Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Emzirmek güzeldir!

        Damla ÇELİKTABAN / HT MAGAZİN

        Emzirmek çoğu kadın için güzeldir. Memeden çocuğa geçen sadece hayatı boyunca sağlığının temelini oluşturacak mikroorganizmalarla dolu bir sıvı değil, annesinin ilgisi, kokusu, sıcaklığıdır bana kalırsa. Bazı kadınlar emzirmeyi sevmeyebilir, şu veya bu sebepten emzirmek istememiş olabilirler. Buna da diyecek bir şey yok. Esas olan annenin kendini iyi hissettiği yoldan yürümesidir çünkü…

        Emzirmek kutsal mıdır bilmem? Herkesin kutsalı kendinedir. Şu kutsaldır bu değildir diye sınıflandırmak sakillik olur.

        ABD’li fotoğrafçı Alicia Fracer Stanley’in emzirmek güzeldir temalı fotoğraf projesinden kareler…

        Emzirmek pratiktir. Ağlayan bebeği susturmanın, ateşi çıkan bebeği teskin etmenin, acıkan bebeği doyurmanın en pratik yoludur. Anlıktır. “Bebeğim parkta ağlıyor, dur bakıyım şu AVM’nin tuvaletine ulaşana kadar onu bekleteyim aksi halde mememi gören birtakım insanların libidosu düşebilir” düşüncelerine içerik olmayacak kadar kendiliğinden bir eylemdir. Oturulacak bir bank bulunup, bebek kucağa alınıp, etraftaki insanların hoşuna gider mi, gitmez mi diye düşünmeden emzirmek rahatlıktır. Bebek susar, karnı doyar, anne rahatlar.

        Emzirmek doğaldır. Bebeğin ihtiyacı olan tüm besin kaynaklarını sırtında çantada taşıyıp onları sıvı hale getirmek için kaynar su arayıp, sterilize edilmiş biberona doldurup bebeğe sunmaktan çok daha kolaydır. Emzirmek de, emzirmemek de kadının özgürlüğüdür. İstediğin yerde, istediğin yaştaki çocuğunu, toplu halde ya da tek başına emzirebilir kadın. Memeyi cinsel obje olarak algılayan kadın ya da erkek bir zahmet öte tarafa baksın demekten öte bir şey yok burada söylenecek. ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ tam da bu duruma uygun bir tutum olur. Senin libidon mu, çocuğun karnının açlığı mı daha önemli yarıştırmak abesle iştigal olur… Bilmem anlatabiliyor muyum Ömür Gedik!

        KİTAP ÖNERISI: Hıçkıdık’ı çok sevmek

        KORKUNÇ Gıcık 3. Hıçkıdık’ı Vikinglerin çoğundan faklı kılan bazı şeyler var. Vikingler genellikle çok iri, çok kaslı, çok iyi dövüşen, çok yiyen, az düşünen insanlar. Hıçkıdık öyle değil. O biraz çelimsiz, biraz fazla düşünüyor, dönüşte genellikle kötü. Olsun. Bu onun kahraman olmasına engel değil. Hıçkıdık, Avanak Adası’nda yaşayan Kıllı Holiganlar Kabilesi’nin reisi Kayıtsız Zebella’nın tek oğlu ve vârisi…

        Çevresindekilerin onun kabilenin gelecekteki reisi olabileceğine dair kuşkuları var; ama henüz kimse onun olağanüstü yeteneğinden, ejderhalarla konuşabildiğinden haberdar değil. En yakın arkadaşı Balıkayak da Hıçkıdık gibi biraz çelimsiz, çekingen bir çocuk ama Hıçkıdık’a güveni tam. Bir de dedesi Buruşuk Moruk var. O da torununa inanıyor. Hıçkıdık genellikle kendine güvenmese de; olduğu halinden farklıymış gibi gözükmeye çalışıp karışık duygular içinde kaybolsa da bir şekilde hep başarıya ulaşıyor.

        Hıçkıdık’ın “Ejderhanı Nasıl Eğitirsin” kitabıyla başlayan maceraları 4 kitap boyunca sürüyor. Hatta animasyon filmleri de çekildi. Filmlerle kitapların hikâyeleri birbirine az benziyorlar. Yine de hem filmi hem kitabı bolca mizah ve eğlence barındırıyor.

        Uzay ile babası Hıçkıdık’tan her akşam birkaç bölüm okuyor ve devamını bir sonraki akşama bırakıyorlar. Kitabı okurken içeriden yükselen kahkahalardan, ertesi akşam “Hadi okuyalım, ne olmuştu” diye yaşadıkları heyecandan ben ayrıca keyif alıyorum.

        Uyarmakta fayda var: Korkunç Gıcık 3. Hıçkıdık’ın hikâyelerinde bir miktar küfür filan da var. Ama gerçekten çok komikler bu yüzden terbiyesizlik olarak algılayamıyor insan. (Viking isimlerinden de bunu anlamak mümkün biraz: Sümüklüküstah, Geğirenkabadayı vs.). Hem erkek çocuğu olan ailelerin, çocukların mizah anlayışlarının genellikle “kaka, çiş, pırt” ekseninde döndüğünü bildiğini varsayıyorum. Kitabın yazarı Cressida Cowel üç çocuk annesi İngiliz bir kadın. Şimdiye kadar 8 tane Hıçkıdık kitabı yazmış. Henüz 4’ü Türkçe’ye çevrildi. Devamını ailecek heyecanla bekliyoruz.

        GÜNIŞIĞI KITAPLIĞI

        NE VAR NE YOK?

        Minik arkeologlar

        KEŞIF ve Eğlence Cumhuriyeti KidZania’daki Karaca Arkeoloji Müzesi’nde çocuklar tarihin perdesini aralıyor. Karaca Arkeoloji Müzesi’nde çocuklar, bir yandan arkeolojik eser bulmanın heyecanını yaşarken bir yandan da tarih hakkında bilgi sahibi oluyor. Çocuklar, önce Türkiye’nin tarihi ve kazı alanları hakkında genel bilgi alıyor. Kazı alanında buldukları eserleri temizleyen minik arkeologlar, ardından eserleri müze adına kaydediyor. Kayda alınan eserler müzede sergileniyor.

        3 boyutlu hayaller

        1984 yılından beri Türkiye’de, küçükten büyüğe herkesi gülümsetmek için çalışan dünya oyuncak devi Hasbro, Türkiye’de bir ilk olan yeni ürünü DohVinci ile çocukları hayallerini ifade etmenin üç boyutlu yoluyla tanıştırıyor. Özel tasarım aleti yardımıyla uygulanan DohVinci; yumuşak dokusu ve uygulandığı zemine tutunma özelliği sayesinde birçok yüzey üzerine tasarım yapma fırsatı sunuyor. Üstelik uygulandıktan sonra 24 saat içerisinde kuruyarak kalıcı bir şekil alıyor ve tasarım saklanabiliyor. Tasarım setlerinden çıkan fotoğraf çerçevesi, takı ağacı gibi birbirinden farklı objelerin yanı sıra saksı, bardak, kalemlik, hatta dizüstü bilgisayarın dış yüzeyine bile uygulanabiliyor.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa