Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Bıyık gücü, sakal ise dinî âidiyeti temsil ederdi

        Bıyık, Türkler’de bir yerde erkeklik, kişilik ve güç sembolüdür ve Türkler geçmişte hep bıyıklı olmuşlardır. Sakalın temelinde ise, dinî gerekçeler vardır.

        Tansu Çiller’in başbakan olduğu 1990’lı yılların sonlarındaki bıyık tartışmalarını hatırlayalım: Başbakan Çiller’in bıyıklı erkeklerin çokluğundan yakınmasından sonra birdenbire bir “bıyık kesme” modası başlamıştı ve konu o zaman geniş şekilde gündeme gelmişti. Tartışmaların sonucunda varılan nokta, bıyığın bir tür güç gösterisi olduğuydu.

        Bıyık bence sosyolojik, hattâ psikolojik bir hadisedir ve zamanla kendine mahsus bir stil ve moda da yaratmıştır. “Kaytan bıyık”, “pos bıyık”, “Bekçi Murtaza bıyığı” yahut “Kayzer Vilhelm bıyığı” gibi... Türkler tarih boyunca genellikle hep bıyıklıdır ve güç alâmeti olan bıyık, zamanla moda haline de gelmiştir.

        Sakal ise şimdilerde bir moda yahut bazı kesimlere âidiyeti gösteren bir semboldür ama geçmişte temelinde hep dini öğeler varolmuştur. Sakal bırakmak gelenekte sünnettir, yani Hazreti Muhammed’in yolundan gitmektir. Peygamber sakallıdır, dolayısıyla sakal bırakmak da eski tâbiriyle onun “güzel hasletlerine” uymaktır.

        Kıt’a Arabistanı’nda, özellikle de Suudi Arabisan’daki din adamlarına dikkat edin: Hepsi sakallıdır ama çoğunun bıyığı yoktur. Çenede bir şakaktan diğerine uzanan oldukça uzun sakalları vardır ve bıyıklarını kesmişlerdir. Bu model, Peygamber’in sünnetine tam olarak uymuş olunduğunu gösterir.

        Eski yüzyıllarda ilk defa sakal bırakacak olanlar için “sakal töreni” demek olan “lihye merasimi” düzenlenmesi âdettendi ve bu, dualar refakatinde yapılan dinî bir törendi. Bugün Türkiye’de çeşitli müzelerde, camilerde ve bazı evlerde muhafaza edilen, adına “lihye-i saadet” veya “sakal-ı şerif” denen Hazreti Muhammed’e ait sakal tellerine gösterilen saygı, işte bu geleneğin devamıdır. Hattâ, vaktiyle ordunun başında savaşa giden padişahlar yanlarında bir bohça içerisinde sakal-ı şerif de götürürler ve bohça cesaret vermesi maksadıyla askerin arasında, başların üstünde dolaştırılırdı.

        Sakal, geçmişte, işte bu nedenle erkekler için son derece önemliydi ve zamanla o da kendi modasını yarattı. “Top sakal” dediğimiz dinî âidiyeti gösteren model yani “sünnete uygun sakal”, “keçi sakalı” dediğimiz entellektüel görünümlü model yahut son zamanlarda yaygınlaşan “kirli sakal” biçimi geleneğin zamana uymuş uzantılarıdır.

        RESİMALTI:

        Hazreti Muhammed’in bohça içerisinde muhafaza edilen sakalının kılı, 17. yüzyılda girişilen bir savaş sırasında cesaret vermesi maksadıyla askerin arasında dolaştırılıyor.

        muratbardakci@haberturk.com

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa