın canını acıtacak ne yaptım? Halis Ağa hastaneye gittiği zaman, yoğun bakımda yanından bir an olsun ayrılmadım. Halis Bey'e her zaman elimden geldiği kadar dört dörtlük bakmaya çalıştım, o anlamda vicdanım çok rahattır."
"Senin yüzünden TMSF mallarıma el koydu"
Halis Toprak'ın "Dua ediyorum eşim beni boşasın" şeklindeki sözlerinden ötürü çok üzüldüğünü, eşinin evlendikten sonra yaşadıklarını kendisine mal etmeye başladığını belirten genç kadın, "Senin yüzünden TMSF benim mallarıma el koydu, senin yüzünden ben bittim' diyordu. Ama ben onu batıracak ne yaptım ki. Gelin evime gardırobumu size göstereyim, benim eskiden aldığım kıyafetler ağırlıkta. Tabii o da giysiler aldı ama öyle abartılacak şeyler değil. Neymiş Fransa tatilinde bana pırlanta yüzük ve saat almış. Benim saatimin fiyatı 5 Euro, pırlanta yüzük ise 100 TL. Onları da kendim aldım" diye konuştu.
Habertürk intihar girişiminin ardından İngilizce öğretmeni Zuhal Camcıoğlu'nun verdiği ifadeye ulaştı. Camcıoğlu, "Sabah kahvaltı yapıyorduk gelmedi. Canı sıkkın morali bozuktu. Öğlen de ders verdim. Gene sıkıldığını söylüyordu. Odasında kalıyordu, dışarı çıkmıyordu. Akşam yemeğine çağırdık, gelmedi. Yemekten sonra ders verdim ben de odama gittim. bu sırada 1 saat sonra odama geldi. İlaç içtiğini söyledi" dedi.