Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GEÇTİĞİMİZ yaz sezonunda açılan ve ismini sürekli duyduğum Sedef Adası’ndaki Elio Sedef’e bir türlü gidememiştim. Aslında gitmeyi ertelememe neden olan şey adalara gitmenin çok zor olduğu düşüncesiydi. Hele hele Sedef Adası bunların içinde en küçüğü olunca ulaşımda sıkıntı yaşayacağımı düşünüp gitme girişiminde hiç bulunmadım. Elio Sedef’in yeni sezonu açmasıyla “Elio Sedef’teydim” diyenler çoğalınca benim de gitmem farz oldu. Papermoon’un ilk müdürlerinden olan ve efendi kişiliğiyle tanınan mekânın ortağı Aydın Samanlı’nın “Birlikte gidelim” teklifini reddedemedim. Neyse yollara düştük, önce Kartal’a, Kartal’dan da deniz taksiyle 10 dakikada geçtik Sedef’e. Deniz taksi inanılmaz rahat bir ulaşım aracıymış. Arayıp rezervasyon yapıyorsunuz, istenilen saatte sizi alıp istediğiniz yere götürüyor. Toplam 12 kişi alıyor ve ücret taksimetre çalıştırılarak tayin ediliyor. Bir kişi de olsa altı kişi de olsa aynı fiyat. O yüzden deniz taksiyi ailecek kullanmanın bir maliyeti yok. Elio Sedef’e yanaşınca demirlemiş muhteşem yatları gördük. Görevliler demir atmamıza yardımcı oldu. Bizim gibi deniz taksiyle gitmişseniz kibar bir şekilde karşılayıp yukarıdaki restoran bölümüne alıyorlar. Restoran bölümünde Büyükada manzarası, arka planda da İstanbul’un yükselen gökdelenleri... Ben mümkün olduğunca ada tarafına bakmayı tercih ettim. İnsanın ruhu dinleniyor. Daha iyi gözlemleyebilmek için restoranın ortasında sayılabilecek bir masaya geçtik, göz ucuyla şöyle bir etrafa bakıyorum...

        KİMLERLE KARŞILAŞTIM?

        Kimler yok ki... Murat Polat, Raif-Esra Dinçkök, Hakan Çiftçi, Esra Tümen, Ali Durek, Önder Fırat, Tuğba Coşkun, Doruk Kaya, Sarper Cengiz, Zeynep Okur, Gökhan Çarmıklı; hepsi ayrı masalarda pazarın keyfini çıkarıyor. Önder Fırat ile ayaküstü tanıştım. Oldum olası çok kibar bir beyefendi olduğunu düşünürüm. Nihayetinde düşüncelerimde yanılmadığımı gördüm. İnsanlarla ilişkisi çok samimi, mekâna girer girmez herkesle tek tek selamlaştı. Giderken de yine aynı şekilde teşekkür etti. Personelin kendi aralarında “Böyle müşteri artık parmakla sayılacak kadar az” demelerine ben de hak verdim. Aile dostlarıyla yemek için oradaydı. O da benim gibi ilk defa gelmiş. Bir mekâna gittiğimde her yere bakarım, yemekten sonra beach bölümüne indim, her şey yerli yerindeydi ve deniz muhteşemdi... Aslında İstanbul’dasınız ama Bodrum’da gibi hissediyorsunuz. Ortaya suşi istedim, daha sonra ana yemek olarak büyük bir dil balığı yedim, gayet lezzetliydi ve fiyat olarak da uygundu. Aydın Samanlı “Amacımız müşteriyi hem hizmette hem fiyatta memnun etmek” diyerek, durumu iki cümleyle özetledi. Fatih Oğuz, Elio’ların operasyon müdürü; Mehmet Koç, işletme müdürü; müziklerle herkesi coşturan DJ Engin Gündüz’ü de unutmamak lazım. Saatine göre müzik yapan DJ’leri çok severim. Önemli olan DJ’in kendi egosunu tatmin etmesi değil, müşteriyi memnun etmesidir. Engin egodan arınmış, müşterinin ne istediğini çok iyi bilen biri. Artık temmuza kadar seyahatteyim; dönüşte fırsat buldukça gideceğim...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar