Kısa süren hamilelik: DÜŞÜK
DÜŞÜK, hamileliğin ani bir şekilde sonlanması haline deniyor. Çoğunlukla 20 haftalıktan küçük hamileliklerde görülüyor ve tüm kadınların yüzde 20’si hayatında en az bir kere düşükle sonuçlanan hamilelik geçiriyor. Kadınların birçoğu henüz hamileliklerinin farkına varmamış oldukları için düşük yaptıklarını fark etmiyor ve ağır bir regl kanaması geçirdiklerini düşünüyorlar. Düşük, doğanın, yeterince sağlıklı olmayan bebeklerin 9 ay boyunca taşınmasını ve sonra da belki bir ömür boyu sıkıntı yaşamasını engellemesinin bir yolu. Kadın bedeninin bilgeliği.
Kültürel olarak üzerinde konuşulan bir konu değil. Bu da hatalı bilgilere, tahminlere ve kadınlarda suçluluk hissine yol açıyor. Hamile kadın düşük yaptığını öğrenince “Şöyle yaptım ondan mı oldu, böyle yaptım da ben mi sebep oldum?” gibi kötü bir ruh haline giriyor. Bunun yanı sıra kendine iyi bakmak için neler yapması gerektiğini de bilmiyor.
5 GÜNLÜK HAMİLELİK
Bir hafta önce pazartesi günü hamile olduğumu öğrendim. Eczaneden aldığım bir idrar testiydi bana bu bilgiyi veren. Perşembe günü, alt karın bölgemde regl sancısına benzeyen ağrılar başladı. Yola çıkmaya hazırlandığım cuma günüyse yoğun bir kanamam oldu. Hamileliğim 5 gün sürmüştü. Hemen bir doktora gidip ultrason çektirdim. Doktor, gebelik kesesinin henüz düşmediğini söyledi, kürete etmeyi önerdi. İstemedim. Bedenim işini bilir. Yola çıkamadım, birkaç gün dinlenmem gerekiyordu ama bu arada düşük konusuyla ilgili epey bilgilendim. Öncelikle Dr. Gülnihal Bülbül’ü arayıp sordum. Onun görüşü 8 haftadan az süreli gebeliklerde herhangi bir müdahaleye gerek olmadan, vücudun keseyi kendi kendine atacağı yönündeydi. İçim rahatladı. 1 hafta sonra tekrar ultrason olmam gerektiğini söyledi.
DÜŞÜK RİSKİNİZ VARSA
Bu arada elimde kadın sağlığına yaklaşımına hayran olduğum doktor, ebe, herbalist Aviva Jill Romm’un ‘Natural Pregnancy’ (Doğal Hamilelik) kitabı vardı. Aviva’nın önerileri: Düşük riski taşıyan kadınların soğuk şeyler içmemesi, buzdolabından çıkan şeyleri oda ısısına gelmeden yememesi (geleneksel Çin tıbbından referansla), bunun yerine daha ılık ve yumuşak besinler tüketilmesi (çorba gibi), E ve C vitaminleri takviyesi, beslenmede protein alımına, vitamin, mineral ve sıvı tüketimine önem verilmesi...
Düşük neden olur?
Belirtileri ve diğer bilgiler
BU konu hakkında detaylı bilgi almak için Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük’e sorular yönelttim.
- Düşük neden olur?
Düşük nedenlerini şu başlıklarda toplayabiliriz:
Kromozomal anormallikler: Düşüklerin yaklaşık yüzde 60’ı kromozom problemlerinden oluşur. Kromozomlar genlerimizi taşıyan küçük yapılardır. 23 çift kromozomumuz vardır. Çiftleri oluşturan kromozomlardan bir tanesi anneden diğeri ise babadan döllenme sırasında gelir. Anne baba sağlıklı ve normal genlere sahip olsa dahi döllenme sırasında veya sonrasında genetik problemler rastlantısal olarak oluşabilmektedir. Anne yaşı arttıkça özellikle Down sendromu olmak üzere kromozomal sorun olasılığı da artmaktadır.
Rahim şekil bozuklukları ve rahim boynu gevşekliği: Doğuştan olan ve sonradan miyomlar nedeniyle gelişen rahim şekil bozukluklarında bebek ya yerleşecek doğru yeri bulamadığından ya da yeterince besleyecek damarları yakalayamadığından gebelik oluşur ama düşükle sonuçlanır. Rahim boynu yetmezliklerindeyse bebek ağırlığı ve beraberindeki sıvı arttıkça gevşek rahim boynu açılır ve genellikle geç (10-12 gebelik haftasından sonra) düşük olur.
Bağışıklıkla ilgili düşükler: Sperm ve döllenmeyle oluşan bebek aslında annenin vücuduna yabancı cisimlerdir. Normal şartlarda bağışıklık sistemi aktive olur ve vücut yabancı dokuları hemen reddeder. Ancak gebelikte annenin bağışıklık sistemi bebeği atmayacak şekilde değişir ve gebelik devam eder. Ancak, anti fosfolipid sendromu gibi bazı durumlarda, bu değişim olmaz ve bebeği vücuttan atmak üzere reaksiyon başlar. Bebeğin yerleştiği yerden kan alarak beslenmesini bozabilecek kan pıhtılaşma bozuklukları gibi durumlarda genellikle erken düşükler görülür.
