Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yenidoğan bebeklerde 2-3 haftalıkken başlayan, genellikle 3. ayın sonunda biten, bazılarında ise 6 aya kadar sürebilen sebepsiz ağlamalara "kolik deniliyor". Tamamen sağlıklı olan ve görünürde hiçbir sıkıntısı olmayan 10 bebekten birinde görülebilen kolik özellikle ilk defa anne baba olanları endişelendiren bir sağlık sorunu.

        VIA HOSPITAL Group Estevia Boğaziçi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Betül Cengiz ile kolik konusunu konuştuk:

        ■ Her ağlama kolik midir?

        Her ağlama kolik değildir. En sık sindirim sistemi hastalıkları, üriner enfeksiyonlar, kulak iltihapları, inek sütü alerjileri kolik gibi belirtiler verebilir. Bu nedenle kesin tanı için bebeği doktora götürmek gerekir. Tam bir muayeneden, gerekirse tetkiklerden sonra doktor kolik tanısı koyar. Aileye bebeğin sağlıklı olduğunu söyleyip gerekli önerilerde bulunur. Eğer ateş ve kusma varsa acilen bir uzmana başvurulmalıdır. Bu belirtiler koliğe bağlı olmayabilir.

        ■ Tetikleyici sebepleri hakkında bir bilgi var mı?

        Koliğin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Sindirim sisteminin tam olgunlaşmaması, bebeğin dış dünyaya adapte olamaması, anne sütünden geçen bazı alerjenlere reaksiyon, annenin fazla kaygılı oluşu gibi sebepler tetikleyici olarak ileri sürülmektedir. Kompleks bir tablodur. Anne babaları son derece endişelendiren rahatsızlığın gelişmesinde bebeğin, ana babanın ya da çevrenin etkisi olabilir. Annelerin yanlış beslenmeleri koliği tetikleyebilir. Örneğin fazla katkı maddeli ve gaz yapacak gıdalarla beslenmesi, sigara ve alkol kullanması, annenin kaygılı oluşu bebeğin koliğini tetikleyebileceği düşünülmektedir. Yine bebeğin doymuş olduğu halde her ağladığında açtır diye emzirilmesi, gazının çıkarılmaması da tetikleyebilir. Çevre ısısındaki değişikler de diğer bir neden olarak söylenebilir. Çoğunlukla ağlama, bacaklarını karnına çekme, kızarma krizleri akşamüstü meydana gelir. Bunun da sebebi bilinmemektedir. Süresi bir saat ile birkaç saat arasında değişir.

        ■ Tedavisi var mıdır? Kolik ağlamalarını en aza indirmenin yolları var mıdır?

        Koliğin maalesef kesin tedavisi yoktur. Kolik bebeklere uzun dönemde hiçbir zarar vermez ama anne ve babalar için aşılması zor bir durumdur. Etkilerini azaltmak için doktorun önereceği birtakım ilaçlar ve bitkisel çaylar verilebilir. Ayrıca bebeğiniz anne sütü almıyorsa koliği azaltan formülalarla beslenebilir. Anne sütü alıyorsa buna gerek yoktur. Ağlamalar eğer tahammül edilemez hale gelirse doktor anne ve bebeğe yatıştırıcı bir ilaç önerebilir. Ağlama, bacaklarını karnına çekme ve kızarma krizleri genellikle akşamüstleri meydana gelir. Bunun da sebebi tam olarak bilinmemektedir. Süresi bir saat ile birkaç saat arasında değişir. Öncelikle şu kabul edilmelidir ki, her on bebekten birinde görülen bu tablo bir süreçtir ve kesin bir tedavisi yoktur. Kucağa almak, ortam değiştirmek, ninni söylemek, gevşek kundaklama, elektrikli aletlerin çıkardığı sesler (çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi gibi), karına sıcak havlu koymak, masaj yapmak, bebeği arabayla gezdirmek, anne karnındayken işittiği seslere benzer müzikler dinletmek gibi uygulamalar bebekleri rahatlatabilir. Her bebek farklı uygulamalardan yarar görür. Bazen bir gün yapılan uygulama diğer krizde etkisiz kalabilir. Ebeveynler bu durumdan kesinlikle korkmamalı sabırla nöbetlerin geçmesini beklemelidir.

        ■ Kolik bebeği olan annelere ne önerirsiniz?

        Öncelikle anne babanın endişelerini gidermek oldukça önemlidir. Çünkü kaygılı annenin bebeğinde koliğe daha sık rastlanır. Anneler rahatlama yöntemlerini öğrenmelidir. Kriz saatlerinde bebeklere yaptırılan banyolar çok rahatlatıcıdır. Masaj uygulamaları da etkilidir. Anne çok endişeleniyorsa o saatlerde bebekle daha deneyimli başka birinin ilgilenmesini, annenin dışarı çıkmasını öneririm. Bebeğin uyuduğu saatlerde anne kendini dinlendirmelidir. Anneye ve bebeğe bitkisel çay takviyesi yapılabilir. Doktor gerekli görürse ilaç verilebilir.

        KOLİĞE KARŞI DONANIM ÖNERİLERİ

        UZAY yeni doğduğunda kısa bir süre sebepsiz ağlamaları oldu. Kolik denebilir mi bilmiyorum ama yorgun bir yeni anne olarak belli bir süreyi aşan ağlamalar beni de epey yıpratıyordu. Bunlara karşı iki değişik malzemeden faydalandığımı hatırlıyorum. İkisinin de epey faydasını görmüştüm.

        Bunlardan ilki Buzuki Orhan'ın "Kolik" isimli CD'si: Kendi bebeğinde kolik sıkıntısı yaşayan Buzuki Orhan Osman karın içindeki sesleri taklit eden bir müzik albümü yapmış. "Beyaz gürültü" de denen bu ses karmaşasını evin içinde yüksek volümde çaldığımda Uzay sakinleşiyordu. Bir yandan sesleri dinliyor, bir yandan onu kucağıma alıp dans ediyordum. Size de öneririm.

        İkinci ürün de "Wrap Sling" denilen upuzun ve ince bir kumaş parçasını vücuda sararak elde edilen bir bebek taşıma aleti. Bundan bir kaç sene önce Ceyda Düvenci vasıtasıyla gazetelerde yer bulmuştu belki hatırlarsınız. Huzursuz ve ağlayan bebekleri hem annelerine yapışık olmak hem de hareket halinde olmak suretiyle sakinleştiren bir malzeme de bu. İlk başlarda kullanımı karışık gibi gözükse de bebek açısından çok konforlu hem de anneye hareket serbestliği sağlıyor.

        Uzay'ın kitaplığı

        BİR gün bir ağacın altında dinlenen yavru kirpinin üstüne bir şey düşer. Bir yavru kestane. Bu iki ufaklık dikenleriyle birbirlerine dolanmışlardır. Bu durumdan kurtulmak için ormanda rastladıkları tüm hayvanlardan yardım isterler ama herkesin bir işi vardır. Tavşanın havuçları sulaması, tilkinin yumurtaları sayması, baykuşun dinlenip güç toplaması gerekmektedir. Ne yapacaklarını bilmez halde dolaşırken kirpinin ayağı takılır ve yuvarlanır. İki dikenli kafadar sonunda özgür kalırlar. Feridun Oral'ın yazıp resimlediği kitap okul öncesi çocuklar için çok uygun bir hikâye. Sade anlatımı ve güzel görselleriyle Uzay'ın favori kitaplarından biri... Tavsiyemizdir. YKY

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar