Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin: AB gerekli iradeyi sergilemeli | Dış Haberler
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Katar'ın başkenti Doha'ya gerçekleştirdiği ziyarette Katar Haber Ajansı Haber Departmanı Direktörü Youssef Yaqoup Al Hammadi'nin sorularını yanıtladı.

        Doha ziyaretinizin gündemi ve hedefi hakkında bilgi verir misiniz?

        Mayıs ayında ülkemizde gerçekleştirilen seçim sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görevlendirilmem sonrasında dost ve kardeş Katar’a bir ziyaret gerçekleştirerek burada Katarlı kardeşlerimizle bir araya gelmek benim için mutluluk vericidir.

        Türkiye ile Katar arasında mevcut stratejik ortaklık, gerek ikili ilişkiler, gerek bölgesel meseleler olsun her alanda, her düzeyde güçlenerek sürmektedir. Pekçok konuda ortak tutum sergileyen iki ülke arasında düzenli istişare ve yakın eşgüdüm karşılıklı ziyaretlerle devam etmektedir. İkili ilişkilerimizin geldiği ileri noktaya bizzat şahit olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyorum. Başta Zat-ı Alileri Emir Şeyh Temim’in bizleri kabul nezaketi göstermesi olmak üzere Şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik için teşekkür ediyorum.

        REKLAM

        Ziyaretimiz tabiatıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın önümüzdeki hafta Katar’a yapması planlanan resmi ziyaretin de hazırlıklarına yöneliktir.

        Ziyaret vesilesiyle Katarlı muhataplarımızla bir araya gelerek ikili ilişkilerimiz ve bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunarak ortak menfaatlerimiz ve bölgemizin çıkarlarına fayda sağlamak üzere atılacak adımları ele almayı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyaret gündemini somutlaştırmayı hedefliyoruz.

        Her zaman olduğu gibi ziyaretimizin bu anlamda verimli geçeceğine yürekten inanıyorum. Katarla işbirliğimizin daha da geliştirilmesi için ekonomik, yüksek teknoloji, sağlık ve diğer pek çok konuda önemli işbirliği fırsatları bulunduğunu ifade edebilirim.

        Liderler düzeyinde güçlü siyasi iradeyi somut çıktılara dönüştürmemiz gerekiyor.

        Katar Devleti'nin, Emir Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani liderliğinde dış politika düzeyinde elde ettiği başarılar ışığında, Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 100. yılına girerken, önümüzdeki yıllarda iki ülke ilişkilerini nasıl görüyorsunuz?

        REKLAM

        Dost ve kardeş Katar ile gücünü tarihi bağlarımızdan ve milletlerimiz arasındaki dayanışma ruhundan alan ilişkilerimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Katar Emiri Şeyh Temim’in ortaya koyduğu güçlü siyasi iradeyle stratejik ortaklık seviyesine ulaşmıştır. Bu stratejik ortaklığın gelişmesinin en önemli mekanizmalarının başında Yüksek Stratejik Komite gelmektedir. Sekizincisini 14 Ekim 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz bu toplantının dokuzuncusunun bu senenin son çeyreğinde Doha’da düzenlenmesi için çalışmalar devam etmektedir.

        İkili ticaret hacmimiz yürütülen ortak çalışmaların neticesinde hızla gelişmeye devam etmektedir. Şirketlerimizin karşılıklı yatırımlarının gitgide güçlenmesinden de memnuniyet duyuyoruz. Müteahhitlik hizmetleri de diğer bir güçlü işbirliği sahasıdır.

        İşbirliğimizin son dönemdeki güzel örneklerinden biri ülkemizin Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü unsurlarıyla FIFA 2022 Dünya Kupası’nın güvenliğinin sağlanmasında verdiği kapsamlı destek olmuştur.

        Kardeş Katar’ın Dünya Kupası organizasyonunda elde ettiği müstesna başarıyla bizler de en az sizler kadar gururlandık.

        Dayanışmamızın diğer bir güzel örneğini Şubat ayında ülkemizde Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında Katarlı kardeşlerimizin ilk yardıma koşan ülkelerden biri olmasıyla gördük.

        REKLAM

        Zat-ı Alileri Şeyh Temim’in talimatlarıyla ülkemize gönderilen Arama Kurtarma ve Sağlık Ekibi ile ülkemiz ile Katar arasında oluşturulan hava köprüsü kapsamında felaketin yaşandığı ilk günden itibaren 50’nin üzerinde uçakla yaklaşık 1.000 tonluk insani yardım ülkemize ulaştı. Hatay’da kurulan Katar-Türkiye Kardeşlik Konteyner Kenti halklarımız nezdinde kardeşliğimizin büyük bir nişanesi oldu.

        Zat-ı Alileri Şeyh Temim’in ülkemize ziyarette bulunarak Sayın Cumhurbaşkanımıza üzüntülerini ve taziyelerini bizzat iletmesi de milletimiz nezdinde daima hatırlanacaktır.

        İki ülke ve iki kardeş halk arasında pek çok bağ var - bu ortaklık işbirliğine ne ölçüde yansıyor?

        Ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın ve işbirliğinin bölgesel ve uluslararası barış, güvenlik ve istikrara hizmet edecek şekilde geliştirilmesi yönünde en üst düzeyde ortak bir irade bulunmaktadır.

        İkili işbirliği alanları bağlamında, müteahhitlik firmalarımız Katar’ın imarına katkılarını sürdürüyorlar. Ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güvenin yatırım alanında da kendini en güçlü şekilde gösteriyor olmasından mutluluk duyuyoruz. Ekonomik, mali ve ticari işbirliğimizin, stratejik ortaklığımızın ana sütunlarından biri olmayı sürdüreceğine inanıyorum.

        REKLAM

        Gıda sektörü de ticaretimizin gelişmesi için potansiyel gördüğümüz sahalardan biri olarak öne çıkmaktadır.

        Savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanlarında işbirlikleri de potansiyel arzeden alanlar arasındadır.

        İki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde ve her alanda iş birliğinin geliştirilmesinde Yüksek Stratejik Komite'nin rolünü nasıl değelendiriyorsunuz?

        19 Aralık 2014 tarihinde ülkelerimiz arasında Yüksek Stratejik Komite'nin tesis edilmesine ilişkin Ortak Bildiri'nin imzalanmasından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim’in eşbaşkanlıklarında düzenlenen 8 toplantıda birçok işbirliği alanını kapsayan 95 anlaşma ve belgeye imza atılmıştır.

        Bu sayede ülkelerimiz arasındaki işbirliği her alanda çeşitlenmiş ve derinleşmiştir. Sözkonusu toplantılar kapsamında ayrıca bölgesel ve küresel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunma ve bunlara karşı ortak bir yaklaşım sergileme imkanı yakalanmıştır.

        REKLAM

        Bu toplantıları ikili ilişkilerimizin ulaştığı stratejik seviyenin ve bölgesel konulardaki dayanışmamızın tüm dünya önünde gururla sergilediğimiz bir nişanesi olarak görüyoruz.

        2023 yılının son çeyreğinde Zat-ı Alileri Şeyh Temim’in evsahipliğinde Doha’da düzenlenmesi öngörülen 9. Toplantıya her zaman olduğu gibi yine geniş bir biçimde katılım sağlanması öngörülmektedir.

        İlişkilerimizin ulaştığı bu stratejik ortaklık seviyesinde artık her alanda iki ülkeyi çok daha ileri noktalara taşıyacak kritik adımlar üzerinde çalışacağımız bir konuma gelmiş bulunuyoruz. Sözkonusu toplantının ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlı sonuçlar getireceğine inancımız tamdır. Anlaşmalar belli bir düzeye geldi. Artık uygulama safhası daha öne çıkacak diye düşünüyorum.

        Önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini geliştirmek için yeni fırsatlar var mı?

        Türkiye ve Katar, bugünün dünyasının en başarılı ortaklıklarından biri haline gelmiştir. Ortaklığımız, başarısını ve gücünü, iki ülke halkının birbirine duyduğu derin saygı ve dayanışma ruhundan almaktadır.