Hormonal hastalıklar: Tiroidin hem az hem de çok çalışması, kontrolsuz diyabet, polikistik over sendromu gibi hormonal hastalıklar rahim içi ortamı, gelişen embriyon için olumsuz hale getirerek düşük nedeni olabilirler.
Enfeksiyonlar: En sık rastlanan iki mikro organizma mycoplasma hominis ve ureaplasma urealyticum’dur. Bunlar rahim iç katmanında enfeksiyon yaratarak düşüğe sebep olabilirler.
Diğer nedenler: Sigara, alkol, uyuşturucu, ciddi beslenme bozuklukları, çevresel zehirli maddeler...
- Düşüğün belirtileri nelerdir?
Düşük tehdidi genellikle ağrı ve vajinal kanamayla kendini belli eder. Yapılacak muayenede rahim ağzında aktif kanama olduğu, rahim ağzının açılmaya başladığı hatta bebeğin zarları görülebilir. Ultrasonografide rahim boynunun kısalmaya, açılmaya başladığı görülebilir. Bebeğin eşi (plasenta) yapışma yerinden ayrılmaya başlayabilir. Bazen de bebek kalp atımları görülmeyebilir, bebek ölmüştür; bu durumda vücut bebeği atmaya çalışıyordur, düşüğü durdurmaya çalışmamak gerekir.
- Düşükler engellenebilir mi?
Düşüğün nedeni bulunabilir ve düzeltilirse düşük engellenebilir.
Kromozomal sorun olduğunda bu çifte tüp bebek yapılarak sağlıklı bebek seçilir. Yumurtalar toplanıp spermle döllendirildikten 3 gün sonra embriyon morula aşamasındadır. Bu aşamadayken embriyonu çevreleyen zar lazerle delinerek bir hücre çıkarılır ve genetik analize gönderilir. İki gün içinde genetik laboratuvarı hangi embriyonların sağlam olduğunu bildirir ve o embriyonlar transfer edilir. Rahim şekil bozukluğu varsa genellikle histeroskopi denen bir ameliyatla normal hale getirilir.
Rahim boynunda gevşeklik saptanırsa serklaj dikişi denen özel bir dikiş konarak rahim boynu kese ağzı gibi büzülür. Dikiş, doğuma kadar orada kalır. Bağışıklıkla ve kan pıhtılaşmasıyla ilgili düşüklerde çok net başarılı olmasa da kanın akışkanlığını artıran ilaçlar ve bazen kortizon verilir. Hormonal sorunlarda hedefe yönelik olarak tiroit, diyabet ya da diğer tedaviler yapılarak düşükler engellenir. Enfeksiyon sorunları uygun antibiyotik tedavisiyle çözülürler.
Belki de en zor tedavi yaşam tarzı değişiklikleri dediğimiz konularda olmaktadır. Özellikle sigaranın bırakılması büyük bir sorun olabilmektedir. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı için ilgili dallardan yardım alınmalıdır. Çevresel zehirli faktörler için iş değişikliği gerekebilir. Hem sıfır beden tutkusu hem de aşırı obezite gebelik için uygun olmayan durumlardır, tedbir alınmalıdır. Diyetisyen yardımı gereklidir.
Düşük ile ilgili yanlış bilinenler:
- Düşük yaptıktan sonra bir sonraki hamilelik için beklemek gerekir: Özel bir durum olmadıkça ara vermeye gerek yoktur. Ancak birden fazla düşük olmuş ve teşhis konmak için çalışmalara başlanmışsa bu süre içinde hamile kalınmamalıdır.
- Maydanoz düşük sebebidir: Maydanozun içindeki bazı maddelerin âdeti başlatabileceği, düşüğe sebep olabileceği iddia edilmiş olsa da bunu kanıtlayan bilimsel bir çalışma yoktur.
- Vajinal muayene ve ultrason düşük sebebidir: Gerekliyse hem vajinal muayene hem de ultrasonografi yapılabilir. Bu işlemleri izleyen düşükler tesadüftür.
- Çalışmak düşük sebebidir, istirahat düşük yapmayı engeller: Çok ağır yük taşınmayan ve normal sürelerde çalışılan bir iş, düşük sebebi değildir, çalışmaya devam edilebilir. Ancak düşük tehdidi başladığında istirahat etmek hem rahime giden kan akımını artırmak hem de hastanın iyi hissetmesini sağlamak amacıyla önerilir.
- Çay, kahve düşük sebebidir: Günde 5 bardaktan daha fazla kahve erken düşük sebebi olabilir. Daha az miktarlarda özellikle de kafeinsiz olanlar zararlı değildir.
- Cep telefonları, manyetik kapılar düşük riskine neden olmaz.