Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık ''Her bel fıtığı lazerle tedavi edilmez'' | Sağlık Haberleri

        Lazerle tedavi yönteminin bütün hastalara uygulanamayacağını belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Açıkbaş, "Lazer yöntemi bel fıtığını tamamen tedavi etmez. Geçici olarak ağrıyı geçirir. Başarı oranı da yüzde 50- 70 arasıdır" dedi.

        Bel ağrıları ve bel fıtığıyla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Cem Açıkbaş, her yüz kişiden birinin hayatı boyunca bir kez bel ağrısı çektiğini söyledi. Hastaların büyük çoğunluğunun yatak istirahatı ve medikal müdahaleyle iyileştiğini belirten Açıkbaş, "Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Hatta bel fıtığı oranı çok azdır. Bel fıtığının başlangıç tedavisi, nörolojik muayeneden sonra yatak istirahatı ve medikal tedavidir" dedi.

        OTURARAK ÇALIŞANLAR RİSK ALTINDA

        Bel fıtığının genetik olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabileceğini kaydeden Açıkbaş, şoförler, pilotlar, öğretmenler, doktorlar ve gazeteciler gibi sürekli oturarak iş yapan ve bele ağır yük bindiren kişilerin bel fıtığına yakalanma risklerinin daha yüksek olduğunu söyledi. Hareketsiz yaşam tarzının da bel fıtığına neden olabileceğini aktaran Açıkbaş, bel fıtığından korunmanın en önemli yolunun ise düzenli egzersiz olduğunu açıkladı.

        SERT ZEMİNE YATMAK DAHA ZARARLI

        Bel fıtığının yatak istirahatıyla normal süreçte iyileşmeye meyilli bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Açıkbaş, hastalara yatak istirahatında rahat edecekleri bir pozisyonda veya sırtüstü yatmalarını önerdi. Halk arasındaki sert zemine yatmak gibi yanlış bir inanış olduğuna da değinen Açıkbaş, sert zemin üzerine yatmanın kişiye daha fazla zarar verebileceğini söyledi. Açıkbaş, sünger ve yaylı yataklar yerine ortopedik yatakların tercih edilmesini istedi.

        TEDAVİ YÖNTEMİ KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİR

        Bel fıtığında tedavi yöntemlerinin kişiden kişiye değiştiğini vurgulayan Cem Açıkbaş, "Hasta bel ve bacak ağrısına bağlı olarak idrarını ve büyük abdestini tutamıyorsa, cinsellikle ilgili sorunlar yaşıyorsa, apış arasında uyuşma hissediyorsa, bacaklarda ani ve ciddi kuvvetsizlik gelişiyorsa acil ameliyat edilebilir. Eğer bu durumlar yoksa hasta yatak istirahatı ve medikal tedaviyle 4- 5 hafta kontrol altına alınır. Ağrılarda azalma olmazsa cerrahi müdahale önerilir" dedi.

        LAZER BEL FITIĞINI İYİLEŞTİRMEZ

        Cerrahi yöntemlerin de her hasta için değişebileceğini aktaran Doç. Dr. Açıkbaş sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Toplumda son dönemde moda haline getirilen ve lazer diye lanse edilen yöntemler ile endoskopik cerrahi uygulamalar, her bel fıtığında uygulanabilen yöntemler değildir. Lazer yöntemi, yatak istirahatına olumlu yanıt vermemiş hastalara uygulanır. Başarı oranı yüzde 50- 70 arasıdır. Bel fıtığını tamamen iyileştirmez ağrıyı geçici olarak geçirir."

        KLASİK CERRAHİNİN BAŞARI ORANI YÜZDE 98

        Bel fıtığında klasik cerrahinin başarı oranının ise yüzde 98'lerde olduğunu ifade eden Açıkbaş, "Standart yöntem ve mikrocerrahi yöntem aynı yolu izler. Mikrocerrahi yöntemde daha ufak bir kesiyle girilir ve bel fıtığına ulaşırken dokuların daha az zarar görmesi sağlanır. Bu sayede ameliyat sonrası yapışıklık daha az olur. İş gücü kaybı da önlenmiş olur. Hasta mikrocerrahi yöntemde 2 haftada, klasik yöntem de ise 4 haftada taburcu edilir" diye konuştu.

        İSPATLANMIŞ YÖNTEMLERİ TERCİH EDİN

        Bel fıtığı tedavisinde moda yöntemler yerine başarı oranı ispatlanmış yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Cem Açıkbaş, "Sonuçta cerrahi iki göz ve iki elle yapılan bir sanattır. Moda yöntemler yerine 1945 yılından buyana yapılan, geçerliliği olan ve başarı oranı ispatlanmış standart yöntemlerden ayrılmamakta fayda vardır. Hastaların da doktoruna mutlaka hangi yöntemi neden kullandığını sorması gerekmektedir" dedi.

        AHT

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa