TÜSİAD'da bayrak değişimi
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren oldu. Dünyanın bugün tarihi bir dönemeçte olduğunu vurgulan Diren'in ilk mesajı "TÜSİAD, dengeleri değişen bir dünyada ülkemizi hak ettiği konuma taşıyacak kalkınma rotası için ekonomik gelişme ve rekabet gücünü demokrasi ve hukukun üstünlüğüyle harmanlayan çalışmasıyla bir pusuladır" oldu. Diren, ekonomiyi herkes için fırsat eşitliği, insan kaynağı yetkinliklerinin gelişimi, gelir dağılımı adaleti odaklı sosyal kalkınma ve kurumsal gelişme gündemi ile birlikte ele alacağız TÜSİAD Genel Kurulu'nda eski Başkan Orhan Turan görevini Nazım Hikmet'in 'Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine' dizeleriyle devretti. Turan: TÜSİAD geçtiğimiz dönemde iz bıraktı. Bu izi hep beraber bıraktık. Bu memleket hepimizin. Hep birlikte Türkiye için düşünmeye devam edeceğiz" dedi. Turan'a görev yaptığı dönem için teşekkür plaketini Rahmi Koç verdi.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren oldu. TÜSİAD'ın 55. Olağan Genel Kurul Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan oylamada, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dimes Üst Yöneticisi (CEO) Diren, derneğin yeni Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Diren, başkan seçilmesine ilişkin açıklamanın ardından genel kurulda yaptığı konuşmada, dünyanın bugün dönemsel dalgalanmaların ötesinde, tarihi bir dönemeçte olduğunu vurgulayarak "Küresel ekonomi, öngörülemez kuralsızlıklar, çatışmalar ve değişimler sarmalıyla yeniden şekillenirken, ülkemizin rekabet gücünü daha fazla ve daha yüksek katma değerli üretim ve ihracatla artırmamız, cazip bir yatırım ortamını sosyal ve yapısal reformlarla desteklememiz gerekiyor. Böylece ülkemizi, dünyada olumlu ayrışan, öne çıkan bir konuma getirebiliriz" dedi.
KALKINMA ÖNCELİKLENDİRİLMELİ
Bunun için de daha sağlam ve daha rekabetçi bir ekonomi denklemi kurmaya ve bu denklemde büyümenin ötesinde kalkınmayı önceliklendirmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Diren, kalkınmanın ülkenin ve tüm kesimleriyle toplumun, büyümenin kapsayıcı ve gelirin adaletli şekilde paylaşımıyla, her alanda daha yüksek standartlara erişimi olduğunu dile getirerek şunları söyledi: Bu doğrultuda, Yönetim Kurulumuzun ana odağını, kalkınma konusunun çok katmanlı ve bütüncül bir perspektifle ele alınması oluşturacak. Perspektifimizin birinci ayağı, rekabetçi olduğu kadar insan odaklı ve kapsayıcı ekonomi. Ekonomi konusunu, para ve maliye politikalarının yapısal reformlarla desteklenmesinin yanı sıra, herkes için fırsat eşitliği, insan kaynağı yetkinliklerinin gelişimi, gelir dağılımı adaleti odaklı sosyal kalkınma ve kurumsal gelişme gündemi ile birlikte ele alacağız. Temel ayakların ikincisi, gerçekçi ve rekabetçi dönüşüm. Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm konularını, yalnızca trendler olarak değil; küresel rekabetin verimlilik, maliyet odaklı durdurulamaz gerçekleri olarak görmemiz gerekiyor. Ancak bu dönüşümün sosyal etkilerini ve iş gücümüzün mesleki yetkinlik ihtiyaçlarını da sürecin merkezinde tutacağız. Üçüncü temel ayağımız; güven veren yatırım iklimi. Kalkınmanın finansmanı için, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirlikle tahkim edilmiş, cazip bir yatırım ortamının tesisi, önceliğimiz olmaya devam edecek."
TÜSİAD BİR PUSULADIR
TÜSİAD'ın 55 yıllık köklü geçmişinde sadece üreten, değer ve istihdam yaratan bir ekonomik gücü temsil etmekle kalmadığını dile getiren Diren, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda ortak aklın güçlü bir referans noktası olduklarını söyledi.
Diren, "TÜSİAD, dengeleri değişen bir dünyada ülkemizi hak ettiği konuma taşıyacak kalkınma rotası için ekonomik gelişme ve rekabet gücünü demokrasi ve hukukun üstünlüğüyle harmanlayan çalışmasıyla bir pusuladır" diye konuştu.
Turan’a görev yaptığı dönem için teşekkür plaketini Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç verdi.
BU MEMLEKET BİZİM
Orhan Turan ise görevi devrederken 124'üncü doğum günü olan Nazım Hikmet'in "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine..." dizeleriyle veda etti. Turan "Bu dizeler yalnızca bir umut çağrısı değildir. Bir sorumluluk tarifidir. Bu memleket hepimizin, bu memleket bizim. Ve bu memleket; düşünenlerin, üretenlerin, sorumluluk alanların omuzlarında yükselecek. Ben bugün bir görevi bırakıyorum. Ama bu daveti, bu sorumluluğu, bu inancı bırakmıyorum. Hep birlikte Türkiye için düşünmeye devam edeceğiz. Çünkü bu memleket bizim.
Turan, 2022'de görevi devralırken, bu makamın kişisel bir paye değil; ülkeye karşı sorumluluk içeren bir görev olduğunu çok iyi bildiğini ifade ederek TÜSİAD'da temsil, ayrıcalık değil; ülkeye katkı için üstlenilen bir vazifedir. Bu sorumluluğu taşırken kim olduğumu ve nereden geldiğimi hiç unutmadım. Ben bir Cumhuriyet çocuğuyum. Mütevazı bir ailenin imkanlarıyla büyüdüm. Ama, benim gibi milyonlarca çocuğun olduğu gibi benim de Cumhuriyetim vardı. Cumhuriyet'in de fırsat eşitliği vizyonu vardı. "Çalışırsan, öğrenirsen, üretirsen yolunu açabilirsin" diyen bir anlayış vardı. Hayatımı bu anlayışın sunduğu imkânlarla kurdum" dedi.
BU DÖNEM TÜRKİYE İÇİN FIRSAT OLABİLİR
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras da yaptığı konuşmada “Ekonomik güç gelişmiş batıdan doğuya, özellikle Çin'e, kayarken ABD'nin askeri gücünün tartışılmaz üstünlüğü geçmişte hiç görülmemiş bir güç ayrışmasıyla belirsizliğe katkı yapıyor. Tarihte birçok örneği olduğu gibi; belirsizlik ortamında doğru pozisyon alan ülkeler büyük fırsatlar yakalarken yanlış konumlanan ülkeler de büyük darbeler alıyor. Bu belirsizlik içeren dönem Türkiye için bir fırsat oluşturabilir” dedi.
Aras, ülke olarak doğru pozisyon alarak ve ülke içindeki bölgesel avantajları kullanarak verimliliğe dayalı uygulanacak kalkınma modeli ile hedeflere ulaşılabileceğini kaydederek “Yeni dünya düzeninde büyümenin kalbi verimlilik olmak zorundadır. Verimlilik artmazsa büyüme kırılgan kalır. Enflasyonla mücadele zorlaşır ve uzar, ücretler reel olarak yükselmez, refah artışı gerçekleşmez. Zamanla gerçekleşen enflasyon ile algılanan enflasyon arasında fark oluşur. Verimliliğe dayalı ekonomik büyümeye geçebilirsek ülke olarak kalkınmayı sağlayabiliriz. Kalkınma, büyümenin topluma adil ve sürdürülebilir şekilde yayılmasıdır. Kalkınma sağlayacak büyüme ancak verimlilikle elde edilebilir. Bu yüzden 2026'nın ana gündemi verimlilik seferberliği olmalıdır” diye konuştu.