Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Festival hazırlıklarından gazete okumaya, televizyon izlemeye fazla zaman ayıramıyorum ama izleyebildiğim kadarı ile gündemin en önemli konusu sperm bankasından veya sevgiliye haber vermeden hamile kalmak. Televizyonlarda, gazetelerde insanlar ciddi ciddi bu konuyu tartışıyor. Demek ki çok önemli bir konu. Önemli olmasa akıllı başlı insanlar niye bu kadar tartışılsın değil mi?

        KİMSEYİ İLGİLENDİRMEZ

        Kimin nasıl hamile kalacağı kendi bileceği iş. Kimseyi ilgilendirmez, yargılama hakkı da vermez. Bir anne olarak bir kadının çocuk sahibi olmak istemesini anlıyorum. Zira annelik kadını kadın yapan en önemli unsur. Her şey bir yana doğanın size yüklediği görevi de anne olarak yerine getirmiş oluyorsunuz. Büyük bir gururla anne oluyoruz ama her nasıl hamile kalırsak kalalım, çocuklarımıza "Dünyaya gelmek istiyor musun?" diye sormuyoruz. Dünyaya gelirken çocuğun seçimi söz konusu değil yani. Babasız çocuk sahibi olma isteğinin kadının egoizminden kaynaklandığını söyleyenler var. Aslına bakarsanız realitede çocuğu zaten anne büyütür. Modern kentlerde bebeği ile ilgilenen, altını değiştirip mamasını veren babalar yok değil. Ama sayıları genele bakıldığında ne yazık ki çok az. Özellikle geleneksel kesimde baba bir figür olarak vardır, ama çocuk annenin sorumluluğundadır hep. Hastalığıyla, okuluyla, ergenlik sorunlarıyla, ilk aşkıyla, ilk hüsranıyla hep anne ilgilenir. Evlenme aşamasında da kız yada oğlan anası olarak sorumluluk kadındadır hep. Torun doğar yine anneye düşer iş. Burada çocuklarının her derdiyle ilgilenen babalara haksızlık etmek istemem ama dediğim gibi sayıları hayli az. Çocuğun asıl sorumluluğunun annede olduğu gerçeği anneden kızına geçiyor. Bu asırlardır böyle sürdüğüne göre bel ki de günümüz kadını genetik olarak değişime uğradı ve sadece bir figür olan babayı hayatından çıkarma kararı aldı. Olamaz mı yani? Asırlar sonra kadın, "zaten her şeyi ben yapıyorum, bari kendi istediğim gibi yapayım" diyemez mi?

        SARI PAPATYA

        Olaya bir de çocuk tarafından bakarsak eğer gerekçesi ne olursa olsun sperm bankası çocuğu olmak istemezdim. O kadar şefkatli ve hoş görülü bir babayla büyüdüm ki, babasız büyüyeceğim bir dünyayı hayal edemem bile. Sevmeyi, empatiyi (çünkü olaylara hep karşı tarafın gözüyle de bakmamızı, asla tek yanlı yargılamamamızı isterdi), af etmeyi, kin tutmamayı ondan öğrendim. Anne olup, oğlumu kucağıma aldığımda bile babamın sarı papatyasıydım. Vefatına kadar hep sığınacağım, şımaracağım sıcak bir kucak oldu. İşte bu yüzden sadece anne olmak istiyorum diye çocuğumu babasız bırakmaya gönlüm razı olmazdı.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar