Süper Lig'de 2005-2006 sezonu ile 2014-2015 sezonları arasında yabancı oyuncu kuralında 8 kez değişikliğe giden Türkiye Futbol Federasyonu kanayan yarayı kapatmak için harekete geçmiş ve 2015-16'dan itibaren 28 kişilik kadroda 14 yabancı oyuncu bulundurma kararı almıştı. Mevcut sezonda Süper Lig'deki kulüplerin ezici çoğunluğu hala 14+14 kuralının yürürlüğe geçmesini sık sık talep ederken Türk futbol sistemindeki hakim anlatı da yabancı sınırının, Türk futbolunun Avrupalı kulüplerle rekabetine zarar vereceği yönünde.

Sınırlama olduğu takdirde yerli oyuncu fiyatının artacağını ve kulüplerin bu durumdan zararlı çıkacağı, yabancı serbestisi olması durumunda kulüplerin ekonomik olarak daha rahat hareket edeceği ve daha az para harcayacağı da söyleniyor. Peki yabancı kuralı gerçekten rekabet getirerek kulüpleri finansal açıdan rahatlattı mı? Üretim mekanizmalarının neredeyse hiçbirinin çalışmadığı, denetleme mekanizmasının ise bulunmadığı bir sistemde gelen serbestlikle birlikte kulüpler, neredeyse tamamen dışa bağımlı hale geldi. Aradan geçen 7 sezonda kulüpler ekonomik açıdan daha darda, oyuncu havuzu olarak daha kötü durumda. Süper Lig şampiyonu, Şampiyonlar Ligi'nin dışında kaldı, ülkeden Avrupa'ya giden takım sayısı azaldı. Lig, Avrupa'nın en yaşlı, kadro ömrünün ve altyapı oyuncularının en az olduğu lige dönüştü. Gelin bu sürece istatistiklerle bakalım.

Grafik Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir.

DÖRT BÜYÜKLERDEN YEDİ SEZONDA 228 YABANCI TRANSFERİ

14 yabancı ve 8+6 kurallarının uygulandığı 14 yabancıyla oynanan yedi sezonda Türk futbolunda "Dört büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, 228 yabancı oyuncu transferi gerçekleştirdi. Kulüpler bu sezon dahi ligde ilk 11'de 8 yabancı futbolcu oynatabilecek olmalarına rağmen tercihlerini yabancı oyunculardan yana kullandı.

Lokal futbolu pek güçlü olmayan, milli takım havuzunun da belli başlı şehirlerle sınırlı kaldığı bir ülkenin, Süper Lig seviyesinde de değil, dört büyük takım ekseninde şekillenen futbol iklimine 14 yabancı kaydetme imkanı getirildiğinde Türk oyuncular, yabancı oyuncular ile antrenman ya da maçta rekabet edecek, bu rekabet de onların gelişimini sağlayacaktı. Yerli futbolculara şişmiş bonservis ve maaş ödemeleri yapmayacak olan kulüpler 'daha iyisini daha ucuza' yurt dışından getirecek ve bu sayede 'yabancı kuralının bulunmadığı' liglerle baş edebilecekti. Yani plan böyleydi.

Sezon Beşiktaş Fenerbahçe Galatasaray Trabzonspor
2015-16 9 8 7 8
2016-17 7 7 5 11
2017-18 7 9 11 5
2018-19 5 8 6 5
2019-20 9 8 10 13
2020-21 8 13 6 10
2021-22 7 7 9 10
Toplam 52 60 54 62

AVRUPA ÜLKELERİNDE 'ŞARTSIZ' SINIR YOK!

Yabancı sınırı konusunda hep Avrupa ülkeleri örnek verilir. Ne lokal futbol olarak ne lig ne de ülke ekonomisi olarak aynı seviyede olduğumuz Avrupa ülkelerinin, Avrupa Birliği'nin getirdiği hukuki parametreleri bir kenara bırakırsak bizdeki gibi bir sınır koymadığı doğru ancak çoğunda AB dışına sınır mevcut. Diğer yandan bu ülkelerdeki 'sınırsızlık' çeşitli şart ve düzenlemelere bağlı durumda ve çoğu ülke, yerli oyuncularının kurallarla düzenli olarak süre almasını sağlıyor.

