Eş Durumundan Evliliklere Son!
Kaç gündür okuyorsunuz gazetelerde... Eş durumundan siyaset haberlerini. Emine Erdoğan'ın türbanıyla başlayan tartışma Olcay Baykal'ın saygıdeğerliği ile son bulmuş gibi gözüküyor. Tabii bu arada neler dökülmedi ki kirli sepetinden,, ne metresler kaldı gündeme gelmedik ne de imam nikahlı sevgililer. İşin magazinel siyaset boyutu bir tarafa, benim aklım bir soruya takıldı kaldı: gerçekten de nerede bu hanımefendiler? Eşleri siyaset sahnesinde bir polemikten diğerine geçerken, bir seyahatten ötekine uçarken, nerede bu eşler,, anneler? Ne kadar mutlu evlilikler bunlar gerçekte? Ne kadar yalnız bu kadınlar ya da tamamen kendi dünyalarında çocuklarıyla, yakın dostları, torunlarıyla yaşıyorlar? *** Türkiye'nin siyaset tarihinde boşanmış bir başbakan yok. Daha doğrusu başbakan olan eşini boşamış bir eş yok! Dünya tarihinde var mı bilmiyorum,, ama Türkiye için şunu merak ediyorum: çok mu mutlu bu kadınlar? Bu evlilikler çok mutlu evlilikler oldukları için mi devam ediyorlar? Bu ortalarda görünmeyen eşler,, eşlerine olan aşklarından kaynaklanan bir zarafetle mi çekiliyorlar köşelerine? Yoksa başka çareleri olmadıklarını düşündükleri ve eş durumundan elde ettiklerini kaybetmemek için mi katlanıyorlar? *** Türkiye'nin gerçekleri Türkiye'nin meclisinde de aynen geçerli. Türkiye'de evliliklerin çoğu aslında çoktan bitmiş. Kağıt üzerinde varlar. Ekonomik sınıflar ve bölgesel töreler belirleyici olarak mecburiyetten ya da çaresizlikten sürüyor sadece. Türkiye'de kadınlar evde şiddet görüyor. Türkiye'nin vekilleri de eşlerini dövüyor. Türkiye'de çocuklar anneleriyle ve büyükanneleriyle büyüyor. Babalar ortada yok. Türkiye'nin meclisinde de böyle. Türkiye'de erkeklerin çoğu cinselliği eşleriyle değil sevgilileriyle yaşıyor. Türkiye'nin meclisinde de durum bu. *** Evlilik aşkı öldürüyor mu bilmiyorum. Hala bir karar verebilmiş değilim. Ancak bildiğim Türkiye'de çoğu evlilikte aşk ölü doğuyor zaten. Avrupa'da sokaklarda sık rastladığınız 65 yaş üstü elele dolaşan çiftler yok bu ülkede. Birlikte yaşlanan çiftler yok. Evlilik birliği içinde kendi yalnızlığına mahkum ömür tüketen eşler var, tek tek. Aynı durum siyasetçi ya da lider evlilikleri için de geçerli. Bu eşler elele yürümeyeli yıllar olmuştur mutlaka. Aynı sofraya oturmayalı. Birlikte bir filme gitmeyeli. İki çift kelam etmeyeli. Birbirlerinin saçlarını okşamayalı. Bu kadınlar niye taşıyorlar ki hala bu evlilikleri sırtlarında? Türkiye'ye model olmak için mi? Atatürk ve Latife hanımınki gibi bir model istiyorum ben: sahici, olduğu gibi. **** Son sözüm Sayın Bakan Nimet Çubukçu'ya. Tesbitleri doğrudur. Türkiye'de kadının ve ailenin durumu malumdur. Ancak kendisinin görevi malumun dedikodusunu yapmak değil, malumu değiştirmektir. Yarın yine görüşeceğiz...
ozlemgurses@haberturk.com