        REKLAM

        Bu ortaklık, en zorlu sınamalardan daha da kuvvetlenerek çıkmayı bilmiştir. Artık, birbirini tamamlayan iki ülke olmanın daha ötesine geçen bir kader birlikteliğine dönüşmüştür.

        Bu ortaklık, aynı zamanda bölgede istikrar, güvenlik ve işbirliğinin ana dayanaklarından biri haline de gelmiştir.

        Bu bağlamda, önümüzde yüksek teknoloji, savunma sanayii, sağlık, enerji gibi pek çok sahada dünyaya tesir edecek işbirlikleri potansiyeli bulunmaktadır.

        Ortak çıkarlarımız temelinde, el ele çok daha güzel noktalara doğru ilerleyeceğimize de inanıyoruz.

        Size göre Katar Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi vizyonlarındaki uyum ne ölçüde?

        Mükemmel seviyede seyreden ikili işbirliğimizin yanısıra bölgesel ve küresel meselelere yönelik yaklaşımımızın da örtüştüğünü görmekten mutluluk duyuyoruz. Ortak sınamalar karşısında güçlü dayanışmamızı sürdürmekteyiz.

        Özellikle diyaloğa ve barış çağrılarına en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, biz de Türkiye olarak, Katar’a benzer şekilde tüm taraflarla diplomasi ve diyaloğu önceleyen tutumumuzu devam ettirmekteyiz.

        REKLAM

        İslâm dünyasını yakından ilgilendiren Suriye, Filistin, Afganistan ve İslam düşmanlığı gibi konularda istişare ve işbirliğimize önem atfediyoruz. Bölgesel konularda Ankara-Doha diyaloğunun ve işbirliğinin tüm bölgemizin istikrar ve güvenliği bakımından büyük önem taşıdığına inanıyoruz.

        Yeni Türk hükümetinin önümüzdeki yıllarda Türk ekonomisini ilerletmek ve Türk ekonomisini olumsuz etkileyen bazı konuları ele almak için planları nelerdir?

        Yeni dönemde ekonomi programımızın 3 temel bileşeni olacak.

        • Bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesi.

        Türkiye'de, tarihi olarak bütçe açıklarının milli gelire oranı makul şekilde seyretti. Bu sene deprem etkisiyle bu oran artacaktır ancak bu bir sefere mahsus bir şoktur. Deprem hariç bütçe açıklarının Avrupa Birliği standartları çerçevesinde şekillenmesi için gerekli tedbirler alınmıştır. Mali sürdürülebilirlik yolunda bu kararlılığımız devam edecek.

        • Para politikasında fiyat istikrarının sağlanması ve enflasyonun kontrol altına alınması

        Para politikasını enflasyonu orta vadede kontrol altına almak için şekillendiriyoruz. Parasal sıkılaşmanın ilk adımlarını geçen ay attık. Para ve maliye politikalarına bütüncül bir bakış açısıyla Türkiye enflasyonu düşürmekte kararlıdır.

        REKLAM
        • Türkiye'nin kazanımlarını korumak, geliştirmek ve kalıcı hale getirmek için yapısal reformları da birer birer hayata geçiriyoruz. Eylül ayında açıklayacağımız OVP kamuoyu için bir yol haritası ortaya koyacak kararlılığa sahip olacak.

        Türkiye'nin bölgedeki diğer ülkelerle ilişkilerini nasıl tanımlarsınız, son iki yılda bu ilişkiler güçlendi mi?

        Türkiye olarak Körfez bölgesinin istikrar ve güvenliğini kendi istikrar ve güvenliğimizden ayrı görmüyoruz. Tüm Körfez ülkeleriyle her alandaki ilişkilerimizi daha da geliştirme çabası içerisindeyiz.

        Türkiye-KİK ilişkilerini canlandırmak ve bu kurumla güçlü ilişkiler tesis etmek arzusundayız. Bu çerçevede, Dışişleri Bakanları düzeyindeki Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Mekanizması’na da önem veriyoruz.

        Sayın Cumhurbaşkanımız ile Mısır Cumhurbaşkanı Sisi arasında Doha'da Zat-ı Alileri Emir Şeyh Temim'in ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmede ikili ilişkilerimizi tüm alanlarda geliştirme ve bölgesel meselelerde işbirliği konusunda anlayış birliğine varılmıştı. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz ile Mısır arasında karşılıklı Büyükelçi atamaları yakın zamanda gerçekleştirildi. İlişkilerimizi ilerletmenin yolları üzerine görüş alışverişimiz devam ediyor.

        REKLAM

        Suriye meselesinin çözümünde güç birliğini sürdürmemiz önem taşıyor. Suriye bağlamında ilkeli tutumumuzu sürdürüyoruz. Terörle mücadele, geri dönüşler, siyasi süreç ve insani yardımlar önceliklerimizi teşkil etmeye devam ediyor.

        Irak bağlamında bir taraftan PKK terör örgütüyle mücadele ederken, diğer taraftan Irak’ı güçlendirecek, geliştirecek projelere de desteğimizi devam ettiriyoruz.

        Filistin davasına, Kudüs’ün ve Harem-i Şerif’in kutsiyetinin muhafazasına ve Filistin halkına her platformda güçlü desteğimizi sürdürüyoruz. İki devletli çözüm perspektifinin korunması için başta İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler olmak üzere, uluslararası toplumla birlikte çalışmaya büyük önem veriyoruz.

        NATO Zirvesi öncesi İsveç buluşması
        Haberi Görüntüle

        Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğine ulaşmak için iletişimin yoğunlaştırılmasının önemini vurguladı. Avrupa ile ilişkiler söz konusu olduğunda Türkiye'nin vizyonu nedir? AB üyeliği ile ilgili müzakerelerin yenilendiğini görecek miyiz?

        REKLAM

        Türkiye AB'ye aday bir ülke ve Birliğin önemli bir ortağıdır. AB'ye üyelik stratejik hedefimizdir.

        Bölgemizde ve uluslararası sistemde yaşanan değişim ve dönüşüm, ekonomiden enerjiye, güvenlik ve savunmadan düzensiz göçe, birçok sorunun çözümünde Türkiye-AB birlikteliğinin önemini ortaya koymuştur.

        Türkiye-AB ilişkilerini tüm boyutlarıyla canlandırmamızın tam zamanı olduğuna samimiyetle inanıyoruz.

        Güçlü bir üyelik perspektifinin korunması ve tüm aday ülkeler için adil ve sonuç odaklı katılım müzakerelerinin yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

        Önümüzdeki dönem, AB'nin ve üye ülke liderlerinin siyasi kararlılık göstermesi gereken bir dönem olacaktır.

        Türkiye, bir Avrupa ülkesi olarak, üzerine düşen sorumluluğun bilincindedir ve ortak geleceğimize katkıda bulunmak için yeni adımlar atmaya hazırdır.

        REKLAM

        AB'den beklentimiz de ilişkilerimizin ortaklık ve üyelik süreci üzerinden ilerlemesi yönünde gerekli iradeyi sergilemesidir.

        Son olarak, bundan sonraki süreçte iki ülke ilişkilerine ilişkin temennileriniz nelerdir?

        Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. Yılı olan 2023 aynı zamanda Katar’la diplomatik ilişkilerimizin tesisinin de 50. yıldönümüdür. İkili ilişkilerimizde bir mihenk taşını geride bırakırken Türkiye-Katar stratejik işbirliğinin her alanda daha da ileriye taşınmasına önem atfediyoruz.

        Biz önümüzdeki dönemi Türkiye Yüzyılı olarak tarif ediyoruz. Her alanda yeni hamleler yapacağımız bu dönemde Kardeş Katar ile de yeni ufuklara hep birlikte yürüyeceğimize inanıyoruz. Bir kez daha göstermiş oldukları misafirperverliğe teşekkür ediyoruz.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa