Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Sağlığa adanmış yıllar | Sağlık Haberleri

        50 yıl önce ''Balkanlar'ın en büyük ve modern hastanesi'' sıfatıyla açılan Samatya'daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugüne kadar sadece 6 başhekim değiştirdi.

        AA muhabirinin görüştüğü Başhekim Opr. Dr. Özgür Yiğit, 16 Ocak 1960'da ''İşçi Sigortaları Kurumu Samatya Hastanesi'' adı altında 400 yataklı ve ''Balkanlar'ın en büyük ve modern hastanesi'' olarak hizmete girdiğini, ilk başhekiminin de Dr. Mahir Güvençer olduğunu söyledi.

        Aynı yıl içerisinde Dr. Saim Aksan'ın başhekimliğe atandığını ve bu görevini 1975 yılı sonuna kadar devam ettirdiğini ifade eden Yiğit, daha sonraki yıllarda adı, ''Sosyal Sigortalar Kurumu İstanbul Hastanesi'' olarak değiştirilen hastanenin başhekimliğine 1975'de getirilen Opr. Dr. Mücahit Atmanoğlu'nun da 1996 yılında emekliye ayrılana kadar bu görevini sürdürdüğünü anlattı.

        1992 yılında Opr. Dr. Fazıl Yazıcı'nın 5 ay süreyle başhekimlik yaptığını kaydeden Yiğit, 1996-2000 yılları arasında da başhekimlik görevini Doç. Dr. Mustafa Caniklioğlu'nun sürdürdüğünü belirtti.

        Yiğit, 2000-2004 arasında da Doç. Dr. Gazi Zorer'in baş hekimlik yaptığını, kendisinin de bu göre 2004'de başladığını ifade ederek, ''Alışık olmadığımız bir şekilde 50 yılda sadece 5 başhekim değişiyor. Ben altıncı başhekimim, benim de 6'ncı yılım. Bir başhekim ortalama 10 yıl hizmet vermiş. 20 yıla yakın hizmet veren başhekimler de olmuş.''

        Açıldığı günden beri eğitim hastanesi olarak hizmet veren hastanenin, ilk dönemlerinde SSK'nın referans hastanelerinden birisi olarak çalıştığını aktaran Yiğit, 2000'lere kendini yenileyerek girdiğini ve 2004'te Sağlık Bakanlığına devredildiğini hatırlattı.

        Opr. Dr. Özgür Yiğit, 400 yataklı, arsa alanı 28 bin metrekare olan hastanenin, 2000'li yılların anlayışına ve yeni hastane planlarına göre yetersiz kaldığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

        ''Bakanlık, hasta başına kapalı alanı 150 metrekare öneriyor. Dolayısıyla 400 yataklı bir hastanenin en az 60 bin metrekare kapalı alanı olması gerekiyor. Bizim şu andaki kapalı alanımız 35 bin metrekare. Dolayısıyla bu ihtiyacı karşılamıyor. O günün şartlarına uygundu ama 2000'li yılların otelcilik ve hastanecilik anlayışına uygun bir bina değildi. Odalarda koğuş sistemi vardı, tuvalet ve banyo yoktu. Aynı zamanda 50 yıllık bina, ama hiç restorasyon geçirmemişti. 1999 depreminden sonra deprem yönetmeliğinin de değişmesi nedeniyle restorasyon çalışmaları 2001'de başlatıldı. Çalışmaları ana binada bitirmek üzereyiz. Deprem güçlendirme ve aynı zamanda yeni otelcilik hizmeti anlayışına uygun olarak yapılan çalışmalar Mart ayında tamamlanacak. Tamamlandığında her odada banyo, tuvalet, merkezi ısıtma soğutma sistemi, televizyon, buzdolabı bulunacak. Son aşamasındayız. 50. yılda hastanemizin ana binası depreme dayanıklı ve çağdaş otelcilik anlayışla hizmet verir halde olacak.''

        Yeni dizayn edilmiş, modern 360 yatağın hazır durumda olduğunu, 140 yatağın da ilave olmasıyla yatak sayısının 500'e ulaşacağını anlatan Yiğit, odaların bir, iki, üç veya en fazla dört yataklı olacağını söyledi.

        Özgür Yiğit, hastanenin poliklinik binası, patoloji binası, eski hemşire lojmanı ve fatura servisi denilen eski garaj binası olmak üzere küçük yapılarının fonksiyonel olmadığı için yıkılıp yerine büyük yeni bir bina yapılacağını belirterek, 40 bin metrekare olarak planlanan yeni binanın da açılmasıyla hastanenin kapalı alanının 70 bin metrekareye ulaşacağını, böylece hasta başına 150 metrekare hedefini tutturabileceklerini aktardı.

        Hastanenin iç hastalıkları, genel cerrahi, fizik tedavi, nöroloji, göz hastalıkları, kulak burun boğaz hastalıkları, üroloji, cildiye, ortopedi, kadın doğum, biyo kimya, mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları, radyoloji, patoloji, nükleer tıp, anestezi ve reanimasyon ve beyin cerrahisi alanlarında hizmet verdiğini anlatan Yiğit, ayrıca diyaliz ve diş ünitelerinin de bulunduğunu belirtti.

