Gazetenin farklı sayfalarına sızarak yazdığım yazılardan da anlayacağınız üzere gazeteye pek uğradığım yok. Zaten eski yayın yönetmeninin ayak altında dolaşanı pek makbul değildir. O yüzden gazeteye gittiğim zaman da yazı işlerine pek uğramıyorum. Ama her nedense geçenlerde yolum düştü. Konuştukları mevzu da dikkatimi çekince biraz dinledim.
“Bodrum’da birisi küçük bir denizaltıyla saati bin dolara dalış yaptırıyormuş” diye anlatıyorlardı. Ben de bu sohbetten esinlenerek size bu hafta “minik denizaltıları” yazayım dedim. Bu dünyada son 10 yılda moda olan bir şey. “Personal submarine” yani “kişisel denizaltı” diyorlar. Bazıları özel yapım ve gerçekten limitleri zorlayan şeyler. Bazıları ise nispeten “seri üretim” sayılabilecek ürünler. Bunlardan birini ilk kez yakından Tom Perkins, meşhur Maltese Falcon’u gezdirirken görmüştüm. Bana göre bu seri üretim, kişisel denizaltıların şahı Amerikalı Deep Flight’ın ürettiği iki model.