• Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK
    Grip dünya üzerinde insan ölümüne en çok yol açan ve yarattığı tehlikenin farkında olunması gereken bir hastalık. Her ülkede görülmesi ve salgına dönüştüğünde kıtalar arasında çok hızlı yayılım göstermesi en önemli özellikleri arasında.

  • Tarihte gözlenen 3 büyük grip salgınında 150 milyon civarında insanın ölümü hastalığın ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor. Halk arasında nezleyle (soğuk algınlığı) karıştırıldığı için küçümsenen hastalık, dünya üzerinde her yıl yaklaşık 500 bin ölüme neden oluyor.

  • Mevsimsel gripte ölüm oranı binde bir ile yüzde bir arasında değişirken pandemilerde (kıtalararası salgın) bu oran yüzde 3’e kadar yükseliyor. Türkiye’de bu konuda sağlıklı sayısal veriler söz konusu olmasa da her yıl gribe bağlı binlerce ölüm gerçekleştiği tahmin ediliyor.

  • Sağlık Bakanlığı Grip Bilim Kurulu Üyesi iki isim; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji - İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakır bugün de yazı dizimizin bilimsel rehberleri olacaklar.

  • GRİP OLAN KİŞİ YATMA İHTİYACI HİSSEDER
    Grip nezledeki gibi hafif ateş ve burun akıntısı ile seyretmiyor. En belirgin klinik tablonun yüksek ateş, yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, kırıklık ve öksürük olduğu belirtiliyor. Grip geçiren hastalar genellikle ayakta dolaşamıyor ve yatma ihtiyacı hissediyor. Bu nedenle sokakta veya işyerinde karşılaştığınız bir arkadaşınıza “Geçmiş olsun!” dediğinizde, “Grip oldum ama önemli değil!” yanıtını alıyorsanız bu yanıt o kişinin grip değil “nezle” olduğunu gösteriyor.

  • DSÖ SALGIN İÇİN UYARIYOR
    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gribi önlenmesi gereken hastalıklar içinde değerlendiriyor ve bütün ülkelerdeki risk gruplarının düzenli aşılanmasını öneriyor. Örgüt ayrıca yeni virüslerle ortaya çıkabilecek salgınlar için de hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulunuyor. Bu uyarılar ışığında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkeler böyle bir durumda gerekli olabilecek aşı stoklarını bulundurup gerektiğinde yeniliyorlar. Sağlık Bakanlığı ise ilgili personele bu konuda her yıl eğitim veriyor.

  • POLİS VE ASKERLER DE HASTALIKTAN KORUNMALI
    Grip her bireyde ağır hastalık tabloları yaratsa da 2 yaş altı çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kronik akciğer hastalıkları, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, kronik kalp hastalığı olanlar (koroner hastalıklar dahil), sigara içenler ve gebeler ağır ve ölümcül grip açısından daha fazla risk taşıyorlar.

  • Bunun dışında sağlık personeli ve yaşlı bakım merkezlerinde çalışan kişiler hem kendi sağlıkları hem de kritik hastalara bulaştırma potansiyelleri nedeniyle risk grubunda yer alıyorlar. Ülkede zorunlu işlerin yürütülmesini sağlayan polis, asker ve itfaiye personeli gibi çalışanlar da grip geçirdiklerinde ortaya çıkabilecek problemler nedeniyle riskli grupta kabul ediliyorlar.

  • RİSKLİ GRUPLAR
    -65 yaş ve üzerindeki kişiler
    -2 yaş altındaki bebekler
    -Gebe kadınlar

  • -Kronik akciğer hastalığı olanlar (KOAH ve astım dahil)
    -Kronik kalp hastalığı olanlar (kalp yetmezliği ve koroner arter hastalıkları - miyokard enfarktüsü riski taşıyanlar dahil)
    -Kronik karaciğer hastalığı olanlar (sürekli alkol kullananlar dahil)

  • -Uzun süreli sigara alışkanlığı olanlar
    -Kronik böbrek hastalığı olanlar
    -Mesleği nedeniyle risk taşıyanlar: - Sağlık personeli - Yaşlı bakım yurtlarında çalışanlar - Polis, asker ve itfaiye personeli gibi kritik görev yapanlar.

  • GRİPSENİZ 5 GÜN OKULA YA DA İŞE GİTMEYİN!
    -Kapalı ve havalandırmasız odalarda insanlarla birlikte bulunmaktan kaçının.
    -Grip olanların en az 5 gün süre ile işe ya da okula gitmemesi gerektiği için hastaların toplumdan uzak durmasını sağlayın. (Salgınlar sırasında İl Hıfzısıhha Kurulları tarafından okulların kapatılması nedeni budur.)

  • -Gripte 1 metrelik mesafe kritiktir. Hastalara 1 metreden daha fazla yaklaşacaksanız maske takın.
    -Gripte bulaşma sadece havadan değil hastanın öksürük ve hapşırığıyla havaya saçılan virüslerin ortak kullanılan telefon, bilgisayar, masa gibi aletlere bulaşması ve sağlıklı kişilerin buraya dokunup virüsü ağızlarına bulaştırmasıyla da olmaktadır. Bu nedenle bilinmeyen temaslardan sonra elinizi mutlaka yıkayın.

  • -Her yerde su ve sabun bulamayacağınız için grip aktivitesinin arttığı dönemlerde cep veya çantalarda alkollü el dezenfektanları taşıyın. Bu dezenfektanlarda alkol oranının yüzde 60’ın üzerinde olmasına dikkat edin ve ıslak mendillerin faydası olmadığını unutmayın.
    -Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı kapatın. Bu sırada elleriniz yerine bir mendil veya kolunuzun iç kısmını kullanın.
    -Bütün bunların yanında en etkili yöntemin aşı olduğunu hatırlayın.

  • ÇOCUKLARDA VE YETİŞKİNLERDE BELİRTİLERİ FARKLI

    ÇOCUKLARDA
    -Normalden hızlı soluma veya nefes alma güçlüğü
    -Morarma
    -Yeterli sıvı alamama

  • -Uyandırılamama veya yeterli iletişim kuramama
    -Huzursuzluk (ağlamanın durdurulamaması)
    -Ateş ve solunum belirtileri azalmışken ateş ve öksürüğün yeniden artması
    -Ateşle birlikte döküntü

  • YETİŞKİNLERDE
    -Nefes darlığı
    -Göğüs veya karında basmakla oluşan ağrı
    -Ani bilinç bulanıklığı
    -Şiddetli veya sebat eden kusma

  • DÜNYANIN EN ÖLDÜRÜCÜ GRİP SALGINI VE ATATÜRK

    Tarihteki en büyük grip salgını 1918 - 1919 yıllarında yaşanıyor. Bütün dünyada 150 milyon civarında insanın ölümüne neden olan bu salgın, “İspanya gribi” olarak adlandırılsa da tüm dünyada ölümlere ve büyük yıkıma yol açıyor.

  • Çok sayıda sanatçı, bilim adamı ve devlet başkanının bu salgında yaşamını yitirdiği, hastalığın, hastalanan her 2 kişiden birinde ölümle sonuçlandığı belirtiliyor. Bu salgın sırasında hastalığa yakalanan devlet adamlarından biri de Mustafa Kemal Atatürk oluyor.

  • Grip nedeniyle bir hafta yatmak zorunda kalan Atatürk yüzde 50’lik yaşam şansını iyi kullanıyor ve hayatta kalıyor. Oysa günümüzde o salgına neden olan virüs aşı ile önlenebiliyor. Sonrasında meydana gelen “Asya” ve “Hong Kong” salgınlarında ise 5 milyon kişi hayatını kaybediyor.