        Yiğit, ana bina açıldıktan sonra kardiyoloji ve radyasyon onkolojisini bu yıl içinde kurmayı planladıklarını bildirdi.

        -GÜNDE ORTALAMA 100 AMELİYAT-

        Yiğit, ''Günlük 5 bin poliklinik hizmetimiz var. Günde ortalama 100 ameliyat yapıyoruz. Yaklaşık günde 80 civarında da yatan hasta var'' dedi.

        Hastanenin tıbbi aletlerini de yenilediklerini ifade eden Yiğit, acil servisin işleyişini acil konseptine uygun hale getirdiklerini kaydetti.

        Özgür Yiğit, şunları söyledi:

        ''Yani üst solunum yolu rahatsızlığıyla gelen hastayla, bıçaklanmış halde gelen bir hastanın önceliği farklıdır. Gelen hastalar hemşireler tarafından karşılanıyor ve durumuna göre yeşil, sarı ve kırmızı odaya alınıyor. Kırmızı oda en acil oda, kalp krizi geçirmiş, bıçaklanmış, trafik kazası geçirmiş ya da 112 ekiplerince getirilmiş hastalar için. Basit bir hastalıksa yeşil, biraz daha tetkik gerektiriyorsa sarı odada bakılıyor. Günlük 600-650 acil hastamız var.''

        Hastanede bu yıl, bilgisayarlı tomografinin en üst modeli olan damara girmeden kalp anjiyosu yapan makinenin kullanılmaya başlanacağını, ayrıca çok az kamu hastanesinde bulunan PET CD denilen cihazla kanser taraması da yaptıklarını kaydeden Yiğit, hastaların röntgen, MR gibi hizmetleri en geç 10 gün içinde alabildiklerini söyledi.

        Operatör Doktor Yiğit, radyolojinin son aşaması olan PACS sistemini hastaneye kurdurduklarını, bir hastanın MR, akciğer röntgeni veya tomografisinin doktorun bilgisayarında film olarak görülebildiğini dile getirdi.

        -''HEDEFİMİZ KAĞITSIZ HASTANE OLMAK''-

        Bu sistemi kullanan İstanbul'daki ilk kamu hastanelerinden olduklarına dikkati çeken Yiğit, PACS sistemi ile çekilen filmleri 8 yıl sakladıklarını vurguladı.

        Yiğit, ''Bundan sonraki hedefimiz kağıtsız hastane olmak. Elektronik imza çıkarsa kağıdı kaldıracağız ve kağıtsız hastane olacağız'' dedi.

        Hastaların yaklaşık bir yıldır hastanenin web sitesinden tahlil sonuçlarına istediği anda ulaşabildiğini anımsatan Yiğit, hastanecilik hizmetlerinde teknolojiyi yakaladıklarını kaydetti.

        Radyasyon onkolojisi ve kardiyolojiyi 2010'da kurmayı düşündüklerini aktaran Yiğit, yaklaşık 500 bin hasta dosyasından oluşan arşivi dijital ortama aktarma çalışmalarının da bu yıl Nisan ayında biteceğini dile getirdi.

        Yiğit, 190'ı uzman, 270'si asistan doktor, 350'si hemşire olmak üzere 1400 civarında personel bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

        ''Hastanenin 50'nci yılındayız. Biz bunu 'sağlığa adanmış 50 yıl' diye sloganlaştırdık. Hastanenin geçmişine layık olmaya çalışıyoruz. Bunun için de 2010'da yapılacak projeler ve atılacak adımlarla bu hastanenin bir sonraki 50 yılını oluşturmaya çalışıyoruz. Şu andaki düşüncemiz bu. Yani bu 50. yılında öyle şeyler yapalım ki bu hastaneyi bir 50 yıl daha götürsün, bunun da adımlarını atmaya çalışıyoruz. Bir taraftan hastanecilik hizmetleri anlamında kendimizi geliştirirken bir taraftan da fiziki altyapımızı bir sonraki 50 yıla uygun hale getirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken de hasta odaklı çalışmaya gayret ediyoruz. Yani hastanemize gelen bir kişi bütün ihtiyaçlarını kimseyi araya sokmadan ve en kısa zamanda görebilsin, istiyoruz. Buraya gelen hastayı başka yere göndermiyoruz ve ultrasonundan EMG'sine kadar tüm tetkikleri, başka yerlerde çok uzun süreye gün verilen tetkikleri bile 10 günden daha az sürede yapıyoruz.''

        Hastanenin 50. yılı nedeniyle yarın hasta ve çalışan güvenliği sempozyumu yapılacağını, sempozyumun iki gün süreceğini ifade eden Yiğit, ''15 Ocakta kutlama yemeğimiz var, 16 Ocakta da hastanede kutlama şenliklerimiz olacak. Tiyatro gösterileri, resim ve fotoğraf sergisi var. Müzik olacak, bir çadır kurulacak, orada çocuklara gösteriler yapılacak'' dedi.

        AA

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa