Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sedef Adası son yıllarda İstanbul'a da yakın olmasından dolayı büyük ilgi görüyor. Sedef Adası'nda ilk açılan mekânlardan biri olan Club Ada Sedef yeni yatırım sahipleriyle birlikte hizmete girdi. İşin başında ise daha önce Elio'da işletmeci ortak olan Aydın Samanlı var. Aydın Samanlı, Elio'dan ayrılınca bir şeyler yapmak için yola çıkıyor. Sonra Club Ada Sedef'in sahibi Habil Bey ile ortak noktada buluşuyorlar ve işe başlıyorlar. Yatırımcı olarak yanına Burak Gören'i alarak baştan sona mekânı yeniliyorlar. Sadece ismini değiştirmiyorlar. Zaten o adalarda yaşayan herkes bu mekânı çok iyi biliyor. Yeni bir isim için zaman harcayacaklarına eski isimle yola çıkmayı uygun buluyorlar. Bence de doğru bir karar vermişler. Bütün adalıların bildiği bir mekânın adını değiştirmek işe yaramaz. Önemli olan hizmeti iyi vermek. Aydın Samanlı daha önce Elio'da çalışırken bir hafta sonu beni alıp gezdirmişti ve çok beğenmiştim. Aydın gene aynı şekilde; 'Sen çok uğurlu geliyorsun, mutlaka senin görmen gerekiyor' deyince yollara düştük. Van Dutch sürat teknesiyle 15 dakikada Sedef Adası'na geçtik. Nasıl bir şey anlamadım. Baktığınızda küçük ama işlevi büyük bir spor tekne. Dalga olmasına rağmen denizi yara yara 15 dakikada Sedef Adası'na vardık. Club Ada Sedef yamaçta konumlanmış. 15-20 merdiven çıktıktan sonra restorana ulaşıyorsunuz. Girişte güler yüzlü bir personel sizi karşılıyor. Baktım eski Elio'nun bütün personeli Clup Ada Sedef'te çalışıyor. Aydın, hemen herkesi toplamış. Hatta eski müdürü Fatih'e hisse bile vermiş. Fatih her dakika iş başında personelin en ufak bir hata yapmasına izin vermiyor.

        Balıklar ada çevresinde tutuluyor

        Aydın Samanlı'nın yeni yeri hayli büyük. Beach bölümünü çok güzel yapmışlar. İster orada keyif yap istersen yukarıdaki restorana çık. Yemekler gayet lezzetli. O gün deniz mahsullerini yemeyi tercih ettim. Önce meze tabağı geldi, o kadar fazla çeşit var ki seç seçebilirsen. Hepsine tam puan verdim. Aklımda kalamar kaldı. Hem sunumu hem de lezzeti çok başarılıydı. Bu arada Clup Ada Sedef VIP transfer sağlıyor. Ancak öyle hemen aklınıza başka şey gelmesin. Bu tekneler çok özel olduğu için öyle herkesi almıyorlar. Çünkü gidiş dönüş 600 TL'lik yakıt harcıyormuş. Bu teknelerle kendini aldırmak isteyen olursa en az 3 bin TL hesap ödemesi gerekiyor ki mekân zarar etmesin. Şimdi bazıları 'VIP'te kim oluyor?' diyebilir. Ancak 600 TL yakıt yakan bir motorun herkesi alma şansı olmadığını düşünüyorum. O gün restorandan denize baktığımda da inanılmaz tekneler gördüm. Nereden bakarsanız bakın içeride 150 kişi vardı. Çoğu deniz yoluyla geliyor. Hafta sonu bir yere gitmek isteyip uzağa gitmek istemeyenler soluğu burada almış. Ahu Aysal bütün ailesi ile yemeğe gelmiş. Onun gibi tanıdık bir sürü insan vardı. Club Ada Sedef adından bu sene çok söz ettirecek. 'Demedi' demeyin.

        Havaalanındaki fiyatlara kim 'Dur' diyecek?

        Son günlerde sürekli bir yerlere gittiğim için her şeyi daha yakından görmeye başladım. Business bile uçtuğum zaman cip salonu kullanmamayı tercih ediyorum. Çünkü neler olup bittiğini kaçırmış olabilirim diye çoğunluğun seyahat ettiği alanları tercih ediyorum. TAV İstanbul Terminal İşletmeciliği hemen hemen her işe el atmış. İnsanlar da buraları kullanmaya mecbur olduğu için kazıklandıkça kazıklanıyor. İlk zamanlarda iç hatlardaki yenilenmeden sonra açılan kafelerde gayet makûl bir fiyata yiyip içebiliyordun. Ancak şimdi bakıyorum her yer ateş pahası olmuş. Havaalanını kullananların cebindeki parayı nasıl alabiliriz diye bütün gece düşünüyor olabilirler. İç hatların hemen girişinde solda Anadolu lezzetlerinin olduğu, birçok ürünün sunulduğu yer, benim her zaman favori mekânlarımdan biri olmuştur. Ancak son günlerde daha önceki fiyatlarla şimdiki fiyatlar arasında büyük bir fark olduğunu ve son bir yılda yüzde 30 zam yaptıklarını gördüm. Hatta bazı ürünlerde bu artış yüzde elliyi buluyor. Self servis, kendin alıyorsun kendin masaya getiriyorsun. Öyle ahım şahım bir hizmet yok. Ancak orta alanda bulunan kafeye baktığınızda Papermoon fiyatları olduğunu göreceksiniz. Ben artık kullanmayı bıraktım. Bir sürü bankanın salonu var. Çoğu zaman onları kullanmaya başladım. Sonra bu işin başındaki arkadaş 'Bir yılda bilmem ne kadar ciro yaptık' diye gazetelerde boy boy röportaj vermiş. Milleti bu kadar kazıklarsanız tabi ki ciro yapacaksınız.

        Havuz sistemine karşıyım

        Yaz sezonu geldi. Magazin servisindeki arkadaşlar tek tek Bodrum, Çeşme, Antalya, Kıbrıs gibi yerlere gitmeye başladı. Sanatçı, artist, futbolcu tayfasının en yoğun olduğu yer Bodrum, Çeşme olunca buradaki arkadaşlar sabit kalıyor. Gazeteler her sene aynı muhabiri gönderiyor. Ortamı iyi bildiğinden daha çok iş gelsin diye. Ancak durumun pek öyle olmadığını ben görüyorum. Biri fotoğraf çekiyor diğerleri ile paylaşıyor. Bir havuz sistemi kurulmuş. Aynı fotoğraf, aynı yazı, bir haber bütün gazetelerde çıkıyor. Karşıyım ve her zaman da karşı olacağım. Karşı olmamak ise bir nevi kafayı kuma gömmek gibi bir şey.

        Maça Kızı Otel nasıl Sess Beach oldu?

        'Nasıl?' diye soracak olursanız hemen aktarayım. Efendim muhabirler hep birlikte gezdiği için içlerinde sadece bir kişi haber yazıp diğerleri de aynı haberi kopyalayıp aldığı için bir güç oluşturduklarını zannediyorlar. Geçtiğimiz hafta Kate Moos Bodrum'da tatil yapıyor, gazetelere bakıyorum; Sess Beach yazıyor. Bir kere Sess Beach diye bir yer yok. İkincisi Sess Beach dedikleri İstanbul'dan sonra Bodrum'da yer açacak olan Türkçe müzik yapan bardan başka bir şey değil. Üstelik beach de yok. Hatta daha öteye gidersek mekân hâlâ tadilatta bu hafta kulüp olarak açılacak. Fotoğraflara bakınca fotoğrafın Sahir Erozan'ın sahibi olduğu Maça Kızı Otel'in beach'inde çekilmiş olduğunu görüyoruz. Bu sadece bir örnek. Olanlar bununla da sınırlı değil.

        Arkadaki tabelayı da mı görmüyorsunuz?

        Bodrum Mantıcısı'nda çekiyorlar, arkada kocaman tabela ama 'Hoca'nın Yeri' diye yazıyorlar. Hiç mi o fotoğraflara bakmıyorsunuz? Şimdi daha sezon başı herkes ekmeğinin derdinde. Maça Kızı'nın sahibi basın mensuplarıyla mesafeli diye orada çekilen fotoğrafların altına başka yer yazmak ne kadar doğru? Herkesin bir tarzı var. O zaman gidip orda iş çekmeyeceksin. En azından bir otel diye yazabilirsin. Siz Türkiye'nin en çok tiraj yapan gazetelerini temsil ediyorsunuz tarafsız olmanız gerekiyor. O zaman hiçbir mekânın adını yazmayın sadece çekilen yeri yazın. Örneğin Yalıkavak'ta çekildi, Torba'da çekildi diye not düşün.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar