Ortada hiç sorun yokken bacağınızın kesilmesini istediniz mi? Anne babanızın tıpatıp kendilerine benzeyen bir çiftle yer değiştirdiklerine inandınız mı? Bir baba adayıyken eşinizin bulantıları olduğunda sizin de bulantınız olur muydu? Tanıdığınız birinin o tanımasa bile size aşık olduğu gibi bir inancınız var mıydı? Banyodan yeni çıksanız bile yanık kumaş veya bozuk soğan gibi koktuğunuz duygusuna kapıldınız mı? Çok büyük bölümünüz sorularımıza, “Hayır” yanıtını verse de var böyle hastalıklar ve hastalar...

Görülme sıklıkları fazla olmasa da şaşırtıcı belirtileri olan ruhsal hastalıklar var. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre bu hastalıklar çok çeşitli ve duyanı hayrete düşürecek kadar ilginç. Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, farklı nedenlerle ortaya çıkan ve farklı belirtiler taşıyan ilginç ruhsal hastalıklarla ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

1) ANNE BABASININ BENZERLERİYLE YER DEĞİŞTİRDİĞİNİ DÜŞÜNME

Capgras Sendromu: Bu hastalar genellikle yakın akraba olduğu bir kişinin tıpatıp benzeriyle yer değiştirdiğine inanır. Örneğin bir şizofreni hastası, hastaneye kendisini ziyarete gelen anne babasını onların benzeri olmakla ve kendi gerçek anne babasının yerine geçmekle suçlamaktaydı. Yani hastaya göre birileri gerçek anne babasını kaçırmış, saklamış ve tıpatıp benzeri haline dönüşüp onların yerine geçerek hastanın yanına gelmişti. Bu düşüncenin altında bir tür paranoya yatmakta gibi görünse de aslında bu durum hastayı yaşadığı çatışmadan kurtaran bir savunma mekanizması rolü de oynayabilir. İşin ilginç yanı bu durum cansız nesnelere karşı da yaşanabilmektedir. Konunun güzel bir örneği Capgras sendromu görülen hastalardan birinin yazdığı şu cümleden anlaşılabilir: “Aşağıda küçük bir derenin aktığı, ağaçlık ve dik bir yamaca gelene kadar yürüdüm. Orada oturup biraz dinlendim. Sonra saatimi inceledim. Bunun benim saatim olmadığını düşündüm. Polis tarafından yapılmış iyi bir taklitti. Bu yüzden onu dereye attım.

2) SADECE DERİ VE KEMİKTEN OLUŞTUĞUNA İNANMA

Cotard Sendromu: Hastalar kendisinin ve dış dünyanın varlığını inkâr ederler. Sıklıkla şizofreni ve ağır depresyon olgularında görülür. Cotard’ın 1880 yılında tanımladığı ilk olgu beyni, sinirleri, göğsü ve iç organlarının bulunmadığına, yalnızca deri ve kemikten ibaret olduğuna, ne Allah ne de şeytanın varlığına ve kendisinin ölümsüz olup sonsuza dek bu hâlde yaşayacağına inanan 43 yaşında bir kadındır. Ölü olduğuna inanıp kefene sarılarak tabuta yerleştirilmesi için ısrar eden bir başka olgu daha bildirilmiştir. Midesinin olmadığına inanan diğer bir hasta ise şunları söylemiştir: “Midem yok, asla açlık hissetmiyorum, yediğim zaman yiyeceklerin tadını alıyorum ama boğazımdan geçtikleri anda sanki bir deliğe düşüyorlarmış gibi geliyor.” Bu hastalarda görülen en ilginç durum ölü olduklarına inanmalarına rağmen intihar etmeye çalışmalarıdır.

3) BABA ADAYLARININ HAMİLE EŞLERİ GİBİ HİSSETMESİ

Couvade Sendromu: Baba adaylarının, eşlerinin gebelikleri boyunca, doğum sırasında ya da her ikisinde birden, çeşitli fiziksel belirtilere yakalandığı bir bozukluktur. Eşinin gebeliği sırasında bulantı, karın ağrısı çeken, yaşadığı diş ağrıları nedeniyle 8 azı dişi dışındaki dişlerinin tamamı çekilen ve eşi emzirirken memeleri ağrıyan bir olgu bildirilmiştir. Bu durumun aşırı empati nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.

 

4) TANIDIĞI BİRİNİN KENDİSİNE AŞIK OLDUĞUNA İNANMA

De Clerambault Sendromu (Erotomani): Hasta, tanıdığı birinin kendisine aşık olduğuna inanmaktadır. O kişinin bundan haberi yoktur hatta hastayı tanımıyor bile olabilir. Hasta ona aşık olmadığı halde muhatabının kendisine aşık olduğuna ama bu aşkını doğrudan sözle değil üstü kapalı mesajlarla hissettirmeye çalıştığına inanmaktadır. Bu doğrultuda gündelik normal etkinliklerinden anlam çıkarır ve bunları kendisine yönelik gizli aşk mesajları olarak yorumlar. Sosyal medya hesabındaki profil fotoğrafından ya da paylaşılan içeriklerden anlam çıkarması da bunun örnekleri arasındadır. Anlam çıkarmaya en çok paylaşılan şarkı sözleri müsaittir.

5) BACAKLARININ KESİLMESİNİ TALEP ETME

Apotemnofili (Vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu): Bu hastalığı olan kişiler bedenlerinin bir uzvunun kendilerine ait olmadığını, o uzva karşı yabancılık çektiklerini, varlığından son derece rahatsızlık duyduklarını söyleyerek ondan kurtulma çabası içine girerler. Genelde bacaklarının kesilmesini talep ederler. Kol ya da parmağının kesilmesi için hekimlerden yardım isteyen veya kendi imkanları ile kesmeye çalışanlar vardır. Olgulardan biri gözüne asit döktürerek kendisini kör ettirmiştir. Yabancılık duydukları uzuv kesildikten ya da işlev göremez hale geldikten sonra yaşadıkları tüm sıkıntının geçtiğini ve rahatladıklarını belirtmektedirler. Böyle bir duruma nasıl bir beyin aksamasının ya da psikolojik mekanizmanın neden olduğu henüz bilinmemektedir.

 

6) YANIK KUMAŞ GİBİ KOKTUĞUNU DÜŞÜNME

 Olfaktör Referans Sendromu: Kişinin bedeninden kötü koku yayıldığı düşüncesinin olduğu bir bozukluktur. Bunlar ter ya da dışkı tarzında bedene ait kokular olabileceği gibi; Yanık kumaş, çöp, çürümüş soğan, gübre, bozulmuş balık kokuları da olabilir. Hasta kokuyu kendi duyumsamasa da çevresindeki insanların davranışlarından anlam çıkarıp kendisinden uzaklaştıklarına inanarak kötü kokuyormuş sonucuna varabilir. Bu durumdaki hastalar normal insanlara oranla çok daha fazla banyo yapıp parfüm kullanmalarına ve gayet güzel kokmalarına rağmen iğrenç koktuklarını düşünür. Aralarında günde bir şişe parfüm bitirenler bile vardır. Bu nedenle uzun mesafeleri toplu taşıma araçlarına binmeyerek yürür, sinema ve okul gibi sosyal ortamlara girmekten kaçınır ve genelde evde zaman geçirirler. Flört etmeye cesaretleri yoktur.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!