Rapor kaynak: TÜFAR

Örneğin yabancı futbolcu sayısına sınır getirmeyen Almanya, kadroda en az 12 Alman futbolcu bulunmasını ve bunların 8’inin kulüp altyapısından yetişmiş olmasını istiyor. Yine sınır koymamayı tercih eden Belçika'da altyapıdan altı oyuncu bulundurma zorunluluğu var. Daha büyük ekonomideki İngiltere ise yabancı futbolcuya çalışma izni çıkarmak için milli takımının son iki senedeki maçlarının dörtte üçünde oynaması şartını koşuyor. Yani elini kolunu sallayan yabancı, Premier Lig'de top koşturamıyor. Kadrolarda 21 yaşından büyük oyuncular için sınır bulunan İngiltere'de altyapı kuralları da mevcut. İtalya, Fransa ve İspanya ise Avrupa Birliği dışına sınır koymuş durumda. İspanya'da AB pasaportuna sahip olmayan üç futbolcuya lisans çıkarılabiliyor. Bu sayı İtalya'da beş, Fransa'da ise dörtle sınırlandırılmış durumda.

Anadolu Ajansı'nın 2020'de hazırladığı dönemin transfer raporunu mercek altına alan grafiktir.

TÜRKİYE GERÇEKTEN OYUNCU İHRAÇ ETTİ Mİ?

Oyuncunun yetişmesi ve A Takıma geçiş süreçlerinde pek de iyi olmayan kulüplerimiz, 14 yabancıyla Avrupa'da rekabet hedefiyle çıktığı yolda kadro istikrarı, takım uyumu gibi parametreleri bir kenara bırakarak ithal ettiği yabancı oyuncularla, oyuncuları aldığı ülkelerin kulüpleriyle rekabet etmeye çalıştı. Bu yıllarda Türkiye'de yetişen ve yabancılarla rekabet ederek gelişmesi beklenen oyuncular, yurt dışına transfer olmaya başladı ve bu da kuralın yerli oyuncu yetiştirdiği illüzyonunu beraberinde getirdi. Türkiye'den yurt dışına oyuncu çıkışı sağlandığı ve son yıllara kıyasla küçük de olsa artış gösterdiği reddedilemez bir gerçek ancak Türkiye oyuncu ihraç eden ülkelerden birine dönüşmedi.

UEFA sıralamasında geçmiş yıllarda altımızda bulunan Sırbistan'ın 400'ün, Danimarka ve Bosna Hersek'in 180'in, Polonya ve Norveç'in 100'ün üzerinde futbolcusunu yurt dışına gönderdiği sistemde Türkiye'nin oyuncu ihraç sayısı 23'le sınırlı kalmıştı. Diğer bir deyişle Nijerya'nın sadece Türkiye'ye gönderdiği futbolcu sayısı, Türkiye'nin tüm dünyaya gönderdiğine eşit haldeydi.

BEŞİKTAŞ'LA TARİH YAZAN GÜNEŞ, SAYININ ÇOK OLDUĞUNU DİLE GETİRDİ

Bol yabancılı kadrosuyla Beşiktaş, 2017'de Şampiyonlar Ligi'nde Türk futbol tarihinin en iyi sonuçlarından birini aldı. Altı maçta dört galibiyet iki beraberlik ile yenilgisiz turlayan ekibin teknik direktörü Şenol Güneş sadece 9 ay sonra UEFA'nın Elit Kulüp Teknik Direktörleri toplantısında Süper Lig'deki yabancı oyuncu sayısının çok olduğunu dile getiriyordu. 14 yabancı kuralının planlandığı şekliyle hayata geçmediğini vurgulayan Güneş, "Belki başlangıçta düşünce olarak doğru olabilir ama onun da kriterleri vardı. Ama o kriterler uygulanmaya konulmadı. Dolayısıyla 14 yabancı olarak kaldı. Süper Lig'de yabancı futbolcu sayısı çok fazla. Şu aşamada daha az sayıda yabancı futbolcu olması daha sağlıklı kararlar getirebilir" ifadelerini kullanmıştı. Aynı süreçte A Milli Takım'ın teknik direktörü olan Mircea Lucescu'nun yabancı sayısının fazla olduğu yönündeki görüşleri bazen hakaretlere de varan sert eleştirileri doğurmuştu.

Devler Ligi'nde grubunu yenilgisiz tamamlayan Beşiktaş devamındaki sezonda Genk, Malmö, Sarpsborg'la Avrupa Ligi'nde mücadele etti ve gruptan çıkamadı. Galatasaray ise bol yabancılı kadrosuyla Şampiyonlar Ligi'nde 1 galibiyet alabildi, Avrupa Ligi'ndeki ömrü iki maçla sınırlı oldu. Avrupa Ligi'nde grubunu iki galibiyetle tamamlayan Fenerbahçe'nin biletini kesen Zenit oldu.

AVRUPA'YLA REKABET EDEBİLDİK Mİ?

Devamındaki sezon Galatasaray, PSG, Real Madrid gibi devlerin olduğu grubu iki beraberlikle tamamladı; ilk golünü beşinci maçta atabildi. Beşiktaş, Avrupa Ligi'nde grubunu beş mağlubiyetle tamamladı. 2020-21'ye gelindiğinde ise 84 puanla sezonu ilk iki sırada tamamlayacak Beşiktaş ile Galatasaray, gruplara dahi kalamadı. Beşiktaş o yaz PAOK'a yenilerek Devler Ligi'nden elendi ardından Rio Ave'ye diş geçiremeyerek Avrupa Ligi'ne de veda etti. Galatasaray ise Rangers'a play-off'ta elendi ve gruplara kalamadı.

20. SIRAYA GERİLEDİK

Spesifik örneklerden uzaklaşarak büyük tabloya bakalım: Türkiye, yabancı kuralının hayata geçtiği sırada UEFA'nın ülke puanı sıralamasında 12. basamakta yer alıyordu. Yine 14 yabancıya lisans çıkarılabildiği 2021-22 sezonu tamamlandığında UEFA sıralamasında 2014-15'e göre 8 basamak geriye düştü. 14 yabancının kaydedilebildiği yedi sezonda Türk takımları, ön elemeler dahil Avrupa'da 242 maça çıkarken 75 galibiyet alabildi, 63 mücadeleden beraberlikle ayrıldı. Temsilcilerimiz 104 maçı ise kaybetti.

Grafik, 2020'de Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir.

BUNDAN SONRAKİ YOL DAHA DA ZOR

2020-21'de Avrupa'ya beş takımımız katılırken üçü henüz elemelerde havlu attı. 2021-22'de son 30 yılın en kötü Avrupa performansı sergilendi; 2023-24 sezonundan itibaren Avrupa'ya göndereceğimiz takım sayısı da beşten dörde düştü. Süper Lig şampiyonu, Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan bileti kaybederken diğer üç takım da Avrupa Ligi değil; ülkeyi Avrupa Konferans Ligi'nde temsil edecek hale geldi.

BORÇ BEŞ YILDA YÜZDE 197 ARTIŞ GÖSTERDİ!

14 yabancı kuralına geçildiği dönemde Süper Lig, yayın gelirleri sıralamasında Avrupa altıncısı, futbolculardan en düşük vergi alan ikinci ülke durumundaydı. Avrupa'da UEFA'dan FFP kriterleri nedeniyle en çok ceza alan ülke olan Türkiye'nin yayın geliri 2017-18'den itibaren kademeli olarak düştü. 2020-21'e gelindiğinde 337 milyon dolar olan gelir 2021-22'de 215 milyon dolardı. 2016'da 3 civarında seyreden Euro kuru, 2021'de 9'a gelmişti. Gelirleri azalan kulüplerimiz bir yandan birikmiş borçlarının sadece faizini ödemeye çalışırken 'yerli futbolculara şişmiş paralar' ödemiyor ve yabancı oyuncularla daha ekonomik açıdan daha sürdürülebilir günler geçiriyordu. Yıllarca gelişmeyen Türk futbolcular hak ettiğinin misli fazlasını kazanmıyor, çok az çıkan yerli oyunculardan birine sahip olan kulüpler de 'Dört büyükler'i birbirine düşüremediği için bundan rant elde edemiyordu. Gelirlerin kademeli olarak azaldığı bu yıllarda Avrupa'nın en çok transfer yapan ülkesi olan Türkiye'nin lokomotifi sayılan kulüplerin borcu yüzde 197 artış gösterdi.

