Kitaplar ve ilginç ayrıntılar
Okuduğum ilginç haberleri biriktirme merakı sanırım babamdan bana kalan bir alışkanlık. Gerçi babam haber biriktirmektense okuduğu gazete ve dergileri biriktirmeyi uygun bulurdu.
Çocukluğumun hala unutamadığım en renkli ve verimli saatleri onun biriktirip ciltlettiği Hayat mecmualarının arasında geçti.
Sadun Boro’nun seyahatlerinden kalbi kırık Kraliçe Süreyya’nın trajik yaşam öyküsüne kadar pek çok şeyi ilk kez bu mecmualardan öğrendim.
Sonraları kendi dergilerimi biriktirme merakı başladı. Gazeteleri biriktirmek yerine de ilginç haberleri kesip saklar oldum. Bir gazeteci için iyi bir uğraş aslında.
Elinizde geniş bir haber koleksiyonu oluyor. Mesleğe başladığım ilk günlerde farklı konulardaki haberlerin nasıl yazıldığını öğrenmek için hep eski kupür hazineme baktım. Bilgisayarlar işimi kolaylaştırdı. İlgi duyduğum haberleri artık sanal dosyalarda toplar oldum.
LİSTEYİ VEREYİM
Geçen gün sanal dosyalarıma bakarken en çok kitaplarla ilgili ilginç haberleri biriktirdiğimi gördüm. Örneğin okunması en zor on kitap haberi gibi. Haber şöyle:
“Edebiyat haberleri yapan The Millions adlı internet sitesi okunması en güç 10 kitabı belirledi. Siteden Emily Colette Wilkinson ve Garth Risk Hallberg, üç yıllık araştırmalarının sonunda uzunluğu, sentaksı, biçimi ya da yapısal ve genel özellikleri ile tuhaf deneysel teknikleri veya soyutlukları nedeniyle zor okunan 10 kitabı belirledi ve bu listeyi Publishers Weekly dergisinde de tartışmaya açtı.”
Okunması en zor kitapları merak ediyorsanız işte listesi:
Djuna Barnes’ın Nightwood, Jonathan Swift’in A Tale of a Tub, Virginia Woolf’ un To the Lighthouse, Samuel Richardson ‘ın Clarissa or The History of a Young Lady, James Joyce ‘un Finnegans Wake, G.F. Hegel ve Martin Heidegger’in de kitapları yer alırken, Edmund Spenser’in The Faerie Queene adlı eseri, Gertrude Stein’ın The Making of Americans adlı çalışması ve son olarak Joseph McElroy’un Women and Men kitabı.
EN UZUN CÜMLE
“Kitaplardaki ilginç ayrıntılar” başlıklı haber ise başlı başına eğlenceli doğrusu. İçlerinden inanılmaz bulduğum ikisini sizinle paylaşmak isterim. İlki Victor Hugo’nun Sefiller’i ile ilgili. Haber de şöyle yazıyor:
“Romantik akımın kurucusu Victor Hugo’nun en etkileyici romanlarından Sefiller (Les Miserables) eserini okursanız çok uzun bir cümle ile karşılaşacaksınız.
Bu cümlenin içinde tam 823 kelime var! Cümle kitabın 3. bölümünde yer alıyor ve tam tamına 3 sayfa sürüyor. İlgili cümlenin, Fransız Edebiyatı’nın en uzun cümlesi olduğu kabul ediliyor.”
İkincisi biraz daha gerçek dışı gibi.. Şöyle: “Ernest Vincent’ın 1939 yılında yazdığı Gadsby isimli roman tam 50 bin 110 kelime içeriyor.
Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ancak romanın ilginç yanı 50 bin 110 kelimenin hiçbirinde ‘e’ harfinin bulunmaması! Buna inanabiliyor musunuz?”
“Hayır, inanmıyoruz” desek, oturup saymak lazım. Bir romanda kaç kelime olduğunu merak etmek doğal olabilir de bu kelimelerde hangi harfin kullanılıp hangisinin kullanılmadığına bakmak kimin aklına geldi acaba?