  • SON 10 YILDA İKİ BÜYÜK SALGIN
    Türkiye’nin son 10 yılda iki pandemi (kıtalararası salgın) yaşadığı belirtiliyor. 2006 yılında 12 vaka ve 4 ölüm ile geçirilen kuş gribi salgını yüzde 30 - 50 ölüm oranıyla seyreden ağır bir grip tablosuna neden oluyor. İkinci kıtalar arası salgın 2010 yılında ortaya çıkıyor.

  • Halk arasında “domuz gribi” adı verilen hastalık insandan insana bulaşıyor ve soruna mevsimsel grip içerisinde değerlendirilen H1N1 virüsü neden oluyor. Bu salgında kayıtlara geçen 700’e yakın ölüm meydana geliyor ve bunların 29’unun gebe kadınlar olduğuna dikkat çekiliyor.

  • GRİPLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
    YANLIŞ:
    Gribin tedavisi yoktur.
    DOĞRU: Grip, hastalığın ilk üç günü içerisinde, başlandığında hastalığın şiddetini azaltan ve süresini kısaltan ilaçlarla tedavi edilebilir.

  • YANLIŞ: Grip aşısı korumuyor. Aşıya rağmen insanlar grip oluyor.
    DOĞRU: Grip aşısı yüzde 100 olmasa da hastalığı önleyen daha da önemlisi ölümden koruyan bir aşıdır.

  • YANLIŞ: Grip aşısını zamanında yaptırmayınca aşı zamanı geçmiş demektir.
    DOĞRU: Grip virüsü yapısını sıkça değiştirdiği için aşının içeriği her yıl yeniden gözden geçirilmekte ve o yıla ait aşı üretilmektedir. Ortalama koruyuculuk süresi 6 aydır. Ülkemizde grip aktivitesi mayıs ayı sonuna kadar devam ettiği için aşı bu süreç içerisinde herhangi bir zamanda yapılabilir ve kişiyi 6 ay boyunca korur.

  • TEDAVİ İÇİN BAŞVURMAKTA GEÇ KALIYORUZ
    ABD dünya üzerinde grip aşısını 6 aylıktan büyük tüm vatandaşlarına uygulayan ülke olma özelliğiyle dikkat çekiyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu diğer ülkeler ise grip aşısını özellikle risk gruplarına öneriyor. Uzmanlar, “Gelişmiş ülkelerde risk gruplarında aşılanma oranı daha yüksekken bizde bu oran ne yazık ki yüzde 4’ü geçmemekte” diyor.

  • Etkin tedavi olanaklarına rağmen vakaların erken dönemde sağlık kuruluşlarına başvurmamalarının en büyük nedeninin halk arasında gribin küçümsenmesi olduğu belirtiliyor. Gribin önlenmesi ve tedavisi mümkün bir hastalık olduğu gerçeği konusunda yeterli bilinç oluşturulamamış olması da hastalıkla mücadeleyi zorlaştırıyor.

  • KAMUOYU YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR
    İstatistiki verilere göre Türkiye’de bu dönemde 10 binlerce veya 100 binlerce vaka görülmesi, 1000 -1500 civarında da ölüm olması bekleniyor. Gribin yol açtığı birkaç ölümün sıra dışı olarak değerlendirilmesi ve bu konuda panik yaşanmasının bilgi eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çekiliyor.

  • GRİPTE SON DURUM
    Uzmanlar, “Şu anda grip vakalarında beklenen artış dönemini yaşıyoruz. Daha önceki yıllarda bu dönem genellikle ekim sonu kasım başında olurken küresel ısınmayla birlikte grip aktivitesinin başladığı dönem kasım sonu aralık başına kaymıştır. İçinde bulunduğumuz dönemdeki grip vakaları geçmiş yıllardan farklı değildir.

  • Gerek klinik tablo gerek vaka sayısı açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Şu günlerde dolaşımda başta H1N1 olmak üzere H3N2 gibi A grubu grip virüsleri ile B tipi virüsler görüyoruz” diyor.

Sayfa Yükleniyor..