Kulüp Şubat 2016'daki borç Ocak 2021'deki borç Borç artışı
Galatasaray 1 milyar 703 milyon 3 milyar 608 milyon % 111
Fenerbahçe 1 milyar 381 milyon 5 milyar 218 milyon % 277
Beşiktaş 1 milyar 157 milyon 3 milyar 905 milyon % 237
Trabzonspor 453 milyon 1 milyar 259 milyon % 177
Dört büyük toplam 4 milyar 695 milyon 13 milyar 992 milyon % 197

Şubat 2016'da Galatasaray'ın borcu 1 milyar 703 milyon iken Şampiyonlar Ligi gelirleri, sarı-kırmızılılardaki tahribatı nispeten azaltı ve borç artışını yüzde 111'de tuttu. 2016'da 1 milyar 381 milyon borcu bulunan Fenerbahçe, Ocak 2021'de 5 milyar 218 milyon lira borç açıkladı. Fenerbahçe'yi yüzde 237'lik artışla Beşiktaş izledi. Dört büyükler, sadece 2021-22 sezonunda 1 milyar 725 milyon lira zarar ederken bağımsız denetçilerin raporuna göre zarar 3 milyar 160 milyon lira idi. Kulüplerin dernek hariç toplam şirket borcu bugün 16 milyarı aşmış durumda. Borç artışını sadece yabancı oyuncu transferine bağlamak elbette eksik ve hatalı olur ancak TL kazanırken Euro harcayarak tamamen dışa bağımlı bir transfer anlayışının, geçmiş yıllarda anlatıldığı gibi 'ekonomik' olmadığını da rakamlar ortaya koyuyor.

ÜLKENİN GENÇLERİ TÜRKİYE'DE KALMIYOR

Bir süre daha Dernekler Yasası'na bağlı kalacak olan ve bu nedenle çoğu tüzüklerle yönetilen kulüplerimizin tüzüklerinde 'sporcu yetiştirmek, kamu yararı sağlamak' maddeleri bulunur ve bu nedenle bazı vergilerden muaf durumdadırlar. 14 yabancıyla geçen yedi yılın ardından Galatasaray, Mustafa Kapı, Bartuğ Elmaz gibi altyapı futbolcularını Fransa ekiplerine kaptırırken Fenerbahçe'de Ömer Faruk Beyaz, Merih Demiral gibi örneklerini gördük. Bu gençlerden kiminin kariyeri yükselişe geçerken kimi yurt dışında umduğunu bulamadı. Beşiktaş, altyapısından yetişen Rıdvan Yılmaz ve Emirhan İlkhan'dan para kazanırken bu oyuncuların transfer bedelleri de taraftarı arasında tartışma yarattı ve protestoları doğurdu. Avrupa liglerinin 'ortalama' kulüpleri, ülkemizin dört büyüklerinden daha 'cazibeli' hale gelirken Türk futbolcularını onlar için çok da bir para olmayan bedellere transfer etmeye başladı.

Leeds United'ın eski menajeri Marcelo Bielsa geçen yıl yaptığı açıklamada futbolcuların kendi kulüplerinde parlamadan ülkelerinden ayrıldığına ve bunun gelişim süreçlerini bozduğuna hatta yarıda bıraktığına dikkat çekmişti. Türk kulüpleri, yabancı oyuncuları kendi yetiştirdiklerine tercih ederek -elbette hepsi ayrı ayrı şartlarla gelişse de- çoğu zaman onları Avrupa'ya gitmeye 'mecbur etti'. Geldiğimiz noktada beş ya da altı nizami futbol sahalı tesise sahip ancak birkaç Süper Lig ekibi, oradan hasbelkader çıkan oyuncularına süre vermeyen/vermek istemeyen ve bunu da rekabete bağlayan onlarca profesyonel kulüp var.

Yerli futbolcu arzını genişletmediği için Türk oyuncunun pahalılığından yakınan kulüpler yabancı sınırını Avrupa'da yetişen Türk pasaportuna sahip futbolcularla çözmeye çalışmıştı. 2020'de Almanya'da doğan bir Türk çocuğunun Süper Lig'de oynama ihtimali, Türkiye'de doğan bir çocuğa kıyasla 9 kat fazlaydı. Palyatif çözümlere sığınmaktan başka bir yol haritası ve refleksi bulunmayan kulüpler kim bilir bu oranı önümüzdeki yıllarda daha da yukarıya çeker! Belki de istediklerini elde edip yabancı kuralının serbest bırakılmasını sağlayarak Avrupa'yla yeniden rekabet eder hale gelirler.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!