Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Alayça Öztürk Gidişoğlu: Gerçek hayat hikâyeleri oynamak çok da
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        TRT ortak yapımı 'Kesişme; İyi ki Varsın Eren'in yapımcılığını Mustafa Uslu / Dijital Sanatlar, yönetmenliğini Özer Feyzioğlu üstleniyor. Sinemamızın usta ismi İsmail Hacıoğlu'nun, Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik rolüyle müthiş bir performans sergilediği filmin müziklerini Fahir Atakoğlu'nun yaptı. Filmin senaryosunu Mert Dikmen, Alper Uyar ve Özer Feyzioğlu kaleme aldı.

        Filmin çekimlerine başlamadan önce Cemile Gedik'le tanıştıklarını ve 'Ferhat Gedik'i canlandıran İsmail Hacıoğlu ile birlikte Ankara'ya giderek Gedik ailesine misafir olduklarını belirten Gidişoğlu, şunları söyledi; "Cemile Gedik'le tanıştıktan sonra çok vakit geçirdim. Filmin çekim öncesinde başlayan dostluğumuz halen devam ediyor. Kardeş gibi olduk. İsmail'le birlikte çekimler başlamadan önce onların evlerine konuk olduk. Özel anılarını dinledik Cemile ve çocukların. Eşyalarını, yaşam şekillerini gördük. Nasıl evlendiklerini, nasıl birbirlerine âşık olduklarını dinledik. Cemile denince aklıma ilk güç teması geliyor. O, gerçekten çok güçlü bir kadın. Hem bu olaydan önce ve hem de sonra her şeyin üstesinden gelebilmiş bir kadın. Kendi ayakları üzerinde her zaman durmuş bir kadın. Çok büyük bir aşk onlarınki, aralarındaki sevgi hala devam ediyor. Cemile, çok sağlam bir kadın, prensipleri var. Eşini hiçbir göreve yalnız yollamıyor. ‘Biz bu yola birlikte çıktık. Ben senin mesleğini biliyordum bu yola çıkarken seni yarı yolda bırakmam' diyor. Doğu'daki, Güneydoğu'daki görev yerlerine birlikte gidiyorlar. Cemile, Ferhat'ın itirazlarına rağmen eşini hiç yalnız bırakmıyor. ‘Koşullar böyleyse bir çözüm buluruz' diyor. Kimsenin cesaret edemeyeceği ya da çok az insanın yapacağı fedâkarlıkları yapıyor."

        REKLAM

        "Filmde oynamak için anlaştıktan ve senaryoyu okuduktan sonra kendi kendime; 'ben bunun hakkından nasıl geleceğim' dedim. O dakikadan sonra elimde hep senaryoyla dolaşmaya başladım. Siz bir karakter oynuyorsanız ve o karakter kurguysa siz özgürsünüz çok fazla şey ekleyebilirsiniz. Fakat gerçek hayat hikâyeleri biyografiler, büyük bir sorumluluk getiriyor oyuncuya. Yaşanmış olay çok ağır. Bu büyük acıyı yaşayan bir karakteri canlandırıyorsunuz. Ve sizin bir çizginiz var. O çizginin dışına çok çıkamıyorsunuz. Oyuncu olarak kendi duygularınızı da yansıtmanız gerekiyor. Siz de seyirciye o karakteri yansıtacaksınız. Sete çıkana kadar çok tedirgin oldum. Seyirciden çok Gedik ailesini düşündüm aslında. Ne diyecekler diye. Fakat Özer hocanın doğru yönlendirmeleriyle, karşımda İsmail gibi usta bir oyuncunun olması ve Cemile ile çok iyi dost olmamızla birlikte çok rahatladım. Gerçek hayat hikâyeleri kesinlikle kurgu bir karakteri oynamaktan çok daha zor."

        REKLAM

        "Beni iyi ki sen oynuyorsun dedi, bana çok cesaret verdi. Sete geldiğinde monitörün arkasında hiç durmadı. Biz de gelmesini istemedik. Hem sürprizin bozulmasını istemedik hem de çok ağır bir hikâye anlatıyoruz. Cemile'yi kendi kız kardeşim gibi hissediyorum. Biraz da koruma içgüdüsüyle onu daha çok sakındık. Ama o çok zeki bir kadın, o kadar zeki ki aralarda gelip gelip minik minik beni motive eden şeyler söyledi. Kendisiyle ilgili, Ferhat ile ilgili küçük bilgiler verdi, ‘Bak bunu kullanabilirsin, şunu söyleyebilirsin' dedi. Ben de Özer hocayla paylaştım. Hoca onları senaryoya entegre etti. Araya böyle doğaçlama bir sahne konuldu."

        "Türkiye'de kadınlar, anneler çok güçlüler ve güçlü olmak zorundalar. Kadın her şeyi sırtlanıyor. Çocuğu sırtlanıyor, evin yükünü sırtlanıyor. Ayşe Bülbül ve Cemile Gedik de öyle. Sonuçta biri canından çok sevdiği eşini, diğeri de evladını, canını kaybediyor. Cemile'nin bana söylediği bir söz var. ‘Hepiniz gidiyorsunuz ben onun yastığına sarılıyorum' diyor. Bunun ağırlığını anlatamam. Ayşe Bülbül, sürekli çocuğunun kabrine bakıyor. Şehit yakınlarının hislerini tam olarak anlayamayız. Ama bu film, en azından insanların birbirlerine empati duymasını sağlayacak gibi geliyor bana. O açıdan çok önemli. Bu film, empati duygumuzu yükseltecek. Geride kalana oluyor olan. Biz bu filmle bir duygu yaratmaya çalışıyoruz."

        REKLAM

        "Cemile Hanım, şu anda devlet dairesinde çalışıyor. O da Ferhat Gedik gibi Karadeniz Teknik Üniversitesi mezunu. Cemile, ‘Aşkımızın başladığı yer aşkımın bittiği yer oldu' diyor. Yine ilginç bir anekdot var anlatayım. Hakkari'ye gidiyorlar. Bir köy ilkokulunda okul yok, eğitim yok. Cemile Gedik, çok güçlü ve inatçı bir kadın. ‘Ben o çocuklara okuma yazma öğreteceğim' diyor. Öğrencileri Cemile'yi çok seviyor. Cemile, bu köyde çocuklara Türkçe öğretiyor, hayat bilgisi öğretiyor. Gönüllü öğretmenlik yapıyor. Evinde boş oturmak istemiyor. Mücadeleci ve çok çalışkan bir kadın."

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa