Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bianet Haber Merkezi’nden 3 Ağustos günü ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ başlığı altında şöyle bir haber geldi: “Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi Kuruldu. “12 Eylül'deki referandumda sandığa gitmeme çağrısında bulunan Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi, "Önümüze tarihi bir fırsat çıkmıştır. 'Yamalı' ya da 'yamasız', hiçbir şekilde 12 Eylül darbe anayasasını istemediğimizi boykotla göstermenin, şimdi tam zamanıdır".

        Haber bir tuhaf geldi; gerisini okudum:

        “…Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) 12 Eylül'de referanduma sunacağı anayasa değişikliği paketiyle "12 Eylül'le hesaplaşmadığını, aksine 12 Eylül kurumlarında kendisine yer açmaya çalıştığını[; e]gemenlerin halkımıza sunduğu seçeneksizlik karşısında emekçilerin ve ezilenlerin seçeneksiz olmadığına olan inancımızla….12 Eylül Askeri cuntası koşullarında zorla kabul ettirilen; kapitalist sömürünün, emperyalist ekonomi politikalarının, tekçi inkarcı ırkçı anlayışın, faşist merkeziyetçi devlet yapısının, generallerin siyasete sistematik müdahalesinin, erkek egemenliğinin, Türk-İslam sentezinin üzerine inşa edilmiş 1982 Anayasası'nı çöpe atmayı hedefliyoruz. Demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, katılımcı ve sosyal haklara dayanan taleplerin kazanılması temelinde bir hareketi bütünlüklü olarak ele alan bir örgütlenme ve mücadele sürecini Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi'yle büyüteceğiz." Ah keşke!

        Toplantıya, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) yanında pek bilmediğimiz örgüt ve partiler katılmış; örneğin , Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Gelecek Parti Hareketi (SPGH), Sosyalist Birlik Hareketi, Devrimci İşçi Partisi Girişimi (DİP-G), Köz, Türkiye Gerçeği, Sosyalist Devrim Parti Girişimi…

        Bir kez daha anladım Türkiye’de neden tabandan ve yaygın bir sol hareketin gelişemediğini. Gerçeklerden uzak, halkın güncel ihtiyaçlarından çok ideolojik bir maksimalizmden hareket eden, kendisinin beğenmediği hiçbir şeyi “acaba mümkün olan bu mu” diye sorgulamadan ret eden, o nedenle farklı siyasal akımlar ve görüşlerle ittifak kurmaktan kaçınan, halkı kavramadan ve örgütlemeden devrimci olmayı sürdüren bu marjinal örgütler bunlar.

        Eleştirilerinde burada alıntılamadığım bir dizi doğru şey var. Ama eğer siyaset mümkün olanın gerçekleştirilmesi ve olmayanın zemininin hazırlanması ise anayasa değişikliği paketinin doğru yolda atılmış bir adım olduğunu kabul etmek daha makul değil mi? Neden parti kapatmaya ilişkin madde geçmedi diye eleştirilirken AKP’nin kendi içindeki muhalefetin bile bu girişimin önünü kestiğini hatırlamamak ancak ideolojik bir körlükle açıklanabilir.

        Aynı tavır, referanduma sunulan değişikliklerin 12 Eylül Anayasası’nı allayıp pullayıp devamını sağlama girişimi olarak sunulmasında sergileniyor. İlaveten AKP, mevcut anayasayı tam olarak değiştirmiyor diye suçlanıyor. Seçim barajında ısrar, Siyasi Partiler Yasasını değiştirmekteki duyarsızlığı ile AKP demokrasi konusundaki sınırlılıklarını zaten sergiliyor. Ama elhak, elimizdeki tek demokrasiye ve değişime yakın parti de o. AKP, yeni bir anayasa yapmayı teklif ettiği zaman onun konuya yaklaşımını eleştirmek yerine tümden bu girişimi sabote etmek için ne kadar parti, resmi ve sivil örgütün cansiperane çalıştığını nasıl unutabiliriz?

        Kim ne derse desin, ne kadar eksik bulursa bulsun, darbecilerin yargılanması ve bir daha darbe yapmanın yanlarında kalmayacağı bir düzenlemeye nasıl karşı çıkılabilir? Kuvvetler ayrılığı adı altında askeriyenin yitirdiği vesayeti yargının üstlenmesini engelleme gayretine direnmek nasıl bir solculuk? Eğer kendisinin ve HSYK’nın üye devşirme sistemine başta direnen Anayasa Mahkemesi bile gerekçeli kararında, ‘Yürütmenin HSYK üzerindeki etkisinin belirli ölçüde azaltıldığı anlaşılmaktadır’ demişse, eleştirilen yargı bile bizim “devrimci” solculardan daha ileride demektir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar