'Türkiye'de 13 milyon obez var'
Obez sayımız her yıl bir öncekine göre hızla artıyor. Türk halkı neden şişmanlıyor?
Lütfi ERDOĞAN / GAZETE HABERTÜRK
TÜİK verilerine göre Türkiye'de 2008 yılında yüzde 15.2 olan obez oranı, 2012'de 17.2'ye ulaştı. Yani Türkiye'de 13 milyon kişi obez. Hızla artan obez sayısını beslenme uzmanları ve diyetisyenler değerlendirdi. Uzmanlar kadın obezlerin erkeklerden fazla olmasını hareketsizliğe bağladı ve ardından uyardı: "Daha kötüsü de olacak."
'İşyerlerine hareket alanları yapılmalı'
Uzman Diyetisyen Banu Topalakçı
Obezitenin enbüyük nedenleri arasında teknoloji bağımlılığı, hem hareketsiz yaşam hem de fiziksel aktivitesizlik, fast-food, yağ oranı yüksek yiyecekler yenilmesi gösterilebilir. Obezite ile mücadele bir devlet politikası haline gelmeli. İşyerlerinde hareket alanları artırılmalı. İnsanların kendini daha sağlıklı besleyebilmesi için bilinçlendirme kampanyaları yapılmalı. Özellikle okullarda kilo taramaları yapılmalı. Kısacası takip ve bilgilendirme obezitenin önlenmesi için olmazsa olmazlardır.
'Günümüzün vebası bugünleri arayacağız'
Dr. Ender Saraç
Nasıl ki eskiden verem savaş dispanserleri ve cüzzam savaş merkezleri vardı; günümüzün vebası ise obezite. Aynı şekilde obezite ile savaş merkezleri kurulmalı. Bunlar iyi günlerimiz; daha bugünleri çok arayacağız. Çünkü şu an Türkiye'de 2-18 yaş arası çocuklarda fast food, hamburger, pizza, kızartma, şekerli, asitli meşrubat ve içecekler, krema katkılı kahveler gibi gıdalar gittikçe daha fazla kullanıyor. Pek çok anne baba çocuklarının şeker, kalp, tansiyon, kanser, sindirim sistemi sorunlarına şahit olacaklar. Bu kişisel çabalarla önlenemez. Sağlık Bakanlığı nasıl ki sigarayı yasakladı ve başarılı oldu. Aynı şekilde iradesi zayıf, farkındalığı düşük ve sağlığı risk altında olan nüfusun yoğun olduğu yerlerde; okul kantinleri, çocuk yuvaları, asker kantinleri, huzurevleri, hastaneler gibi yerlerde fast food ve şişmanlatıcı gıdalara kısıtlamalar getirilmeli.
'Avrupa'nın en hızlı kilo alan halkıyız'
Obezite İle Mücadele Derneği Başkanı Halil Kargülü
Avrupa ülkeleri içinde en hızlı şişmanlayan halkız. Öncelikle tanımlar çok iyi olmalıdır. Doğru bakış açısıyla obezite çözülür. Obezite ile ilgili suçu her zaman bireylerde arayamayız. Tersten bakmak gerekirse bu kişiler esrar bağımlısı gibi yemek bağımlısı. Elini, kafasını duvara vuran var. Yiyene kadar kimseyi gözü görmüyor. Yüzeysel yaklaşımlarla çözüm olamaz. Yediğini yakmak için spor yapılmamalı. Öncelikle bilinç oluşturulmalı daha sonra aktivitelere geçilmeli. Eğitimlerle zihinleri özgürleştirmemiz gerekir. Sadece gıdaların sağlıklı olup olmadığına bakıyoruz. Elbette buna dikkat edeceğiz. GDO var mı, katkı maddesi var mı, nişasta var mı gibi konular çok önemli. Özellikle katkı maddelerinin doyma mekanizmasını kapatarak yiyeceğe lezzet katması gibi ciddi konular var. Diyet ayrı bir sektör haline gelmiş. Kafa karıştıran o kadar çok kişiler ve zayıflatıcı ürünler var ki... 'Bunların hepsini kaldırın atın' demiyoruz. Önce bireyi alıp geçmişin bütün önyargı ve kaygılarından arındırarak sorunu çözmemiz gerekiyor.
'ABD'nin durumu bizden çok daha vahim'
Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Aysen Arıcan
Hareket etmeyi sevmiyoruz. Genel anlamda yanlış beslenme ve aşırı şekerli tüketim obezitenin başlıca nedenleri. ABD'nin durumu bizden daha vahim. Onlarda fazla kiloluluk oranı yüzde 50'dir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıdaların satışında belli önlemler almalı. Sebze ve meyvelerin teşvik edilmesi ve özendirilmesi gerekiyor. Kamu spotlarının daha çarpıcı hale getirilmesi gerekiyor. Parklara daha profesyonel aletler konulmalı ve insanlar bilinçlendirilmeli. Park ve yeşil alanlar ise çoğaltılmalıdır. Avrupa'da her belediyenin kendi spor salonu ve havuzu var. Ayrıca ailelere de spor salonuna gitmesi için kartlar dağıtılıyor.
"3 bakanlığın ortak projesi obeziteye karşı dans"
Diyetisyen ve İç Hastalıkları Uzmanı Porf. Dr. Ziya Mocan
Bu artış oranı, Türkiye'de 4 senede yüzde 2'lik bir artışı ifade ediyor. Normalde Amerika'da yüzde 1 artar. Amerika'da olsaydı bu 4 senede yüzde 19 olacaktı. Biz artışta Amerika'dan biraz gerideyiz. Yüzde 50 daha az bir artış var. Bizde Amerika'dan daha az obezite var. Ama bizdeki bu artış küçümsenecek bir rakam değil. Hareketsizliği yenmemiz gerekiyor. Okullarda kampanyalar yapılması lazım. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı birlikte obeziteye karşı savaş açmalı. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Dans Sporları Federasyonu yeni bir çalışma yapıyor: "Obeziteyle Savaşta Dansın Yeri" İlk etapta televizyonlarda bunu ön plana çıkaracağız. 3 bakanlığın ortak projesi olacak. 5 Mayıs'ta İzmir'de obez olanların da katılacağı bir dans şampiyonası yapılacak. Halka obez olanların da dans edebileceğini ve dans ederek kilo verebileceğini anlatacağız.
Hareketsizlik en önemli neden
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Diyetisyen Pınar Yetimoğlu
Hareketsizlik, fiziksel aktivite yetersizliği ve dışarıdan yemek tüketimi obezitenin en temel sebepleri. Kişiler doğru beslenme hakkında bilgilenmeli ve dışarıdaki beslenme kaynakları hakkında dikkatli olmalı. Fiziksel aktivitenin artırılabileceği ortam yaratılmalı. Kişiler spora doğru yönlendirilmelidir. Kişilerin gün içerisindeki durumlarına göre hareketli olabilecekleri göz edilmeli ve onlar tartışılmalı. Sadece diyet hizmeti vermek değil, kişilerin günlük hayatını da doğru yönlendirmeli. Avrupa ve ABD'de durum daha vahim. Oradan örnekler alınabilir.