Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik "AB'de 8 ülkede zorunlu askerlik var"

        Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Uzun vadede profesyonel bir orduya kavuşmamız gerektiğine inanıyorum'' dedi.

        Soruları yanıtlayan Bağış, bir soru üzerine, terörün Türkiye'de korku atmosferi oluşturmaya çalıştığını, ülkenin birlik ve bütünlüğünü tehdit ettiğini ve bölücü emeller taşıdığının bilindiğini söyledi.

        Son dönemde artan eylemleriyle bölücü örgütün bu emellerinin daha fazla tartışıldığını müşahede ettiklerini belirten Bağış, şöyle konuştu:

        ''Bu tartışmalarda yıllardır ihmal ettiğimiz bir nokta var. Terörü lanetlerken, bütün acılarımızı sineye çekip ümitsizlik ve yılgınlık tuzağına düşmezken, terörün hukuk devleti boyutuna çok da eğilmiyor, bunu tartışmıyoruz.

        Evet, terör ülkeyi bölmek ister ve devletin, vatandaşlarına karşı acizlik içerisinde olduğunu ispatlamaya gayret eder. Terör örgütlerinin hedefinde her zaman hukuk devleti vardır. PKK da dahil olmak üzere, terör örgütlerinin hedeflerine ulaşabilmesi, devletlerin hukuk sisteminde oluşturdukları hasarla doğrudan ilgili bir mahiyet taşır.

        Terör, vatandaşların güvendiği bir yargıdan, kararlarına saygı duyulan, adil olduğuna inanılan yargı sisteminden rahatsız olur. Aynı şekilde, her bir bireyin sahiplendiği bir Anayasanın varlığı en çok terör örgütünü rahatsız eder. Bununla birlikte yargıda garip tesadüflerin ortaya çıkması, hukuk sisteminin statükoculuğa ve ayrımcı uygulamalara mahkum edilmesi de aynı derecede terör örgütünü ve terörü istismar etmek isteyen çevreleri memnun eder. Yüksek yargının verdiği her kararın, terör örgütünde olumlu ya da olumsuz bir yansıması olacağı da unutulmamalıdır.

        Devletimizin, terörle mücadelenin askeri boyutunu kesinlikle geri plana itmeden, demokratik programından asla taviz vermeden, ülkenin hukuk sistemini tam anlamıyla Avrupa Birliği standartlarına ulaştırma gayreti, işte bu noktada daha büyük önem kazanıyor. Anayasa değişiklik paketi ile birlikte bir darbe ürünü olan 1982 Anayasası'nda en büyük kapsam değişikliğini gerçekleştiriyor ve herkesin 'benim' diyeceği bir Anayasaya kavuşmayı arzu ediyoruz.''

        ''TERÖRÜN PANZEHİRİ HUKUK VE DEMOKRASİDİR''

        Yargı reformu stratejisiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği standartlarında hukuk normlarına sahip olabilmesinin, yargıdaki aksaklıklar giderilerek yargıçların standartlarını yükseltme mücadelesini verdiklerini vurgulayan Egemen Bağış, ''Yargıçların standartlarını en üst küresel demokratik düzeye ulaştırmaya çalışıyoruz'' dedi.

        Bağış, hukuk dışı yapılanmalarla mücadeleyi de aynı kararlılıkla sürdürdüklerini ve Türkiye'de faili meçhul cinayetleri, karanlık senaryoları ve aydınlatılamayan olayları bir bir açığa çıkardıklarını dile getirdi.

        Azınlıklar konusunda da daha önce attıkları devrim niteliğindeki adımlara bir yenisini eklediklerini ve artık azınlıkları ''gayrimüslim'' yerine ''farklı inanç grupları'' olarak adlandırdıklarını belirten Bağış, şunları kaydetti:

        ''Türkiye'de her alanda ciddi bir değişime öncülük ediyor ve bu değişim süreciyle terörün istismar edebileceği her türlü zemini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.

