Başka türlü masallar
Damla Çeliktaban yazdı..
Damla ÇELİKTABAN / HT MAGAZİN
Yeşil kapaklı, küçük bir kitap… Kapağında, bağdaş kurup oturmuş bir kadın var. Kadının başının üstünden bir ağaç yükseliyor; siz deyin “varlık ağacı” ben diyeyim “yggdrasil”… Dallarının arasında tomurcuklar ve yapraklar da var, kalpler ve kuşlar da… Bir Fransız, Judith Malika Lieberman’ın yazdığı Masal Terapi’den bahsediyorum. İngilizce yazıp Türkçe’ye çevirttirmiş. Mart ayı sonunda çıkan kitap iki aydan kısa sürede 3. baskısını yapmış… İçinde neler mi var? Masallar. Farklı kültürlerden, farklı geleneklerden masallar… Bu masalların bildiklerimizden ne farkı mı var? Galiba fark masallarda değil de bizim niyetimizde. Çünkü şöyle demiş Judith kitabın başında: “Sevgili Yolcu, Bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı. Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar. Rastgele bir sayfa aç. Ve okumaya başla… Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek. Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum. İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi. Bu bir gelişme oyunudur. Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün.” Judith aynı zamanda bir masal anlatıcısı. 14 yaşından beri masallarla yaşadığını; masalların şifa gücüne ve iyileştirici rolüne inandığını söylüyor her fırsatta. “Masallar çocukları uyutmak, yetişkinleri uyandırmak içindir” diyor. Her masalın sonunda bir de masalın mesajı, seyir defteri, alıştırmalar ve alıntılar yer alıyor. Yani bu masalları okuyup bırakmanızı değil, onlarla beraber bir yola çıkmanızı öneriyor Judith… Benim ilk okuduğum masal bana “İncinmeye açık ol” dedi mesela; tesadüf mü desem yoksa biraz büyü mü bilmiyorum ama sorduğum soruya cuk oturdu…
Bir çay kaşığı bal
Bizim evin kahvaltılarında olmazsa olmaz iki yiyecek var. Biri Uzay’ın “en sevdiği peynir” (adı böyle kaldı, bildiğiniz dilpeyniri) ikincisi de bal. Uzay hiçbir şey yemek istemese de bir dilim ballı kaymaklı ekmeği reddetmez. Kimileri kıyafet meraklısı olur, kimisi çanta ya da içki… Ben ekmek ve bal meraklısıyım. Oğlum da bana benzermiş. Ne zaman yurtdışına çıksam çeşit çeşit bal getiririm eve. Bir de ülkeye özgü ekmeklerden. Bir arı ortalama 7 hafta yaşıyor ve bütün hayatı diyebileceğimiz bu süre boyunca yalnızca bir çay kaşığı bal yapabiliyor. Bu kısacık sürede, canını dişine katarak uçuyor, çırpınıyor, polen topluyor arılar. Anavarza Bal arıların bu çabasını hatırlatmak için bir ipin ucuna minik bir tüp yerleştirmiş, bu tüpün içinde bir arının ömrü boyunca yaptığı bal kadar bir bal koymuş… Ziyan edilmesin, hayranlıkla anılsın diye…
23 Nisan’da ne var ne yok?
Müzede sihirli bir şeyler
Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bahçesini çocukların yaratıcılıklarını sergileyebilecekleri bir alana dönüştürecek. 23 Nisan günü müzeyi ziyaret eden çocuklar, müzenin bahçesindeki çiçekleri ve tüm yeşil alanları içlerinden geldiği gibi süsleyecek. Müzenin bahçesi çocukların hayal gücüyle bambaşka bir kimliğe bürünürken; yetişkinler de mekânın eşsiz boğaz manzarası eşliğinde çocukların açık havada yaptıkları çalışmaları izlemenin keyfini yaşayacak. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek 23 Nisan etkinliğine katılmak için kayıt yaptırmak ve bilgi almak isteyenler, hafta içi 9.00 - 13.00 ve 14.00 - 17.00 saatleri arasında 0216 550 97 62 numaralı telefonları arayabilirler.
Minik sanatçılar
Akbank Sanat, 24-25 Nisan tarihlerinde düzenleyeceği eğlenceli ve yaratıcı atölye çalışmaları ile çocukları sanatın büyülü dünyasıyla buluşturuyor. Çocuklar, suluboyadan yaratıcı dramaya, oyuncak heykelden mozaiğe, linol baskıdan oyuna birbirinden eğlenceli atölyelerle keyifli vakit geçirirken, sanatla iç içe olarak kendi yeteneklerini keşfedecekler ve yepyeni bir dünyanın kapılarını aralayacaklar. 6-14 yaş çocuklara hitap eden farklı atölyeler hakkında bilgi edinmek için akbanksanat.com adresine bakabilirsiniz.
Uçurtma şenliği
LA FONTAINE Masalevi Anaokulu, 23 Nisan’ı gelenekselleşen 8. Uçurtma Şenliği Kilyos Tırmata Beach Club Sarıyer’de kutluyor. Çocuklar, anne babalar, hatta büyükanneler, büyükbabalar hep birlikte bu mutlu ve anlamlı günde tüm kuşakların çocukluk sembolü uçurtma ile eğlenceli ve renkli saatler yaşamaya davetli.
Akvaryumda festival
İSTANBUL SEA LIFE’ta 25-26 Nisan tarihlerinde, çizgi film ve çocuk kanalı Minika TV ile birlikte Minikafest kutlanacak. Bu kapsamda çocuklar; boyama alanları, oyun konsolları ve kostüm karakterlerle doyasıya eğlenirken sualtı yaşamıyla tanışacaklar. www.visitsealife. com internet adresinden alınacak biletler nisan ayı boyunca tüm çocuklara özel % 25 indirimli olacak. Akvaryum dev vatozlardan 55 adet köpekbalığına, palyaço balığından Rus mersinine, denizyıldızlarından kaplumbağalara kadar 15 binin üzerinde deniz canlısını barındırıyor.