ABD ile Türkiye arasında son dönemde yaşanan gerilim-çekişmenin Türkiye ekonomisine olumsuz etkileri olduğu gibi orta ve uzun vadede ABD’ye de özellikle savunma harcamalarında misliyle olumsuz etkileri olacağı ortaya konuldu. ABD tarafından düzeltme yapılmaz ve böyle giderse ABD savunma harcamaları muazzam derecede artacak; Türkiye, bir süredir sürdürdüğü askeri-endüstriyel dönüşümünü tamamlayacak. ABD, bölgedeki ağırlığını yitirecek; Rusya-Türkiye ittifakı genişleyecek. İleride Suriye’nin ekonomik alt yapısının tesisinde Türkiye baş aktörlerden biri olacak.

S Bilişim Danışmanlık, ABD-Türkiye Çekişmesinin Küresel ve Finansal Ederi başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, ABD savunma harcamaları, siyasi, askeri, ekonomik ve finansal olarak Türkiye’ye uyguladığı baskının sonuçları grafiklerle ortaya konuldu. İşte detaylar:

KONTROLLÜ GERGİNLİK

ABD-Türkiye çekişmesi artmakta, kontrollü gerginlik evresini zorlamakta, bu evreye girmek üzeredir. Sadece ekonomik-finansal olarak bakıldığında ABD-Türkiye çekişmesinin ekonomik/finansal ederi, küresel ekonomik büyüklüklere nazaran hayati değildir. Türkiye’nin mal-hizmet ihracatında kritik olan kalem yok; enerji-temel girdiler bakımından ya da Türkiye’nin genel ithalatı ABD’yi pek ilgilendirmemektedir. Türkiye’nin dış borçlarıyla ödeme kapasitesi, ABD için ne tehdit ne de önemli büyüklüktedir. Türkiye’nin iç piyasa büyüklük ve kâr potansiyeliyle birlikte dış borç ödeme kapasitesi, ABD için hayatî vasıfta değildir.

İSTİSNA SEKTÖRLER

Türk Hava Yolları istisna kabul edilebilir. THY, borçlarını teminatlı yapılandırmış; uçak alım/yenileme kapasitesi kayda değerdir. Türk havacılık sektörü 540’a erişmiş sivil büyük uçak varlığı, buna yakın siparişleriyle ABD’li BOEING ve Avrupalı AIRBUS’ın önemli müşterisidir. TAI keza ABD için üretim yönünden izlenen potansiyeldendir. Amerikan büyük üretici/bankalarında Türk ortaklıklarından ederi kritik olan FORD-OTOSAN birlikteliğidir. AKSA-DOW birlikteliği söz konusu. BOEING ve FORD ile etkileşimde stratejik üstünlük, Türk şirketlerince paylaşılmaktadır.

ASKERİ İLİŞKİLER KRİTİK

ABD ile Türkiye arasında kritik olan askeri ilişkilerdir. Ekonomik/finansal açıdan kayda değer ederi olan ilişkiler askeri endüstriyel ekonomiye dayalıdır. ABD-Türkiye ilişkilerinde askeri etkileşimin ağırlıklı olması iki taraf için karşılıklı önemdedir.

ABD-Türkiye ilişkileri kontrollü gerginlik evresine girdiğinde düşük milli tasarruf kronik cari açıklı Türkiye’nin temel savunma ittifakını yeniden düzenlemesi elzemdir. Bununla beraber Türkiye, belli müddet (2003-2015) düşürülen savunma harcamalarının ek baskısıyla ani-yüksek savunma harcama riskliyle muhataptır. Türkiye bu riski, askeri-endüstriyel kapasitesini geliştirerek cevaplayacaktır. Türkiye savunma tedariklerinde her hâlükârda yerlileşme/bağımsızlaşma yoluna gidecek, kuvvetle muhtemel Rusya’yla en düşük profilde saldırmazlık anlaşması ya da bunun ötesinde yeni ortak-askeri yapılanmaya yönelecektir. Türkiye’nin küresel aktör Rusya ile askeri yapılanma tesisi mümkün, nispi rahat görünmektedir. Gidişat bu yöndedir.

TEHDİTLERİN KAYNAĞI ABD

ABD Türkiye’nin aktüel siyasi risklerinin hemen tamamına eklemli haldedir. Örneğin; PKK riski CENTCOM’la, FETÖ riski ABD Dışişleri istihbaratıyla eklemlidir. Suudi Arabistan’ın bölgedeki faaliyetleri ve yarattığı tehditler, ABD ile tam eşleşmiş haldedir. Ekonomik risklerin aktif hale gelmesini sağlayan, büyük ölçüde ABD’dir. Türkiye, ABD ile gireceği kontrollü gerginlik evresinde, ekonomi bir yana çok daha kritik ve öncelikli biçimde, bölgesel hasmane tutumda olan aktörler ya da bunların diğerleriyle çatışmalarına dönük kapsamlı askeri tedbirler alacaktır.

ASKERİ HARCAMALARI ARTACAK

ABD, Türkiye’nin bölgesindeki aktörlere dönük alacağı askeri tedbirler nedeniyle bölgede askeri yapılanmasını yenileme ve güçlendirme yönünde ağır baskı altında kalacaktır. ABD-Türkiye gerginliği, sadece ABD-Rusya ile sınırlı değil, Ortadoğu’da ABD’nin, büyük-hacimli-nispi kalıcı savunma-güvenlik harcamalarını da tetikleyecektir. ABD’nin savunma harcamalarının ekonomik etki analizi akademik açıdan net olmamakla birlikte; gelişimini tamamlamış bir ekonomi açısından; ağır-gereksiz, uzun müddet sürdürüldüğünde yıkıcı etkidedir. Bütçe kalemi içinde, “ihtiyari” olarak yer alan askeri harcamalar, Kongre’nin sorgulamasına yol açmaktadır.

ABD’DEKİ TARTIŞMA

ABD siyaset kurumu, savunma harcamalarını düşürmek maksadıyla; tam-askeri personel yerine sivil-işgücü programlarına ağırlık vermeyi, ülke içinde üs sayısını azaltmayı, asker-birim başına işlev/çıktıyı artırmayı hedeflemektedir. Ağırlıkla; tek-bir askerden elde edilen toplam çıktıyı artırıcı tedbirlere yönelmektedir. ABD’deki üslerin arazi genişliği/bina/tesis/personel bakımından işlev dışı kısım yüzdeleri her yıl yükselmektedir. Eyalet senatörleri kapatılacak üsleri diğer eyaletlere kaydırma, istihdam ve yerel satın almaları yitirmeme gayretindedir. Bazı silah sistemleri satın-alma programlarının ilga edilmesi, askıya alınmaları, belli üsleri tümden işlevsiz hale getirebilmektedir. ABD askeri bürokrasisi, ülkede kapatılan üslerdeki (2021’e dek kapatmama kararlaştırması devrededir) kapasiteleri belli ölçüde nitelik kazandırarak ülke dışındaki üslere transfer gayretindedir. Politikacılar ise işe yaramasa da, harcamaların eyaletlerindeki üslere yönlendirilmesini istemektedir. Politikacılar salt bu nedenden, 2018-19’da ülkede tasfiye edilecek üsler için 180 milyar USD tahsisatı kendi seçim çevrelerine transfer ettirebilmiştir. Başkan Trump ülkesindeki üsleri kapatmaya büyük ölçüde karşı, ekonomide askeriyeye yönelik üretimi destekleyici mevziidedir.

İNCİRLİK’İN DURUMU KRİTİK

ABD’nin 105 kadar yabancı ülke üssü bulunuyor ancak bunların hiçbiri üç kıtaya birden dönük/hitap edebilen kapasitede değildir. Kastedilen İncirlik’tir.

ABD Türkiye’yi yanında tutmadan İran’ı sadece uzaktan vurabilir; karşılık şeklinde Suud-İsrail’i vurdurabilirdir. Türkiye, ABD’nin; Rusya-Balkanlar-Karadeniz, Kafkasya, Ortadoğu ve Akdeniz askeri kümelenme merkezinde, vazgeçilmezidir. Kilit taşını çektiğinizde tüm bu bölgelere dönük Amerikan askeri küme duvarı çökecek, Amerikan siyaset kurumunun ekonomi ve askeriyeyle yüksek stresini yönetmesi imkânsızlaşacaktır.

Rusya’nın sarsıcı askerî modernizasyon programları ile Çin’in agresif savunma hamlesi, ABD’de Wall Street-Kongre-Pentagon üçgeninde stres üreticidir. Sadece Karadeniz-Doğu Avrupa’da silah-üslenme artışları dahi stres kaynağıdır.

YÜKSEK SAVUNMA MALİYETLERİ

ABD kürenin açık ara lideri olup savunma harcamaları en yakın rakibi Çin’in dört mislidir. Rusya ABD’nin onda biri kadar savunma harcaması yapmakta, bununla ürettiği stratejik denge, imrenilecek ölçüde akılcıdır. ABD, küresel rakiplerine askeri açıdan üstün konumda ancak bu, rakiplerinin harcamalarına göre çok yüksek maliyetledir. ABD askeri kompleksi 2010-2012’den itibaren, büyük ölçüde, NATO akıllı savunma konseptine paralelleşmiştir. Pentagon tarafından pek de kabul edilmeyecek akıllı savunma konsepti, Amerikan siyaset kurumunun askeri harcamalarda kesintilere gittiği dönemde pasif kalma gereği nedeniyleydi.

RUSYA-ÇİN’İN YÜKSELİŞİ

ABD-Avrupa arasında Rusya hakkında konsolide edilememiş tartışma, dolaylı yoldan Türkiye üstünden de işletilmektedir. ABD-savunma analistleri; ABD-ordu kuvvet profilinin bilhassa teknolojik yönden nispi gerilediğini gözlemlemiştir. Gerileme karşısında ABD’yi beklenenden fazla pasifize eden, ilk olarak, uzay-havadan üstün gözlem-izleme ve analiz yeteneğidir. Hava-uzay üstünlüğünün Çin-Rusya’ca bloke edilebilmesi, Amerikan ordusunun karasal-askeri denkleme hassasiyetini yükseltmiş, ülke dışı üs dağılımları tekrar kritikleşmiştir. Pasifize edici ikinci faktör, ABD’nin askeri kapasitesini tehditlere süratle ve gizlice yaklaştırıp ateş tevcih (transfer ve uzaktan akıllı nokta vuruş sistemleriyle) yüksek kapasitesidir. Kastedilen nakliye ve vuruş olarak füze sistemli hava kuvvetleridir. ABD’li analistler, Rusya’nın ordu-silah modernizasyon program ve bunun sürati nedenleriyle kısmi şoktadır. ABD’ye üstünlük temin eden faktörlerin Çin- Rusya’ca etkisiz kılınması, uydu-savar füze bilhassa S-400 ve S-500’ler, Çin-Rusya sinerjisi, ABD’yi ciddi endişelendiricidir.

HALKAYA TÜRKİYE’Yİ EKLEDİ

ABD savunma harcamalarının ülke dışı ana belirleyicisi son yıllarda etkinliği artmasına rağmen Çin değil, küresel terör ve Rusya’dır. Küresel teröre askeri müdahalesinde ABD, 2012’den beri Rusya ile rekabet halinde; Suriye iç savaşı ve bölgesel yayılım-ittifak ilişkileriyle İran ve eklenen halka Türkiye’dir. Putin’in ana-stratejisini; yürüttüğü savunma harcama ve askeri aktiviteyle birlikte Batı askerî harcamalarını sıçratmak, Batı savunma maliyet yapı-işleyiş ve dağılımlarını bozmaktır. Bu maksatla en elverişli konumda olan Türkiye’ydi. Türkiye, izlediği küresel yeniden konumlanma ve dış politikayla Putin’in maksadını kolaylaştırıcıdır. Enerji denkleminde İran, Rusya için arz-fiyat oynaklıklarında nasıl kritik değişkense benzeri, askeri denklemde Türkiye bakımından caridir. Rusya-İran enerji, Rusya-Türkiye askeri-endüstriyel eşleşmeler, ABD’nin İran ve Türkiye tepkimelerini eşanlı hale getirmektedir. Rusya-Putin Türkiye’yi stratejik dairesine alamaz fakat Türkiye’yi Batı temel savunma ittifakı içinde uyumsuz, yüksek maliyetli aktör şeklinde konumlandırabilirdi.

ASKERİ-ENDÜSTRİYEL AKTÖR TÜRKİYE

ABD savunma harcamalarında önemli yer tutan, “küresel terörle mücadele” alanında Türkiye’nin hareketliliği ABD savunma harcamalarını süratle değiştirici önem ve değerdedir. Temel savunma ittifakı ABD-NATO’ya sırtını dönen, silah-teçhizat tedariklerini S-400’den başlayarak ABD’den uzaklaştıran, yerli savunma sanayine tam öncelik veren Türkiye, belli müddet savunma kapasite açığına rağmen er ya da geç tam savunma tam güvenlik mevziine erişecektir. Tam savunma-tam güvenlik mevziine erişime yönelen Türkiye, bölgede sahibi olduğu en gelişkin endüstriyel kompleksiyle sıçrama derecesinde askerİ endüstriyel aktör vasfı kazanabilecektir. Türkiye tam savunma ve tam güvenlik mevziine girdiğinde bölgesel denklemi süratle konsolide edebilecektir. Konsolidasyon salt askeri açıdan değil askeri endüstriyel yetenekle birlikte yürütülebilecektir. Bu halde Ortadoğu’da petrol, milli devlet prensiplerine sıkıca bağlı parametreye dönüştürülebilecektir.

ABD’Yİ DÜŞÜNDÜREN HAMLELER

Rusya’nın askerî etkileşime girdiği hemen her ülkede nükleer santral ya da altyapı gibi ağır sanayi yatırımına destek verebildiği (Hindistan, İran, Mısır ve geçmişte olduğu gibi Türkiye) açık gerçekliktendir. Türkiye’nin ABD’ce olumsuz biçimde tahrik edilmiş işleyişte askeri-endüstriyel gücüyle Ortadoğu’da konsolide edici aktörleşmesi, bunun, Rusya’nın agresif işbirliği-yatırım hamleleriyle eşleşmesinin ABD için ederi ortadadır.

Geçmişte ABD-Türkiye eşleşmesi, büyük ölçüde Türkiye’de endüstriyel ya da askeri-endüstriyel kayda değer kapasite üretici olamamıştır. ABD-Türkiye eşleşmesi, nadiren üretici olabilmiştir. Rus başlangıç yatırımlarını ikmal şeklinde ERDEMİR ya da ortak F-16 üretim/montajı, Rus gazını elektriğe dönüşümü gibi. Oysa Rusya, şeker ve camdan başlayarak demir-çelik, alüminyum, petro-kimya ve rafinaj gibi kritik yatırımları başlatmış halen nükleer santral inşası devrededir. Kastedilen, Rusya-Türkiye eşleşmesi, ABD-Türkiye eşleşmesi aksine finansal-borçlandırıcı değil üretim-tasarrufçu niteliktedir.

Türkiye’nin kalıcı-kamçılayıcı döviz kurlarıyla askeri-endüstriyel aktöre dönüşümü, ABD’nin bölgeye dönük hem askerî hem de kalıcı-yapısal karşı yatırımlarını zorunlu hale getiricidir.

SURİYE’NİN EKONOMİK ALT YAPISI

Astana süreci, Rusya-Türkiye askeri eşleşmesi başarısını ikmal ederse Suriye ekonomik alt yapısına da el atacak; bunun Ortadoğu’da ederi iyi düşünülmelidir. Suriye’de Rusya-Türkiye eşleşmesi, güvenlik üreten askeri-endüstriyel formata dönüşmeye açıktır. Bu eşleşme bölge denkleminde ABD için askeri sosyo-ekonomik meşruiyet yaratıcı yıkım ekibi haline gelebilecektir. ABD, aleyhine tüm bu gidişatı engellemek maksadıyla elindeki sınırlı son kozlarını oynamaktadır. ABD Türkiye’de önceden askerî bürokratik vesayet bilahare güya ruhaniyet formatta FETÖ vesayetiyle yürüttüğü operatif devlet uygulamasını son olarak bürokratik istihbari networklarıyla sürdürmüş, halen istediklerini alamamakta, elindekileri yitirmektedir.

ABD sadece Irak’ta 1.06 trilyon USD harcamıştır. Dolaylı ve devamen harcamalar eklendiğinde, misal gazilerin artan ödemeleri, rakamın yükselişi sürmektedir. 36.000 Irak gazisinin düzenli tahsisatı, medikal ödemeler ve intihar edenlerin ailelerine ödenen tazminatların 40 yıllık karşılığı 1 trilyon USD’dir.

Askeri harcamaların sadece El-Kaide ile mücadelede kamu borç stokuna “exogen” etkisi mevcut halde 2 trilyon USD’nin üstündedir. IŞİD ile mücadele döneminde ABD ekonomisi ağır sıkıntıdan çıkış ve faiz artışlarına giriş ortamında bulunduğundan savunma harcama kesintileri devrededir. Bu nedenle salt DEAŞ yönünden finansal etkime henüz tam hesaplanmamıştır.

ABD-2019 bütçesi (Mali yıl 1 Ekim 2018-30 Eylül.2019) henüz kesinleşmemiş, teklife nazaran 4.407 milyar USD’dir. Gelir bütçesi 3.422 milyar USD olup 985 milyar USD borçlanılacaktır. Harcama bütçe zorunlu kısım 2.739 milyar USD, ihtiyari kısım 1.305 milyar USD’dir. Borç-faiz ödeme kısmıysa 363 milyar USD’dir. ABD bütçesinde 21 trilyon USD’ye erişen borç stoku nedeniyle borç-faiz ödemeleri yükselişe geçmiştir. Bütçe pay/ivmesini en çok sıçratan kalem, budur. Diğeri, sosyal güvenlik harcamalarını karşılayan gelir yüzdesinin düşmesidir. Askeri harcamalar, ihtiyari bütçe yaklaşık yüzde 68’dir. Federal bütçe ikinci katman üçte ikisi, askeri harcamalaradır.

ABD-2019 savunma toplam bütçesi yüzde 2.6 artışla 886 milyar USD olup 597 milyar USD temel-ana bütçedir. Temel-ana bütçeye ek olarak IŞİD ile mücadele grupları başta olmak üzere deniz aşırı operasyonlar grubuna 88.9 milyar USD, savunmaya yardımcı-destek ajanslar grubuna 181.3 milyar USD tahsislidir.

Son grupta Gazi İşleri Başkanlığı’na 83.1 milyar USD, Dışişleri Bakanlığı’na 28.3 milyar USD, İç Güvenliğe 46 milyar USD, Adalet Bakanlık ve FBI-Siber Güvenliğe 8.8 milyar USD, Enerji-Nükleer Güvenliğe 15.1 milyar USD tahsislidir. En son grup olarak ve ayrıca münhasıran IŞİD ile mücadele maksatlı Dışişleri ve İç Güvenlik operasyonlarına 18.7 milyar USD tahsis söz konusudur.

Türkiye’nin yol açacaklarından çok daha düşük profil gelişmeler, halen 22 trilyon USD’lik kamu borcunu en az yaklaşık yüzde 10 kadar artmıştır. Yüksek profil aktör Türkiye’nin stratejik yitimiyle ABD savunma ve bağlı harcamalarında yol açacağı sıçramalar, ABD kamu borcunda misliyle yükselişlere yol açacaktır. Harcama/kaynak tahsis kayıpları ayrı bahistir.

ABD SAVUNMA YAPILANMASINI YENİLEYECEK

ABD, Türkiye’nin bölgesindeki aktörlere dönük alacağı askeri tedbirler nedeniyle bölgedeki savunma yapılanmasını yenileme ve güçlendirme ağır baskısı altında kalacaktır. Türkiye, yanına ve denetimi altına Mısır’ı almış halde Suud-İsrail ekseninin askeri aktivite ve hedeflemelerinin ayırtındadır. Münhasıran İran karşıtı görünen, Türkiye’yi mafevk-araç gören Suud yönetimindeki bölgesel eksen, Irak-Suriye’de vekâlet şeklinde askeri aktiviteleriyle Türkiye’ye hasmane konumlarını deşifre etmişlerdir.

Irak’tan sonra Suriye’de parçalanmış devlet-idare şeklinde işleyiş, güney sınırında PKK/ YPG’ce yarı-düzenli ordu formatta yeni yapılanma, yapılanmanın CENTCOM’la eşleşmesi, Türkiye’nin kabullenebileceği ya da tepki vermeyeceği gelişmeler değildir. Türkiye, bölgesinde hareketlenen Suud kaynaklı askeri harcama/askeri yeni yapılanma nedeniyle tedbir üretmek zorundadır. Katar’da askeri konuşlanma/üslenme, Sudan ve Somali’de askerî üslenmeler bu minvaldendir. TSK halen Suud yarımadasını tüm yönden çevrelemek üzeredir. Yitirdiği ve jeo-stratejik hasım haline getirdiği Türkiye nedeniyle ABD’nin harcanması zorunlu hale gelecek kaynakları, Türkiye’nin yol açacaklarından çok daha düşük profil etkide problemlere harcanan rakamlarla karşılaştırıldığında yıllık yüz milyarlarca USD’dir. Türkiye’nin ABD savunma (ve bağlı endüstriyel) harcama miktar ve bileşimlerini değiştirme etkisi, on-yıllarca sürebilecek kalıcılıktadır. Bu nedenlerle ABD’nin politik derin aklını elinde tutan diplomatik, istihbari, askeri bürokrasileri, Türkiye’yi bir yolla ABD’ye bağlı kılmak için her şeyi göze alabilen operatif işleyiştedir.

Türkiye ABD için stratejik işbirliğinden uzaklıkta problem teşkil ettirdiğinde bunun savunma harcamalarında sıçrama şeklinde maliyeti, ABD kamu borcunun nispi yüksek yüzde ve yükseliş ivmelenmesiyle eşleşecektir.

ABD ordusu Rusya-Çin yönünden muhatap olduğu baskılara, tarihî ve aktüel risk-harcama tepkimeler gözetilerek bakıldığında yüzde 25 kadar savunma harcama artışıyla tepki verecektir.

- Yüzde 255’lik bu tepki, Türkiye ABD ile uyumlu aktör konumunda kaldığında etkili ve netice üretici olmak bakımından güç kazanacaktır. Türkiye ile uyumsuz etkileşimde ABD’nin savunma harcama artışları, son 10-15 yılda olduğu gibi yapılan harcamayla çıktısı arasında dengeleri ağır bozabilecektir. ABD ile uyumsuz etkileşimde Türkiye, Rusya kaynaklı artan baskıyla eşleşerek ABD savunma harcamaları üstünde ciddi etki uyandıracaktır.

- Türkiye’nin uyandıracağı etki iki senaryo olarak kurgulanmıştır. İlki, mevcut ekonomik ve askeri-endüstriyel kapasitesinde ciddi gelişim elde edememiş, maruz kaldığı baskıları bertaraf edememiş Türkiye’nin bölgesel denklemde zayıf, sadece Rusya ile uyumlu, saldırmazlık paktı imza etmiş aktör mevziinde kalmasıdır.

- Bu halde ABD savunma harcamaları sadece Rusya-Türkiye eşleşme kaynaklı yüzde 12.5 kadar artabilecektir.

- İkincisi, Türkiye’nin askerî-endüstriyel kapasitesi kayda değer ölçüde geliştirilebilir, Ortadoğu’da güvenlik ve ekonomik alt yapıyı dönüştürücü eşiği atlarsa, bu kez ABD, Ortadoğu için ciddi ekonomik-askeri harcama yapmak zorunda kalacaktır. Bu ihtimalde ABD savunma harcamalarını, diğer tepkimeleri gözeterek yüzde 25 artış şeklinde kestirmekteyiz. En geniş etkide senaryo çerçevesinde Türkiye’nin yol açtığı savunma ek harcamaları, bire bir yansıma halinde ABD kamu borç stokuna 9 trilyon USD kadar ekleme yaptıracaktır. Bunun sadece ABD değil küre ekonomi-finansalları üstüne ederi malumdur.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(20)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2018-09-05 18:57:07 Dış güçlerin ve faiz lobisinin oyunu
  • Misafir 2018-09-05 16:34:16 sen resmen amerikayı bitirdin
  • Misafir 2018-09-05 16:22:16 Arap saçına döndü Suriye olayında Rusya ile ters düşüyoruz diğer konularda abd ile ters düşüyoruz kim kimin yanında belli değil gerçekse bizim yöneticilerin ne yaptığı hiç belli değil
TÜM YORUMLARI GÖSTER!(20)