        Nitekim son eylemlerle PKK'nın Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizi sabote etmeye çalıştığı ve Anayasa değişiklik paketimizden duyduğu rahatsızlığı, referandum sürecini baltalayarak göstermek istediği ortadadır. O yüzden hepimizin Türkiye'nin yaşadığı bu değişim ve dönüşüm sürecine her zamankinden daha fazla sahip çıkması gerekiyor. Anayasa değişiklik paketimizle yakaladığımız tarihi fırsatı heba etmememiz gerekiyor.

        Yargı reformu konusunda önyargılarımızı bir kenara bırakıp, bir an önce hayata geçirilmesi için Hükümetimizin adımlarının karşılıksız bırakılmaması gerekiyor. En önemlisi de gençlerin beyinlerini yıkayanlara ve çocukları kandırarak teröre alet edenlere en güzel cevabı herkesi kucaklayacak, hiç kimseyi ötekileştirmeyecek ve vatandaşlarımızı başka arayışlara itmeyecek bir hukuk sistemiyle vermemiz gerekiyor.

        Annelerin gözyaşlarını, çağdaş bir hukuk sistemiyle güçlenecek 'Milli Birlik ve Kardeşlik' projemize sahip çıkarak dindirmemiz gerekiyor. Anneliğin siyaseti, anneliğin ideolojisi, anneliğin milliyeti yoktur. Hiçbir Anne çocuğunun dağa çıkmasını, evladının kötü bir geleceğe sahip olmasını istemez. O yüzden bütün annelerimizin yarınlara umutla bakabileceği, evlatlarının geleceği için hayal kurabilecekleri bir Türkiye'ye kavuşma idealimize herkesin destek olması gerekiyor. Terörün panzehiri hukuk ve demokrasidir.''

        PROFESYONEL ORDU

        Bağış, profesyonel ordu konusunda sorulan soruya da şu yanıtı verdi:

        ''Bugün terör belasıyla yaptığımız mücadelede görüyoruz ki 3-4 aylık bir eğitimle Türkiye'nin en hassas bölgelerine, terörün en şiddetli olduğu bölgelerine 20 yaşındaki gençlerle terörle mücadele konusunda bazı zafiyetler yaşanıyor. Kısa vadede öncelikle terörle mücadele konusunda iyi eğitim almış, en iyi teçhizatla donatılmış, tecrübeli askerlerden oluşan bir güce kavuşmamız, uzun vadede de profesyonel bir orduya kavuşmamız gerektiğine inanıyorum.

        Avrupa Birliği üyesi ülkeler de bu süreçleri yaşadılar. Onların da bir çoğu da artık profesyonel orduya geçti. Kısa dönemde, Genelkurmay Başkanlığımızın da şu an üzerinde çalışmakta olduğu terörle mücadele kapsamında özel eğitim almış, özel teçhizatla donatılmış bir gücün özellikle Doğu'da ve hassas bölgelerde görevlendirilmesi, ama uzun vadede de artık Türk Silahlı Kuvvetleri'nin o kendi geleneklerimizden gelen asker millet olmamızın da gereğini yerine getirecek profesyonel bir şekilde yapılanması tartışılmalıdır. Bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Bu yükün altından kalkabilecek güçtedir.

        Bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Ben sonuçta bir güvenlik uzmanı değilim, siyasetçiyim ama tüm bunlar tartışılmalıdır. Tabii ki Genelkurmay Başkanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız bunları inceleyecektir, irdeleyecektir, Türkiye'nin ihtiyaçlarını belirleyecektir. Ama o ihtiyaçlara en pratik nasıl cevap vereceğimizi, en dinamik orduya nasıl sahip olacağımızın koşullarını belirleyip onun belli bir takvim içerisine yayılabileceğini düşünüyorum.''

        ''AB'DE 8 ÜLKEDE ZORUNLU ASKERLİK BULUNUYOR''

        27 üyeli Avrupa Birliği'nde 8 ülkede zorunlu askerlik bulunduğunu belirten Egemen Bağış, yakın zamanda profesyonel orduya geçme kararı alan Yunanistan ve Almanya ve İsveç'le birlikte bu sayının beşe düşeceğini ifade etti.

        Söz konusu ülkelerin vatandaşlarına askeri hizmetin yanı sıra kamu hizmeti ya da yardım faaliyetlerine katılma gibi seçenekler de sunulduğunu kaydeden Bağış, şunları söyledi:

        ''Ayrıca, zorunlu askerliğin bulunduğu tüm ülkelerde 'vicdani ret' uygulaması var. Danimarka ve Norveç'te, orduya sadece bazı kondisyon sınavlarını geçebilenler alınıyor. Askerlik yapmak istemeyenler 3. dünya ülkelerinde yardım gönüllüsü olarak çalışabiliyor.

        Zorunlu askerlik süresi Avusturya'da 6 ay, Kıbrıs Rum Kesimi'nde 25 ay, Norveç'te 12 ay, Danimarka'da 4 ay, Estonya'da 8 ay, Almanya'da 9 ay, Yunanistan'da 6 ay. Bu ülkelerden Yunanistan 2012'de, Almanya 2014'te profesyonel orduya geçeceğini açıkladı. AB'ye 2004'te üye olan Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinin tamamının son 3 yılda zorunlu askerlik uygulamasını kaldırması dikkat çekiyor. Bulgaristan, Romanya, Polonya, Letonya, Litvanya ve aday ülkelerden Hırvatistan profesyonel orduya geçiş yaptı.

        AB'ye 2004'te üye olan Letonya da 2007'de zorunlu askerlik uygulamasını tamamen kaldırmıştı. Aynı şekilde, 12 ay zorunlu askerliğin olduğu Polonya, 5 Aralık 2008'de zorunlu askerlik uygulamasını sona erdirdi. Bulgaristan'da 9 aylık zorunlu askerlik uygulaması bulunuyordu. Ancak, AB'ye üye olan komşu ülke, 2007 yılında profesyonel orduya geçiş yaptı. 2004'te AB'ye üye olan Romanya ise 6 aylık zorunlu askerlik uygulamasını 2007 yılında tamamen kaldırarak profesyonel orduya geçiş yaptı. Daha önce 8 ay zorunlu askerlik uygulamasını sürdüren AB'ye aday ülkelerden Hırvatistan ise 2008'de tamamen profesyonel orduya geçti.''

        ALMANYA VE FRANSA ÖRNEKLERİ

        Almanya'nın da 10 yıl içinde zorunlu askerlik uygulamasını tamamen kaldıracağını açıkladığını anlatan Bağış, Almanya Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg'in 13 Haziranda açıkladığı reform tasarısına göre, Alman ordusunun tamamen profesyonel ordu sistemine geçeceğini söyledi.

        Almanya'da asker sayısının 250 binden 150 bine düşürüleceğini belirten Bağış, şöyle devam etti:

        ''Yurt dışında operasyon kapasitesine sahip 8 bin asker bulunacak. İlk etapta zorunlu askerlik 9 aydan 6 aya düşürülecek. 10 yıl içinde kademeli olarak zorunlu askerlik tamamen kaldırılacak. Alman hükümetinin hedefi bu reformla askeri bütçede 80 milyon avroluk bir tasarruf sağlamak. Muhalefet, Şansölye Angela Merkel liderliğindeki hükümeti, 'orduyla toplum arasındaki güçlü bağı koparmakla' suçluyor.

        Zorunlu askerliğin bulunmadığı diğer AB ülkelerinde ise daha çok paralı askerlik yaygınlaşmış durumda. 2001'de zorunlu askerliği kaldıran Fransa, profesyonel ordudan müteşekkil Hava ve Deniz Kuvvetleri'nin yanı sıra paralı askerlik uygulamasını sürdürüyor. Fransız ordusu her yıl 15 bin genci Yeryüzü Askerleri (Armee de Terre) birliğinde istihdam ediyor. Özellikle işsizliğin yoğun olduğu bölgelerdeki gençlerin ilgi gösterdiği paralı askerlikte, maaşlar 1200-3000 avro arasında değişiyor. Fransız ordusu, şubat ayından beri internet üzerinden yürüttüğü reklam kampanyalarıyla orduya yeni askerler katıyor.''

        AA

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa