Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Yasin Hayal tahliye edilecek mi?

        HABERTURK.COM

        Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili davada mahkemenin verdiği karar, kamuoyunda tepki yarattı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, sanıkların 'terör örgütü üyeliği' suçlamasından beraatine karar vermesi, tartışmaları da beraberinde getirdi. Adam öldürmeye azmettirmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Yasin Hayal'in tahliye edileceği yönündeki iddialar gündeme bomba gibi düştü. Hayal'in tahliyesini gündeme getirenlerin temel dayanağı, Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki (CMK), 102'nci madde. Bu maddeye göre, ağır ceza mahkemesinde görülen ve terör örgütü kapsamına girmeyen suçlarda, tutukluluk süresi 5 yılı geçemiyor. Bu süre özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren terör suçlarında ise 10 yıl olarak uygulanıyor.

        Yasin Hayal, 24 Ocak 2007 tarihinde tutuklandığı için 5 yıllık süre önümüzdeki hafta salı günü dolacak. Sanık avukatları, 'müvekkillerine terör örgütü suçundan ceza verilmediğini, davanın temyiz sürecinin tamamlanmadığını' gerekçe göstererek, tahliye talebinde bulunmaya hazırlanıyor.

        Bu girişimin önündeki tek engel ise Hizbullah sanıklarının tahliyesinin ardından, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Mersin'de adli bir davada verdiği 'yerel mahkeme kararıyla birlikte tutukluluk sona erer, hükümlülük başlar' yönündeki emsal karar. Avukatların tahliye talebinde bulunacakları mahkeme Yargıtay'ın bu içtihadını esas alırsa Hayal'e tahliye yolu kapanır. Aksi taktirde Yasin Hayal'in, 24 Ocak tarihinden itibaren tahliye edilmesinin önü açılmış olur.

        HABERTURK.COM, uzman hukukçulara "Yasin Hayal tahliye edilebilir mi?" sorusunu sordu. İşte yanıtları...

        "DOSYANIN YARGITAY'A NE ZAMAN GELECEĞİ ÖNEMLİ"

        YARGITAY ÜYESİ NİHAT ÖMEROĞLU:

        Dosyayı bilmiyorum ama kararı biliyorum. Medyadan öğrendiğim kadarıyla yorum yapacağım. Bu sanıkların tutukluluk süresi henüz 5 yılı tamamlamamış. Mahkeme de bir kişi hariç diğer iki sanığın tutukluluğuna devam demiş. Bu karar temyiz edildiğinde, Yargıtay'a geldiğinde eğer 5 yıllık süre dolmamış olur ise, Hayal'in yasa gereği mutlaka tahliye olması gerekmez. Zorunlu değildir ama yine de Daire'nin takdiridir, o ayrı mesele. İsterlerse tahliye edebilirler ama yasal bir zorunluluk yoktur. Ancak dosya Yargıtay'a geldiğinde zaten 5 yıl dolmuşsa ve bu suç örgüt

        kapsamında değerlendirilmemişse yasa gereği tahliye etmek gerekir. Önemli olan, Yargıtay'a dosyanın ne zaman geleceğidir. 5 yıllık sürenin dolmasına 1 gün kala gelse dahi, hem AİHM içtihatları hem de Ceza Genel Kurulu'nun

        aldığı karar gereği içtihat ve temyizde geçen sürede tutuklu sayılır. Artık yargılama yapılmış, sonlandırılmış, sanık hakkında çok kuvvetli deliller var ve artık suçu işlediği konusunda kuvvetli kanaat vardır ve bu nedenle geçmiş tutukluk süresini kabul etmez ve devam ettirir. Ancak 5 yıl dolduktan sonra Yargıtay'a gelirse adi adam öldürme suçu olduğu göz önüne alınır ve yasa gereği tahliyesi gerekir.

        "KANUNİ DÜZENLEME YOK AMA YARGITAY'IN UYGULAMASI NEDENİYLE TAHLİYE EDİLEMEZ"

        CEZA HUKUKÇUSU PROF. DR. ERSAN ŞEN:

        Tutuklulukta, ağır cezalık işlerde süre, Ceza Muhamekesi kanunu 102. maddeye göre düzenleniyor. O maddeye göre terör suçları dışında ve çocuklarda 5 yıl, yetişkinlerde bu süre terör suçu olursa 10 yıl, ağır cezalıklarda 5 yıl. Bu süre azami süre... Bu sürenin dışında insanları tutuklu tutamıyorsunuz. Bu süreler çok uzun süreler, kabulü mümkün değil ama kanun böyle bir sınır koymuş. Diyelim ki dava terör örgütü suçlamasıyla açıldı, bu davada terör örgütü suçlaması kesinleşti mi? Hayır. Yargıtay'a gidip temyiz edilme durumu var. Eğer o 5 ile 10 yıllık sürelerde dava bitmediyse tahliye edilecektir. Yargıtay Ceza Genel kurulu 'yerel mahkemede dava bittiğinde bu süreler

        dolmamışsa artık kişiler hüküm özlüdür, tahliye olması süreden mümkün değildir' diyor. Yani Yasin Hayal'in tahliye olması mümkün gözükmüyor. Yasin Hayal'in terör suçlamasından beraat etmesi de tutukluluk süresini 5

        yıla çekmiyor. Çünkü terör suçlaması Yargıtay'da devam edecek. İtiraz Mahkemesi diyecek ki 5 yıl dolmuştur ama hüküm verildiği tarihte 5 yıl dolmamıştı. Kaldı ki 5 yıl dolmuş olsa bile terör suçlaması devam etmektedir ve karar

        kesinleşmemiştir ve bu süre de 10 yıl olarak hesaplanmıştır. Geldik sonuca. Ben iki düşünceye de katılmıyorum. Bence bu süre terörde 10 değil 6 yıl... İkincisi 5 yıllık hesaba Yargıtay süreci de dahildir bana göre. Çünkü

        Yargıtay da temyiz merciidir ve karar kesinleşmemiştir, kovuşturma devam etmektedir. Bu konuda özel bir düzenleme de yok. Bu konuda yasal düzenleme olmalı. 'Yargıtay'daki süreç tutukluluğun temyiz incelemesi, tutukluluğun yasal süresinden sayılmaz' diye açık hüküm konulmalı kanuna. Konulmadığı müddetçe Yargıtay'ı dışına alamazsın. Ama ne oldu? Hizbullah sanıkları tahliye edilince, zorlama sonucunda baskı oldu, baskı sonucunda da bgu düzenleme getirildi. Muhtemelen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi demiş ki; Yargıtay süresi tutukluluktan sayılmıyor. Kanunla düzenleme yapılması lazım, kanunla düzenleme yapılmadığı taktidirde bu karar, bu uygulama

        yanlış olur.

        "YARGITAY İÇTİHATİNE GÖRE SALIVERİLEMEZ"

        CEZA HUKUKÇUSU PROF. DR. NUR CENTEL:

        Genel olarak durum şöyle; 102. maddede tutuklama için üst süreler konulmuş. En fazla ne kadar olabildiği gösteriliyor. Ağır cezalı suçlarda 5 yıla kadar uzayabiliyor. Eğer özel yetkili ağır ceza mahkemeleri yargılama

        yapıyorsa, bu süre 2 katı olabiliyor. Tutuklama mecburiyeti olmadığı için, mutlaka böyle olacak diye bir şey yok tabi. Ama hakimin takdirine göre uzayabilir. Bu sınıra kadar, fakat özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin baktıkları her işte 2 misli olmuyor. Orada sınırlandırılma yapılmış. Daha çok devlete karşı işlenen milletin güvenliğine karşı işlenen suçlarla ilgili davalarda 2 misline kadar uzayabiliyor. Diğerlerinde genel hüküm uygulanıyor. Şimdi bu söylediğimiz sanığın durumu herhalde buna giriyor. Yorum yapılıyor ve 5 yıldan fazlada tutuklama devam edemez diye

        düşünülüyor sanırım. Fakat Yargıtay'ın geçen sene bir içtihatı vardı. Eğer hüküm verilmişse ondan sonra devam eden tutuklama için bu süreler söz konusu değildir. Yargılama sırasında bu süreler söz konusudur. Yani üst

        süreler söz konusudur diye bir yorum yaptı. Bu konu tartışmalı. Bu yorumu bazı hukukçular onayladılar bazıları hukuka aykırı gördüler. Ama Yargıtay'ın böyle bir içtihatı var. Yargıtay acaba bu içtihatında devam edecek mi yoksa değiştirecek mi onu bilemiyoruz. Bu içtihat Avrupa İnsan Hakları'nın kararlarıyla da uyumlu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin o yönde kararları da var. Yani 'hüküm görülmüşse, bir kişinin suçlu olduğuna mahkeme kanaat getirmişse, ondan sonraki tutuklu kaldığı süre yargılama sırasındaki tutuklu kaldığı süreye dahil değildir' dediği kararları var. Şu anda kesin bir şey söylenemez diye düşünüyorum ben. Eğer Yargıtay'ın geçen seneki içtihatını esas alırsak salıverilmek zorunda değil. Ama o içtihattan önceki aşamada Yargıtay demişti ki 'evet süreler doldu'. Hizbullah sanıklarının olayında 10 yıllık süre dolmuştu. Nitekim salıverildi birçok sanık. Ondan sonra Yargıtay o içtihatı oluşturdu. Yani 'karar verildikten sonraki, süreden sayılmaz' diye. Yargıtay'ın o içtihatı esas alınırsa hayır tahliye söz konusu değil. Ama o içtihat esas alınmazsa, 5 yıllık süre dolduğunda evet hüküm verilmiş olsa bile salıverilmesi gerekir yorumu da yapılabilir.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa